Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin İ.B.B. Başkanlığı tarafından 1987 yılında kurulduğunu, ... A.Ş.nin İBB Başkanlığınca yapılan, ... % 100 oranındaki hissesinin satışına ilişkin ihale sonucu özelleştirildiğini ve belediye hisselerinin tamamının 861.000.000 ABD Dolar bedel ile ...Sanayi A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ortak girişim grubunun kurmuş olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketine devredildiğini, ancak satışın gerçekleşmesi ve hisse devrinin tamamlanmasından sonra geçen süreye rağmen davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sözleşmeden kaynaklanan beyan ve taahhütlerinin bir kısmını yerine getirmediğini, sözleşme bedellerinin şirketçe ödenmekte olan söz konusu alanların halen ...' ya teslim edilmediğini, iş bu sözleşmede yer alan taahhütlerine uymaması nedeniyle müvekkili şirketin büyük ölçüde zarara uğradığını, sözleşmenin 8.34 ve 8.35 maddeleri kapsamında müvekkili şirketin uğrayabilme riski bulunan tüm zarar ve zıyanlar için dava ikame etme ve taleple bulunma hakkı saklı kalmak kaydıyla huzurdaki davanın ikame edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kayıyla, asgari zarar olarak tespit edien 30.000,00 TL.nin 16/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne ile davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinn ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbölümü itirazında bulunmuş, taraflardan birinin tacir olması durumunda davaya bakmaya yetkili mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinin görevsizliğine karar verilmesini, esas ilişkin olarak da; dava dilekçesindeki iddia edilen hususların haksız olup reddi gerektiğini, imzalanan protokolden kaynaklanan yükümlükleri yerine getirmediği yönündeki iddiaların gerçekleri yansıtmadığını, hisse satış sözleşmesi kapsamında İBB.nin beyan ve taahhütlerinin neler olduğunun belirlendiğini ve bu sözleşmeye göre alıcının ancak beyan ve taahhütlere aykırılıktan dolayı tazminat talep edebileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi' nin 19/12/2017 tarih ve 2014/1085 Esas - 2017/1094 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2018 tarih ve 2018/258 Esas 2018/230 Karar sayılı kararı ile; " Eldeki uyuşmazlığın davalı ile yapılan hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan davalı taahhütlerinin yerine getirilmemesi olduğunu, Taahhütler arasında belirtilen RO-RO projesi için teslim edilmesi gereken gayrimenkullerin tesliminin sağlanmadığı, davalı yanca kiralanan diğer gayrimenkuller için idareye ecrimisil ödendiği belirtilerek ihale ile alınmış olan taşıma hakkı kapsamında davalı yanca 3.kişilere taşıma izni verilmesinden kaynaklandığı ileri sürülen zararların tazmininin talep edildiği, ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlığın RO-RO seferleri taşımasından kaynaklandığı gerekçesiyle davada TTK 5/2 maddesi uyarınca deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin davalara bakmakla görevli ihtisas mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı yönündeki kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-a3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi görevsizlik kararının kaldırılarak dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği ... " gerekçeleri ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece daha sonra, yeniden istinafa konu edilen karar ile farklı gerekçeyle yargı yolu farklılığından kaynaklanan şekilde aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermiştir.