Başvuru, alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine başlatılan icra takibi sırasında borçluya ait taşınmazın satışından elde edilen bedelin yaklaşık dokuz yıl süren sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde nemalandırılmamış olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine başlatılan icra takibi sırasında borçluya ait taşınmazın satışından elde edilen bedelin yaklaşık dokuz yıl süren sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde nemalandırılmamış olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Şirket, 403,97 TL tutarlı çekin tahsili amacıyla Fethiye İcra Müdürlüğünde (İcra Dairesi) E.2007/2532 sayısına kayden Y. Limitet Şirketi ve Y.Y. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatmıştır. İcra Dairesi borçlunun bir adet taşınmazını haczederek 30/9/2010 tarihinde satmıştır. İcra Dairesince düzenlenen sıra cetveline göre sırada yer alan başvurucuya 034,06 TL ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Söz konusu tutar sıra cetvelinin kesinleşmesinden sonra ödenmek üzere bankada vadesiz bir hesapta bekletilmiştir. Bu arada T.B. 18/7/2012 tarihinde Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinde (İcra Hukuk Mahkemesi) sıra cetveline karşı şikâyet yoluna müracaat etmiştir. İcra Hukuk Mahkemesi husumet yokluğundan 11/9/2013 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin (Yargıtay) 28/1/2016 tarihli kararıyla İcra Hukuk Mahkemesinin kararı gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzeltilerek onanmıştır. Karar düzeltme istemi de Yargıtayın 10/4/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Banka hesabında tutulan 034,06 TL sıra cetvelinin kesinleşmesi üzerine 15/5/2019 tarihinde başvurucuya hesaben ödenmiştir. İlgili hukuk için bkz. Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577, 16/2/2017, §§ 19-