İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/01/2026 YAZIM TARİHİ : 14/01/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih, 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ Ö…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2678 KARAR NO : 2026/35 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2022 NUMARASI : 2020/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...- [ DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/01/2026 YAZIM TARİHİ : 14/01/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih, 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında bir kısım ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket önceden avans mahiyetinde davalıya bir kısım çekler verdiğini, davalının, müvekkilinin kendisine bu miktarda borcu olmamasına rağmen elindeki çekleri Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... ve 2018/... Esas sayalı dosyaları ile takibe koyduğunu, müvekkilinin dava konusu çeklerle ilgili davalıya hiç bir borcu bulunmadığını, bahse konu çeklerin avans olarak verildiğini, ancak mal teslimi alınmadığını, davalının kötü niyetli olarak bu çeki takibe koyduğunu, bu nedenle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında uzun yılları kapsayan ticari ilişki olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin davacından her zaman alacağı bulunduğunu, bu alacakların ödenmesi amacıyla davacı borçlu tarafından müvekkile dava konusu çekin keşide edilerek verildiğini, ödeme günü geldiğinden çekin karşılığının bulunmadığını, müvekkilinin alacağı tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmasına rağmen alacağını tahsil edemediğini, davanın reddine karar verilmesini ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Huzurdaki davada ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacının davasını yazılı dillerle ispat etmekle mükellef olduğunu, incelenen defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabit olmakla birlikte çeklerin avans çeki olduğuna ilişkin ticari defterlerde kayıt bulunmayıp davacı taraf iddiasını 6100 sayılı HMK uyarınca diğer bir kesin delil olan ticari defterler ile de ispatlayamadığını, alınan bilirkişi raporlarının birbirlerini destekler nitelikte olduğunu, davacı tarafın her ne kadar çeklerin avans olarak verildiğini ve borçlu olmadığını iddia etse de davasını ispatlayamadığını, bu nedenle ispatlanamayan davanın ve koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin borçlu olduğu yönünde tespitler yapılmış olsada sadece dava konusu çekin takibe konulduğu icra dosyasını dikkate alarak hüküm kurması gerektiğini, bahse konu iki icra takibinde tahsilde tekerrür kaydı da bulunduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, müvekkili şirketin davalı şirkete borcu ile davalı şirketin takibe koyduğu iki adet çek miktarı karşılaştırıldığında her iki takipteki çek miktarları tahsil edildiğinde ortaya mükerrer tahsilat çıkacağını ve davalının hakkı olmayan bir parayı almış olacağını, bu nedenle Mersin 1. İcra Müdürülüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin, dava dilekçesini, beyanları ve taleplerini destekler nitelikte olduğunu, buna rağmen yerel mahkeme tarafından hata yapılarak davanın reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında bir kısım ticari ilişki olduıgunu, önceden avans mahiyetinde davalıya bir kısım çekler verildiğini, davalı, müvekkilinin kendisine bu miktarda borcu olmamasına rağmen elindeki çekleri takibe konu ettiğini, müvekkili şirketin Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına konu edilen çekle ilgili olarak davalıya hiçbir porcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davayı kabul etmediğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olmadığının ispat yükümlülüğü davacı-borçlu tarafa aittir. Davacı taraf senedin teminat senedi olduğunu ve gerçek bir borcu yansıtmadığını HMK'nın 200 ve 201. maddeleri gereği yazılı delil ile ispatlamalıdır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarih ve 2018/... karar sayılı kararları da bu yöndedir.) Davacı, çekin avans olarak verildiğini iddia etse de kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksini çekin avans ya da teminat olarak keşide edildiğine yönelik iddianın somut olayda davacı tarafça ispatı gerekir. Davacı dava konusu çekin avans olarak verildiği iddiasına yönelik yazılı delil bildirilemediği gibi incelenen defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabit olmakla birlikte çeklerin avans çeki olduğuna ilişkin ticari defterlerde kayıt bulunmayıp davacı taraf iddiasını 6100 sayılı HMK uyarınca diğer bir kesin delil olan ticari defterler ile de ispatlayamadığı, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye ...,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/01/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır