4. Hukuk Dairesi 2022/2074 E. , 2024/6779 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1838 E., 2021/1939 K. DAVA TARİHİ : 09.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1211 E., 2020/449 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ta…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2074 E. , 2024/6779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1838 E., 2021/1939 K. DAVA TARİHİ : 09.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1211 E., 2020/449 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü Hatip Çelik’in sevk ve idaresindeki davalı nezdinde ZMMS poliçesi bulunan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın kaza tarihindeki sigorta limiti kapsamında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limiti dahilinde ve sigortalı sürücünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya kapsamında kusur yönünden ATK'dan alınan ve hükme esas almaya elverişli 19.03.2020 tarihli raporda; sürücü Hatip Çelik'in, sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline geldiğinde yolun sol tarafında oluşan bozuk zemine, sol ön teker kısımları ile girmesi akabinde direksiyon hakimiyetini kaybettiği anlaşıldığından meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı,meskun dışı, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı mahalde yolun sol tarafında oluşan bozuk zeminin dosya konusu olayın meydana gelişinde etken olduğu,bu itibarla sürücü Hatip Çelik'in kusursuz olduğu,yolun sol tarafında oluşan bozuk zeminin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında etken olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... şirketinin dava konusu kaza neticesinde oluşan zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceği, dosyada mevcut bilgi, belge, beyanlar, ceza dosyası, bilirkişi raporları irdelendiğinde dava konusu kazanın meydana gelmesinde, yolda bulunan bozuk zeminin (çukurun) %100 oranında etken olduğu, sigortalı aracın dava dışı sürücüsü Hatip Çelik'in herhangi bir kusurunun bulunmadığı,bu itibarla davacının maddi zararından davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan kusur raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, raporlara karşı sundukları itirazların değerlendirilmediğini, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 19.03.2020 tarihli raporuna itiraz ettiklerini, dava dosyasının İstanbul Teknik Üniversitesi'ne gönderilerek yeni bir kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, mahkemece bu taleplerinin kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın meydana geldiği yolun bölünmüş yol olduğu, yolun asfalt kaplama olduğunun açıkça belli olduğunu, söz konusu tutanakta yolda çukur olduğuna dair belirleme bulunmadığını, davaya konu aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, sürücünün hızının fazla olduğunu, kazanın Diyarbakır-Mardin yolu üzerinde, 2015 yılı Mayıs ayında saat 19:00’da meydana geldiğini, söz konusu saatte görüş mesafesini etkileyecek düzeyde bir hava kararmasının söz konusu olmadığını, kaza tespit tutanağında sürücünün, 2918 sayılı Kanunun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, dosyadaki kusur raporlarında bu hususun değerlendirilmediğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...12.05.2015 kaza tarihinde davalının ZMM sigortacısı olduğu 16 U 2102 plakalı otomobilin sürücüsünün Diyarbakır istikametinden Mardin yönüne seyir halinde iken yaptığı tek taraflı kazada yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, önceki kusur bilirkişisi raporlarını da değerlendiren 19.03.2020 tarihli ATK kusur bilirkişisi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 19.03.2020 tarihli raporuna göre sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, yoldaki bozuk zeminin kazaya % 100 oranında etken olduğu, buna göre kusur oranının isabetli şekilde tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.