T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1639 Esas KARAR NO : 2026/474 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI : 2024/532 ESAS, 2024/927 KARAR DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ge…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1639 Esas KARAR NO : 2026/474 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI : 2024/532 ESAS, 2024/927 KARAR DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili ile aralarında düzenledikleri 21/12/2010 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkiline; 28/06/2011 tarihinden 28/09/2011 tarihine kadar beheray 115 USD, 28/10/2011 tarihinde 128 USD, 28/11/2011 tarihinden 28/05/2013 tarihine kadar da beheray 100 EURO ve son olarak da 28/06/2013 tarihinde 147,68 EURO toplamda da 588 USD ve 2.047,68 EURO ödemeyi kabul etmiş olduğunu, buna dair yazılı sözleşmeyi ekte sunduklarını, sözleşmenin dava dışı .... A.Ş ile akdedilmiş ise de daha sonra bu şirketin 02/10/2018 tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesinde de yayınlandığı üzere huzurdaki davalı şirkete devrolunmuş ve iki şirketin birleşmiş, borç ve alacaklardan davalı şirketin sorumlu hale gelmiş olduğunu, buna dair gazete örneğinin ekte sunulmuş olduğunu, nitekim bu duruma davalının da itirazı bulunmadığını, son devralan muhatap olarak davalı şirkete karşı Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapılmışsa da takibe haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu ileri sürerek borçlunun takibe konu ve haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle, davalı borçlunun itiraz ettiği miktarın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 6502 sayılı yasadan kaynaklanan bir vakıa olmayıp Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğunu, taraflar arasındaki ilişkide davacı taraf tüketici konumunda olmadığı gibi müvekkili şirketin de satıcı ya da sağlayıcı konumunda olmadığını, yine davacı tarafa herhangi bir ürün ya da hizmet verilmesinin de söz konusu olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında tüketici kanunu kapsamında bir uyuşmazlık da bulunmadığını, görev hususu 6100 sayılı HMK'nun 114/1.maddesi uyarınca dava şartı olup, HMK'nun 115/2 maddesi yarınca iş bu davanın dava şartı eksikliği nedeni ile usulden reddi ile davanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, usulüne uygun yetkili icra dairesinde yapılan bir takip bulunmaması nedeniyle koşulları oluşmayan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, ödeme emrinin kanuna aykırı olup, takibin iptaline karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı takip alacaklısı tarafından başlatılan takipte, ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı ve harca esas değer gösterilmemiş ve dolayısıyla İİK'nun 58/3, ve 60/2.maddesi hükümleri yerine getirilmemiş olduğunu, bu noksanlık kamu düzenine ilişkin, devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerektiğini, nitekim davacı takip alacaklısının daha önce Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla başlattığı takibin İstanbul BAM 23. HD.'nin 2021/74037 E. 2022/3392 K. sayılı ilamıyla iptal edilmiş olduğunu, dava konusu iddia edilen alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafın 21/12/2010 tarihli sözleşmeye dayanarak iş bu davayı açmış olduğunu, sözleşme tarihinin 21/12/2010 olduğu dikkate alındığında iş bu davanın en geç 21/12/2020 tarihine kadar açılması gerektiğini, dava tarihi itibarıyla alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın bu nedenle reddini talep ediyor olduklarını, dava konusu alacağın hukuken henüz talep edilebilir olmadığını savunarak reddine, davacı aleyhine %20 'den aşağı olamamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2024 Tarih ve 2024/532 Esas - 2024/927 Karar sayılı kararıyla; ''...Tarafları arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının dava dışı ... ... A.Ş.'den olan alacağını davalıya devir ve temlik ettiği, dava dışı ... ... A.Ş. Hakkında BDDK'nın 10/02/2001 tarih ve 171 sayılı kararı ile faaliyetin sona erdirilmesine karar verildiği, faaliyet izni kaldırılan şirketin tasfiye haline girmesine ve tasfiye işlemlerinin 6762 sayılı kanun gereği yapılmasına fon kurulunca karar verildiği, tasfiye işlemlerinin Anonim Şirket tasfiyesi hükümlerine göre devam ettiği, dosya arasında mevcut ticaret sicil kaydı uyarınca tasfiyenin devam ettiği hususunun sabit olduğu, bu nedenle finans kurumunun kar-zarar durumunun netleşmediği, davacının ancak finans şirketinin tasfiyesi tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak duruma göre, davalının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise hangi sırada alacaklı olduğunun netleşeceği ve alacağını davalıdan talep edebileceği, dava dışı İhlas... A.Ş.'nin tasfiyesi tamamlanmadığından, davacının muaccel bir alacağından bahsedilemeyeceği, talebin davanın açıldığı tarih itibari ile tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin nisbi bir sözleşme olduğunu, sadece sözleşmenin taraflarını bağlayacağını, davalı firmanın dava dışı firmanın hukuki durumundan bu sözleşme içeriğinde bahsetmediğini, kayıtsız şartsız olarak ödeme taahhüdünde bulunduğunu, dava dışı firmadan ödeme alır ise ödeme yapılacağından bahsetmediğini, Dava konusu sözleşmenin tamamen ayrı müstakil bir sözleşme olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, İtirazin iptali davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, öncelikle kamu düzenine ilişkin hususlara yönelik olarak yapılmıştır. Davanın taraflarınca mahkemenin görevine ilişkin herhangi bir istinaf talebi bulunmasa da, görev kamu düzeninden olup, Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden öncelikle Mahkemenin davaya bakmakta görevli olup olmadığı incelenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 3. Maddesinde " bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtilmiş, aynı Kanun'un 4. maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. İlk derece mahkemesince dava dilekçesinin dava şartlarını taşıdığı belirtilerek davaya devam olunmuşsa da, ... ... davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından, uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince öncelikli olarak davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek karar verilmesi yerinde olmadığından, istinaf başvurusunun HMK 355/1. maddesi gereğince re'sen gözetilen sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurularak Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, davada görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, dosyanın Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, karar kaldırma sebep ve gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 355/1 ve 353/1-a-3 maddeleri gereğince, BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/532 Esas - 2024/927 Karar sayılı 24.09.2024 Tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Uyuşmazlıkta mahkemenin görevsiz olması nedeniyle, HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, -Davada görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE, -Dava dosyasının Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Karar kaldırma sebep ve gerekçesine göre, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekilinin istinaf istemi kabul olmakla istinaf peşin harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 1.169,40 istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 414,00 TL (teb. müz. posta) giderlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/03/2026