1. Hukuk Dairesi 2011/6611 E. , 2011/7678 K. "" MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar miras bırakanların Yaşar'ın, 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak evlilik dışı birlikte yaşadığı davalıya temlik ettiğini ileri sürerek tapunun iptali ile mirasçılar adına tescilini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin olarak ve…
**1. Hukuk Dairesi 2011/6611 E. , 2011/7678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar miras bırakanların Yaşar'ın, 1 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak evlilik dışı birlikte yaşadığı davalıya temlik ettiğini ileri sürerek tapunun iptali ile mirasçılar adına tescilini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece " dosya içeriğinden, toplanan delillerden tereke temsilcisinin davaya onay vermediği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği görülmekteyse, tereke temsilcisinin terekeyi zararlandırmak kastı ile hareket ettiğinin belirlenmesi halinde değiştirilmesi mümkün olup, davacılara tereke temsilcisini değiştirmeleri ve yeni temsilci atanması için ilgili mahkemeye başvurmalarına olanak tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak terekeye temsilci atanmasından sonra davacılar iddisının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir. Öncesinde aktif husumet yokluğunda davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece davacılara tereke temsilcisini değiştirmeleri yeni temsilci atanmasına olanak tanınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.