6. Hukuk Dairesi 2014/2227 E. , 2014/2576 K. MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2013/508-2013/312 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, İİK.nun 269/a maddesi gereğince kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar veril…
**6. Hukuk Dairesi 2014/2227 E. , 2014/2576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2013/508-2013/312 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, İİK.nun 269/a maddesi gereğince kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK.nın 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Tebligat Kanunun'da 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiştir. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." T.K.'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır". hükmünü içermektedir. Somut olayda; Davalı R.. F..'ya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, adı geçen davalının mernis adresinin başka bir yer olduğu halde, yapılan tebligatın ilgisiz yerde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi gereğince davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan ve taraf teşkili sağlandığından söz edilemez. Mahkemece, davalının mernis adresine usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.