10. Hukuk Dairesi 2023/8703 E. , 2023/8672 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TARİHİ : 18.04.2017 KARAR : Ret Taraflar arasındaki maluliyetin tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, …
**10. Hukuk Dairesi 2023/8703 E. , 2023/8672 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TARİHİ : 18.04.2017 KARAR : Ret Taraflar arasındaki maluliyetin tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; hastalığından dolayı davalı Kuruma malulen emeklilik için başvurduğunu, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinin 18.06.2012 tarihli raporu baz alınarak 01.04.2013 tarihinden itibaren malulen emekliliğine karar verildiğini, periyodik kontrollerinin yapılarak yeni raporları Kuruma ulaştırdığını, hastalığının son evrede olduğunu, tüm bu raporlara rağmen SGK'nın 19.04.2016 tarihli yazısı ile Bölge Sağlık Kurulunun maluliyetinin kaldırıldığını ve fazladan ödenen 4.733,18 TL'nin iadesinin istendiğini, karara itiraz ettiğini, ancak Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinin 02.06.2016 tarihli yazısı ile Yüksek Sağlık Kurulunun verdiği karar ile çalışma gücünün % 60'ını kaybetmediği belirtilerek talebinin reddedildiğini, kendisinde hiç bir iyileşme olmamasına rağmen bu kararın kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğunu beyanla maluliyet oranının yeniden tespitini, malulen emekliliğinin kaldırılması kararının iptali ile emeklilik aylığının yeniden bağlanmasını, ödenmemiş aylıkların gecikme zammı ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili kurum tarafından davacının aylığının kesilmesi işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, üç yıl boyunca maluliyet aylığı alan davacının 01.12.2015 tarihinde sağlık kuruluna gitmesi üzerine 26.04.2016 tarihinde maluliyetin kaldırılmasına karar verilerek aylık ödemelerin kesildiğini ve haksız ödemelerin iadesinin talep edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi gereğince davacı tarafından Yüksek Sağlık Kuruluna yapılan itirazda çalışma gücünü % 60 oranında kaybetmediğinin belirlenmesi üzerine kurumca red kararı verildiğini beyanla müvekkili kurumun yaptığı işlemin hukuka uygun davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2017/821 Esas, 2019/132 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2019/2271 Esas, 2021/1101 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 24.01.2022 tarihli 2021/11784 - 2022/910 sayılı kararında; "...Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin varlığına dair tespit yapıldığı takdirde, daha sonraki bir tarih belirtilmediği sürece, maluliyet başlangıcının yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyet oranının tespitine dair alınan üç raporun birbiri ile uyumlu olduğu, raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, raporlar dikkate alındığında davacının çalışma gücünün en az %60'ının kaybedilmediği, dolayısıyla Kurum işleminde mevzuata aykırı bir halin mevcut olmadığı anlaşılmakla; davacının davasının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizi; bozma ilamı gereğince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince düzenlenen raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, raporda davacının kanser hastalığı ve diğer rahatsızlıkları ayrı ayrı puanlanıp topluca değerlendirilmediğini, sadece kalp rahatsızlığı sebebiyle malul sayılamayacağının belirlendiğini, davacının maluliyetinin ortaya çıktığı tarih dikkate alınarak 11.10.2008 tarihli Yönetmeliğe göre inceleme yapılması gerektiğini, raporda davacının hangi meslek grubunda sayıldığının belirtilmediğini, sonuca eksik inceleme gidildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.