Başvuru, rektör olarak görev yapan başvurucunun üniversite yerleşkesinde çıkan olaylarda gereği gibi bir disiplin soruşturması yürütmemesi nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, rektör olarak görev yapan başvurucunun üniversite yerleşkesinde çıkan olaylarda gereği gibi bir disiplin soruşturması yürütmemesi nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu Ahmet Acar başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) rektörü olarak görev yapmaktadır. Başvurucu 27/12/2020 tarihinde vefat etmiş, başvurucunun mirasçıları avukatları aracılığıyla 14/1/2021 tarihinde verdikleri dilekçeyle başvuruya devam etmek istediklerini beyan etmiştir. Bu nedenle başvurucu sıfatı, Ahmet Acar'ın ölümünden sonra başvuruyu devam ettiren kişilere aittir ancak karar yazımına ilişkin kolaylık adına işbu kararda geçen başvurucu ifadesi yalnızca Ahmet Acar için kullanılmıştır. Başvuru konusu olay, iki farklı tarihte ODTÜ Kampüsü'nde meydana gelen öğrenci olayları etrafında şekillenmiştir. Anılan olayların ilki, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından sabah namazı etkinliği kapsamında gönderilen servis aracına binmek isteyen öğrencilere başka bir öğrenci grubunun müdahalesi, ikincisi ise kütüphane mescidi etrafında ODTÜ Gençlik Muhalefeti Grubu ve ODTÜ Mescit Grubu arasında çıkan arbede nedeniyle yaşanmıştır. İdare, bahse konu olaylar nedeniyle soruşturma başlatarak bazı öğrenciler hakkında disiplin cezaları tesis etmiştir. Başvurucunun söz konusu olayların önlenmesinde ve yürütülen soruşturmada gerekli özeni göstermediği gerekçesiyle hakkında şikâyette bulunulması üzerinde disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma neticesinde başvurucunun rektör olarak anılan olaylara ilişkin disiplin soruşturmasını gereği gibi yapmadığı, olayların kampüsteki güvenlik tedbiri eksikliği, güvenliği sağlama, öğrenci darp ve saldırı olaylarını engelleme konusundaki ciddi yönetim anlayışı farklılığı ile idari zaafiyetten kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Nihayetinde başvurucunun 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (a) alt bendi olan "verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak" hükmü uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali talebiyle idare mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi, başvurucunun olaylara yönelik önleyici tedbirler alma, sükûneti sağlama, olayların tekrarlanmasının önüne geçmeye ilişkin tedbirler alma ve güvenlik güçlerinin olaya müdahalesi için gereken koordinasyonu sağlama konularında kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Anılan karar istinaf kanun yolunda kesinleşmiştir. Başvurucu nihai kararı 9/1/2019 tarihinde öğrendikten sonra 8/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.