Başvuru, yetkili makamlardan izin alınmaksızın kamu alanlarına afiş asılması dolayısıyla idari para cezası ile cezalandırılma nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yetkili makamlardan izin alınmaksızın kamu alanlarına afiş asılması dolayısıyla idari para cezası ile cezalandırılma nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 21/12/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. 2021/940, 2021/942, 2021/943, 2021/959 numaralı başvurular, incelenen başvuruyla birleştirilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 21/9/2020 tarihinde Batman Şerzan Kurt Parkı'nda, Halkların Demokrat Partisi (HDP) Batman İl Örgütü Kadın Meclisinin organizasyonuyla kadına yönelik şiddete dikkati çekmek için Şerzan Kurt Parkı'nda afişler asılmıştır. Olay tarihinde HDP üyesi olan başvurucular da bu organizasyon kapsamında afiş astıklarını ve parkta bulunan kişileri bilinçlendirmek amacıyla onlarla görüşmeler yaptıklarını ifade etmiştir. Kolluk görevlilerince düzenlenen 21/9/2020 tarihli tutanağa göre HDP Batman İl Yönetimi üyesi olan başvurucu Gülistan Sönük, HDP Kadın Meclisi üyesi olan diğer başvurucular ve K.K. isimli şahıs, parkta bulunan ağaçların üzerine afiş asmıştır. Dosyada afişlerin ağaçların üzerine ne şekilde iliştirildiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. 80x10 santimetre ebadındaki afişlerin sayısına ve üzerinde yazılan ifadelere ilişkin bilgiler şöyledir:"6284 uygula (4)/ genç kadınlar egemen akla boyun eğmeyecek(4) / kadın kurumları kapatıldı, aktivistler hapsedildi (1) / cezasızlığa son [Sayısı okunamamıştır.] / kadın iradesi yok sayılamaz (5)/ İstanbul Sözleşmesini uygula (12)/ Haziran ayında 21 kadın katledildi (7) / Yaşasın kadın dayanışması (4)" Polis, afiş asma izinlerinin olmaması nedeniyle başvuruculardan afişleri toplamalarını istemiştir. Bu talebi yerine getirilmemeleri üzerine afişler, olay yerine çağrılan zabıta ekiplerince toplanmıştır. Batman İl Emniyet Müdürlüğü 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun maddesi uyarınca izinsiz afiş asan her bir başvurucu hakkında 395 TL idari para cezası uygulamıştır. Başvurucular, parkta oturan insanlara İstanbul Sözleşmesi'ne dair bilinçlendirme çalışmaları kapsamında bilgi verdiklerini, bu amaçla ellerinde bulunan kâğıtlara polis tarafından el konulduğunu, mensup oldukları Partinin düşünce ve görüşlerini yaymaya çalıştıklarını, bunun 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu kapsamında gerçekleşen bir faaliyet olduğunu, dolayısıyla eylemlerinin ifade hürriyeti ve toplantı hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek haklarında uygulanan idari para cezalarına itiraz etmiştir. Söz konusu idari yaptırımın sadece HDP üyelerine uygulandığını iddia eden başvurucular, bu yaptırımın daha önce kaç defa uygulandığının ve yaptırım uygulayan polis memurlarının görev yerlerinin araştırılmasını sulh ceza hâkimliğinden talep etmiştir. Batman Sulh Ceza Hâkimliği, başvurucuların itirazlarını değişik tarihlerde incelemek suretiyle kesin olarak reddetmiştir. Kararların gerekçesinde; somut olayda afiş asma eyleminin seçim faaliyetleri kapsamında olmadığını, dolayısıyla 2820 sayılı Kanun'un maddesi kapsamına girmediğini değerlendirmiştir. 5326 sayılı Kanun'un maddesiyle kamusal alanlarda afiş asmanın izne bağlandığını vurgulayan Hâkimlik, dosyadaki tutanaklardan başvurucuların kamusal bir alan olan parkta izin almadan afiş astığının sabit olduğu sonucuna varmıştır. A. Ulusal Hukuk 5326 sayılı Kanun’un "İdari para cezası" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "İdari para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur." 5326 sayılı Kanun’un "Afiş asma" kenar başlıklı maddesi ve anılan düzenlemenin gerekçesi şöyledir: "[ madde] (1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilân asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Aynı içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır. (2) Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalı olarak asılan afiş ve ilânlar açısından uygulanmaz. Bu izinde, afiş ve ilânın asılacağı zaman dilimi açık bir şekilde gösterilir. Bu afiş ve ilânlar izin verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından bu sürenin dolmasını müteakip derhal toplatılır. Toplatma yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi halinde birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. (3) Bu afiş ve ilânların kaldırılmasına ilişkin masraflar da ilgili kişilerden ayrıca tahsil edilir. (4) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına, kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir. (5) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır" [ maddenin gerekçesi]Toplumun tüm bireylerinin kullanımına tahsis edilmiş bulunan meydan ve parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara; yetkili makamlardan açık ve yazılı bir izin alınmadıkça, bez, kağıt ve benzeri afiş veya ilân asılması, bu madde hükmü ile kabahat olarak tanımlanmıştır. Görüntü kirliliği oluşturan bu şeyler, özel kişilere ait alanlara da, ilgilisinin rızası bulunmadıkça asılamaz. Doğal olarak, bu tür afiş ve ilânlar tek nüsha olmayacağından, aynı içerikte olmak kaydıyla, sayısı ne kadar olursa olsun, bütün afiş ve ilânlar tek fiil olarak kabul edilmektedir. Böylece, birinci fıkra hükmünde özel bir içtima hükmüne yer verilmiştir. Yetkili makamdan verilen izne dayalı olarak afiş ve ilân asılması durumunda, fiil hukuka uygun olacaktır. Ancak bunun sağlıklı kontrolü için izin yazısında afiş ve ilânın asılacağı zaman dilimi açıkça gösterilmelidir. İzinde gösterilen sürenin sonunda afiş ve ilânların, izin alan kişi tarafından derhal toplatılmaması, kabahat oluşturmaktadır. İlgilisi tarafından toplanmadığı için, bu afiş ve ilânların kamu adına toplatılması halinde, ayrıca toplatma masrafı da tahsil edilir.Seçim döneminde afiş ve ilân asılması hususu seçim mevzuatında özel olarak düzenlendiğinden, bu hüküm bakımından kapsam dışı bırakılmıştır."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye (B. No: 19620/12, 23/1/2018) kararında somut başvuruya benzer bir başvuruyu ele almıştır.i. AİHM'in kararına konu olayda Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyesi başvuruculara, yapılan grev kapsamında bir okul binasının dış cephesine üzerinde "Bu iş yerinde grev vardır" yazılı afiş astıkları gerekçesiyle 5326 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca idari para cezası verilmiştir. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinde güvence altına alınan barışçıl olarak toplanma özgürlüğü kapsamında incelediği başvuruda, değerlendirilmesi gereken başlıca konunun idari para cezasının demokratik toplumda gerekli olup olmadığı hususu olduğunu ifade etmiştir (Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye, § 28).ii. AİHM; gösterinin tamamen barışçıl olarak sürdürüldüğüne, gösteride idari makamların veya polisin kamu düzenini korumak için müdahale etmesini gerektirecek taşkınlıklar yaşanmadığına dikkati çekmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye, § 29). AİHM'e göre başvuranlar görsel bir kirliliğe sebebiyet veren, şiddet içeren bir afiş asmamış, binanın dış cephesine veya herhangi bir kamu malına zarar vermemiştir. Söz konusu afişin asılmasının barışçıl olarak toplanma özgürlüğünün kullanımına bağlı bir unsur şeklinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir (Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye, § 33).iii. AİHM; sulh ceza mahkemesi tarafından yapılan denetimin çok kısıtlı olduğunu, ilgililere isnat edilen fiillerin gerçekliğini doğrulamakla sınırlı kaldığını vurgulayarak itiraz incelemesinde bir yandan barışçıl toplanma hakkının başvurucularca kullanılması, diğer taraftan kamu düzeninin sağlanması ve başkasının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi mevcut farklı menfaatlerin dengelenmeye çalışıldığını gösteren hiçbir unsur bulunmadığını belirtmiştir (Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye, § 34). AİHM, afişin binada eğitimi herhangi bir şekilde engellediğine dair bir durum olmadığını söyleyerek ihtilaf konusu para cezalarının barışçıl olarak toplanma hakkının kullanımı üzerinde caydırıcı bir etkisi olduğu tespitinde bulunmuştur (Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye, § 36). Sonuç olarak başvuruculara verilen idari para cezasının demokratik bir toplumda zorunlu olmadığı kanaatini açıklamıştır (Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye, § 37). AHİM Manannikov/Rusya (B. No: 9157/08, 1/2/2022) kararında, bir devlet başkanını destekleme amacıyla düzenlenen halka açık gösterilerde devlet başkanı karşıtı ifadelerin bulunmasını provokatif pankart taşıyanlara idari para cezası verilmesini, Sözleşme'nin maddesi kapsamında incelemiştir. Faber/Macaristan (B. No: 40721/08,24/7/2012) kararında ise AHİM, polisin uyarısına karşın Árpad çizgili bayrağı taşınması nedeniyle verilen idari para cezasını Sözleşme'nin maddesi ışığında maddesi kapsamında incelemiştir.