Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2206 E. , 2024/4481 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2206 Karar No : 2024/4481 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet mü
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2206 E. , 2024/4481 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2206 Karar No : 2024/4481 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, 30/12/2011 tarihinden geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilerek zorunlu bekleme süresini 2014 yılında tamamlayan davacının, bir üst rütbeye terfi durumunun görüşülmesi öngörülmekte iken hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği, anılan işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi sonucunda 27/04/2020 tarihinde memuriyete iade edildiği, meslekten çıkarıldığı tarih ile memuriyete iade edildiği süre zarfında fiilen görev yapmadığı, davacının; 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin, 2020 yılında yapılan rütbe terfi sınavında (30) puan alarak başarısız olmasından dolayı mevzuat hükümlerini yerine getiremediği için, bu yılların Kurul gündeminde görüşülmesinin mümkün olmadığı, 2020 yılı için ise sınav şartı aranmaksızın Kurul gündemine alındığı ve hakkında kadrosuzluktan terfi etmez kararının verildiği, bu durumda, 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde 27/04/2020 tarihinden beri fiilen görev yapmakta olan davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği 18/06/2020 tarihi itibarıyla bulunduğu rütbede fiili olarak 5 yıl süre görev yaptığının söylenemeyeceği, diğer taraftan, Yüksek Değerlendirme Kurulunca, değerlendirme yapılmayan 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için olmak üzere, rütbe terfi değerlendirmesinin, geçmiş yıldan başlanmak suretiyle "ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi'' oluşturularak bu liste ile sınırlı şekilde yapılması, bu listeden o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa terfi edenler dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulması ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Kurulun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesine son şeklinin verilmesi ve bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü değerlendirme yapılmasının gerektiği, dolayısıyla davacı hakkında da sırasıyla 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarının her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte, davacının rütbe terfi durumunun 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları terfi dönemleri için belirtilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle davalı idare tarafından "yeniden" değerlendirilerek yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için dava tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra doğan kısımları için ise her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucunun da önem arz ettiği, ayrıca, anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağının anlaşıldığı, dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarihin dikkate alınacağı ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmalarının gerekeceği; olayda ise, davacının 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için terfi değerlendirilmesine alındığı, bu yıllar yönünden terfi etmez kararı verildiği, terfi etmez kararlarına karşı dava açıldığı ve İdare Mahkemesince, daha önce verilen iptal kararlarına uygun ve yargı denetimine elverişli değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle sözkonusu terfi etmez işlemlerinin iptaline (... İdare Mahkemesinin E:..., E:..., E:... vs.) karar verildiğinin görüldüğü, dolayısıyla işlem tarihi itibarıyla geriye yönelik 5 yıllık süre içerisinde davacının terfi etmemesi hususunun kesinleşmediği, bu durumda, davacının açtığı davalar neticesinde verilen iptal kararları üzerine idarece, davacının 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilip ettirilmeyeceği ve dolayısıyla re'sen emeklilik için şartları (beş yıllık çalışma süresi vs.) taşıyıp taşımadığı konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, buna göre, dava konusu işlemin belirtilen gerekçeyle iptali gerekirken, davacının fiilen 5 yıl görev yapmadığı ve hakkında geriye yönelik her yıl için terfi değerlendirmesi yapılmaması nedeniyle terfi işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ile emniyet hizmetlerinde piramit şeklindeki hiyerarşik örgütlenme modeli benimsenmiş olup, bu modelde bir yandan üst rütbelerdeki kadrolar sınırlanırken diğer yandan sınırlı sayıdaki bu kadrolara liyakat usulüyle personel seçiminin yapıldığı, liyakat koşullarını belirleme görevi verilen kurullardan birtakım objektif kriterleri dikkate almaları istenirken, edinecekleri kanaat doğrultusunda karar verecekleri belirtilerek takdir hakkı kapsamında alan bırakıldığının açık olduğu, ilgili rütbedeki personel ihtiyacı, kamu yararı ve eşitlik ilkesi çerçevesinde liyakatli personel arasından öncelikle en liyakatli olanların bir üst rütbeye terfi ettirilmesinin amaçlandığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacının 30/06/2011 tarihinden geçerli 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 31/07/2013 tarihli kararıyla verilen 6 ay kısa süreli durdurma cezası süresinin rütbe kıdemine etki ettirilmesi sonucunda rütbesine kıdem tarihinin 30/12/2011 olarak düzeltildiği, Yüksek Disiplin Kurulunca verilen 26/06/2013 tarihli meslekten çıkarma cezasının yargı kararıyla iptali üzerine, 27/04/2020 tarihinde memuriyete iade edildiği, sonrasında 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin 2020 yılında yapılan rütbe terfi sınavında (30) puan alarak başarısız olmasından dolayı Kurul gündeminde görüşülmediği, 2020 yılı için ise sınav şartı aranmaksızın Kurul gündemine alındığı ve davacı hakkında kadrosuzluktan terfi etmez kararının verildiği, ayrıca (5) yıllık bekleme süresi dolduğu için ... tarih ve ... sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile emekliye sevk edildiği, bu durum üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Yasa'nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı belirtilmiş, onbirinci fıkrasında ise rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullara yer verilmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüş, ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" denilmiş yirmibirinci fıkrasında ise; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için dava tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra doğan kısımları için ise her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Bölge İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için dava tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra doğan kısımları için ise her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için dava tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra doğan kısımları için ise her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden önce doğan kısımları için dava tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra doğan kısımları için ise her bir alacağın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.