(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/6727 E. , 2009/6478 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı TC ... Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesine dayalı, sözleşme dışı yaptırılan imalât bedelinin tahsili istemi ile açılmış, davalılar h…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/6727 E. , 2009/6478 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı TC ... Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesine dayalı, sözleşme dışı yaptırılan imalât bedelinin tahsili istemi ile açılmış, davalılar husumet itirazında bulunmuş, ayrıca işin bedelsiz yapılmasının kabul edildiğini, kaldı ki çok kalitesiz iş yapıldığından bedele hak kazanılamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın BK'nın 366, 43, 44. maddeleri uyarınca kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı Bakanlık vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, çatı eternit örtüsünün boyanması konusunda yazılı sözleşme yoktur. Davacı, sözleşme dışı olarak bu imalâtı gerçekleştirdiğini belirterek bedelinin ödenmesini istemiştir. Borçlar Kanunu’nun 413. maddesinde, iş sahibinin menfaatine yapılan işte, faydalı veya zorunlu masrafların, iş sahibince ödeneceği hükmüne yer verilmiştir. Görülüyor ki, sözleşme dışı yapılan imalâtın iş sahibinin yararına olması durumunda bedel ödeme yükümlülüğü vardır. Oysa gerek davacı tarafından yaptırılan tespitte, gerekse mahkemece alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında, yapılan beyanın kalitesinin ve işçiliğinin iyi olmadığı, bu hali ile imalâtın amaca uygun bulunmadığından yeniden boya yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, davacının faydalı bir imalât gerçekleştirmediği anlaşıldığından iş sahibi bedeli ödemekle yükümlü tutulamaz. O halde davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kabul şekli yönünden de, imalâtın Aralık 2002 tarihinde yapıldığı gözetilmeden, dava tarihi itibariyle saptanan bedele göre hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı iare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İdare yararına BOZULMASINA, 02.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.