Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/4449 E. , 2024/5194 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4449 Karar No : 2024/5194 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedi
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/4449 E. , 2024/5194 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4449 Karar No : 2024/5194 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, 2019 ila 2022 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi borcu nedeniyle, İstanbul Kültür Üniversitesi’nden olan alacağına istinaden sözü edilen Üniversiteye 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı haciz bildirisine karşı davacı tarafından … tarih ve … sayılı dilekçeyle söz konusu haciz bildirisinin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Haciz bildirisinin dayanağı, davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … tarih ve …, … tarih ve…, … tarih ve …, … tarih ve …, … tarih ve …, … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin, sırasıyla 24/11/2020, 01/08/2021, 14/11/2021, 29/08/2023, 02/08/2023, 28/08/2022, 06/06/2022 tarihlerinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi dava konusu edilmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırılması sonucu amme alacağının tahsili imkânı bulunmadığı anlaşıldığından, amme alacağının tahsili amacıyla davacının alacaklısı olduğu İstanbul Kültür Üniversitesine 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca gönderilen haciz bildirisine davacı tarafından yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Alacaklısı olduğu üçüncü kişi adına düzenlenen haciz bildirisinin tarafına tebliğ edilerek, alacağı hakkında üçüncü kişiye müzekkere yazılması ve 5.582.044,54-TL'lik alacağının ödemesinin şahsına değil borçlusu olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılmasının bildirilmesinin talep edildiği, yapılan tebliğin usulsüz olduğu, banka hesaplarında amme alacağını karşılayacak miktarda likit para bulunduğu her ne kadar banka hesapları üzerinde tüzel kişi kurumlar ve kamu idareleri tarafından e-haciz konulmuş ise de borcun, amme alacağı olması nedeniyle Vergi Dairesinin öncelik hakkının bulunduğu dikkate alındığında borcun tahsil imkanın mümkün olduğu, alacağına uygulanan tedbirin ticari itibarını zedeleyeceği gibi ticari hayatını da olumsuz etkileyeceği, Mahkeme kararındaki gerekçenin yetersiz olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Üçüncü kişi adına düzenlenen haciz bildirisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, haciz bildirisi ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken; esasını incelenerek karar veren Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Vergi yükümlüsü olan davacının, 2019 ila 2022 yıllarına ait yıllık gelir vergisi beyanları üzerine tahakkuk eden ve vadesi geldiği halde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla İstanbul Kültür Üniversitesi’nden olan alacağına istinaden sözü edilen Üniversiteye 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı haciz bildirisinin kendisine tebliğ edildiği iddiası ile alacağına tedbir konulması anlamına gelen İstanbul Kültür Üniversitesi adına düzenlenen haciz bildirisinin adına düzenlenmese dahi menfaatini etkilediği saikiyle ''haciz hakkında beyan ve itirazlarının sunulması'' konu başlığıyla haciz bildirisini düzenleyen ve borçlusu olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne, 5.582.044,54-TL'lik borcuna karşılık olarak Denizbank Güneşli Şubesi, İş Bankası Kültür ve Çarşı şubelerindeki mevduat hesaplarında borcu karşılayacak tutarda halihazırda para bulunduğu, borcun tahsil imkanının var olduğu, alacaklısı olduğu üçüncü kişi adına düzenlenen haciz bildirisinin kaldırılması yahut uygun görülmesi halinde uzlaşma hükümlerinden yararlandırılması veya banka hesaplarına bloke tatbik edilmesi istemiyle 25/09/2024 tarihinde yapmış olduğu başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı'' başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri sayılarak (a) bendinde iptal davası, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmaktadır. Aynı Kanun'un ''Dilekçeler üzerine ilk inceleme'' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, ilk incelemede dilekçelerin, (a) görev ve yetki, (b) idari merci tecavüzü, (c) ehliyet, (d) idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, (e) süre aşımı, (f) husumet ve (g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmaması halinde davanın reddine karar verileceği kuralları hüküm altına alınmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79. maddesinin 3. fıkrasında, kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, 6. fıkrasında da üçüncü şahsın, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresinin bir yıl içinde, yapılan itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338. maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetimini amaçlayan iptal davası açılabilmesi için objektif ehliyet olarak kabul edilen idare hukukuna özgü olmayan davaya taraf olma ve dava açabilme ehliyetine sahip olmanın yanı sıra 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali"nin de gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Menfaat ihlali ise doktrin ve içtihatlarda, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan güncel, meşru ve kişisel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaat ihlali için ciddi ve makul bir ilginin varlığı da şarttır. Menfaatin güncel olması, davanın açıldığı anda mevcut olmasını, gelecekte doğması muhtemel bir menfaat için davanın açılamamasını, meşru olması, hukuk alemi tarafından korunan bir menfaat olmasını, hukuka ve ahlaka aykırı olan menfaatin ise korunmayacağını, kişisel olması ise, dava konusu işlemin davacıyı doğrudan ya da dolaylı yoldan tesir etmesini ifade etmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan veya dolaylı yoldan bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince değerlendirilmesi yapılarak davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu edilen haciz bildirisinin borçlu kısmında davacının adı gösterilmiş ise de söz konusu haciz bildirisinin üçüncü kişi Üniversite adına düzenlendiği ve Üniversite'nin alacaklısı aynı zamanda kamu borçlusu olan davacıya ait alacak, menkul mal ve haklara sahip olup olmadığının başka bir deyişle davacıya borcu bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla tesis edildiği 6183 sayılı Kanun'un ilgili maddesindeki öngörülen itiraz prosedürünün işletilmemesi halinde de sözü edilen Üniversite'nin ödeme emri ile takip edileceği dikkate alındığında iptali istenilen haciz bildirisinin davacı hakkında tesis edilmediği daha açık ifadeyle davacının dava konusu işlemin süjesi olmadığı bu haliyle de ihlal olan meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmış olup davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yönetilen istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 09/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz isteminin, esastan incelenmesi gerekirken, Dairemizce ''davanın ehliyet'' yönünden reddi gerektiği belirtilerek verilen bozma kararına katılmıyoruz.