Başvuru resmî evrakta sahtecilik suçundan açılan kamu davasının makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru "resmî evrakta sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/10/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. BirinciBölüm tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin(2) numaralı fıkrası uyarınca başvurununiçtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenilmeden incelenmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun "resmî evrakta sahtecilik" suçundan hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 8/12/1992 tarihinde ifadesi alınmıştır. Başvurucu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30/12/1992 tarihli iddianamesi ile "resmî evrakta sahtecilik" suçundan kamu davası açılmıştır. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 28/10/1993 tarihli ve E.1993/6, K.1993/284 sayılı kararıyla başvurucunun mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 21/9/1994 tarihli ve E.1994/6800, K1994/8143 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Bozmaya uyularak yürütülen yargılamada İlk Derece Mahkemesi 31/5/1999 tarihli ve E.1994/399, K.1999/134 sayılı kararıylabaşvurucunun yeniden mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi26/9/2001 tarihli ve E.2001/9356,K.11303 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra başvurucu, yeni delillerin varlığı gerekçesiyle 7/12/2004 tarihli dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi talebi yerinde görerek 18/4/2005 tarihli kararıyla yargılamanın yenilenmesine ve infazın durdurulmasına karar vermiştir. Yeniden yargılama sonucunda İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 6/6/2005 tarihli ek kararıyla başvurucunun beraatine karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi18/9/2007 tarihli ve E.2006/4204,K.2007/5530 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozmaya uyularak yürütülen yargılamada İlk Derece Mahkemesi 3/11/2008 tarihli ve E.2007/322, K.2008/353 sayılı kararıyla başvurucunun mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi26/12/2011 tarihli ve E.2011/11321K.2011/24084 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozmaya uyularak yürütülen yargılamada İlk Derece Mahkemesi23/11/2015 tarihli ve E.2012/86, K.2015/295 sayılı kararıyla başvurucunun mahkûmiyetine karar vermiştir. Karar temyiz edilmiş olup temyiz incelemesi devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi.