10. Hukuk Dairesi 2023/7242 E. , 2024/9275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3052 E., 2023/147 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/344 E., 2019/1196 K. Taraflar arasındaki iş kazası sonucu vefat edilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilme
**10. Hukuk Dairesi 2023/7242 E. , 2024/9275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3052 E., 2023/147 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/344 E., 2019/1196 K. Taraflar arasındaki iş kazası sonucu vefat edilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde sentetik polyester imalathanesinde operatör olarak çalıştığını, çalıştığı yer ve polyesterin hammeddelerin bulunduğu tozlu ortamda çalıştığını, müvekkilinin kimyasalların havada toz olarak karışıp solumasına maruz kalması sebebiyle astım rahatsızlığı ve işitme kaybına uğradığını, müvekkilinin çalıştığı bölümde sistem temizliği için 4 adet çeşmenin bulunduğu, bu çeşmelerin üzerinde uyarıcı levha bulunmadığını, orada çalışan işçilerin suyun tehlikeli olduğunu bilmemelerinden, suyu içme suyu olarak kullandıklarını, müvekkilinin bu konuda uyarılmadığını ve 15 gün boyunca bu sudan içtiğini, bu nedenle 3-5 ay sonra dilinin uyuşmaya başladığını ve oynatamaz hale geldiğini, müvekkilinin konuşma yeteneğinin büyük bir kısmını kaybettiğini, müvekkilinin iş koşullarının düzeltilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını istediğini, işverenin ''beğenmiyorsanız çekip gidersiniz '' tehditleri nedeni ile müvekkilinin bu şartlarda çalışmaya zorlandığını, müvekkilinin 14 yılın sonunda özürlü duruma düşmesi nedeni ile 07.11.2014 tarihinde işten ayrıldığını, işverenin eksik hesaplama ile müvekkiline 38.000,00 TL kıdem tazminatı ödemesi yaptığını, müvekkilinin son maaşının 1.350,00 TL olduğunu, müvekkilinin yakalandığı rahatsızlıklardan dolayı Adana Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi, Adana Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi ve Adana Ortadoğu Hastanesi, Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü, Aşkım Tüfekçi Hastanesinden astım ve işitme kaybı nedeni ile %66 oranında özürlü kati raporu verildiğini, müvekkilinin 800,00 TL engelli maaşı aldığını, bakmakla yükümlü olduğu ve eğitimi devam eden 2 tane çocuğu ve eşi olduğunu, müvekkilinin %66 yeteneğini kaybettiğinden hiçbir iş başvurusunun kabul edilmediğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 maddi, 60.000,00 manevi tazminat olmak üzere 70.000,00 TL tazminata ve müvekkiline eksik ödenen kıdem tazminatı farkı için 1.000,00 TL kıdem tazminatı olmak üzere toplam 71.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili havale tarihsiz dilekçe sunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; YSK 26.07.2018 tarihli raporunda davacının ...... işyerinde 2006-2014 yılları arasında işçi olarak çalıştığı, SB Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Immünoloji Anabilim Dalının 15.05.2017 tarih, 3537744 sayılı, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalının 17.01.2017 tarih, 18 sayılı sağlık kurulu raporlarına istinaden SGKB İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce davacının mesleki astım hastalığı olmadığına karar verilmiştir. İtirazlar üzerine davacının meslek hastalığı yönünden ATK'dan rapor alınmıştır.İtirazlar üzerine davacının meslek hastalığı yönünden ATK'dan rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumundan alınan 26.08.2019 tarihli raporda Yaşar oğlu 1975 doğumlu davacı ...'da meslek hastalığının saptanmadığına oy birliği ile karar verildiği görülmüş olup, dosya kapsamındaki tüm deliller ve alınan raporlar doğrultusunda davacının meslek hastalığından dolayı maluliyetinin olmadığı sabit olup, dosyanın bilirkiye tevdii edilerek hastalığından dolayı maluliyetinin olmadığı sabit olup, dosyanın bilirkiye tevdii edilerek kusur raporu alınmasına yer olmadığı kanaatiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekli diyerek davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının nöroloji, psikiyatri ve dahili rahatsızlıklarına ilişkin rapor alması amacıyla tam teşekküllü bir meslek hastalıkları hastanesine yeniden sevkinin yapılarak karar verilmesini , eksik araştırma ve inceleme ile verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç SB Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Immünoloji Anabilim Dalının 15.05.2017 tarih, 3537744 sayılı, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalının 17.01.2017 tarih, 18 sayılı sağlık kurulu raporlarına istinaden SGKB İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce davacının mesleki astım hastalığı olmadığına karar verildiği, davacının meslek hastalığı yönünden dosyanın ATK'ya gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 26.08.2019 tarihli raporunda Yaşar oğlu 1975 doğumlu davacı ...'da meslek hastalığının saptanmadığına oy birliği ile karar verildiği görülmüş olup, dosya kapsamındaki tüm deliller ve alınan raporlar doğrultusunda davacının meslek hastalığından dolayı maluliyetinin olmadığı sabit hale gelmiştir. Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde davacının psikolojik, nörolojik ve gastroloji bölümlerinden kontrole girmediğini belirtmiş ise de davacının dava dilekçesinden itibaren meslek hastalığına konu olduğunu belirttiği rahatsızlıklarının astım, işitme kaybı, dil sarkması sebebiyle konuşma zorluğu ve psikolojik rahatsızlıklara ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun rapor içeriğine göre, davacının nöroloji ve psikiyatri kliniğince ayrıca muayenesinin yapıldığı husus da dikkate alındığında davacının bu yöne isabet eden ve yine tekrardan tam teşekküllü hastaneye sevki ile rapor hazırlanması gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın davalı işyerinde çıkan yangın sonrası Türkiye Atom Enerji Kurumu yetkilileri tarafından olay mahallinde yapılan incelemeler sırasında bazı radyoaktif maddelerin bulunduğuna ve içme suyu olarak kullanılan suya ilişkin iddiaları yönünden dosya kapsamına yansıyan bir delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemesince kurulan hükmün, somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf nedenlerinin isabetsiz olduğundan davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, dosya kapsamında alınan raporlara. uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.