3. Ceza Dairesi 2023/12470 E. , 2024/2863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/692 E., 2022/868 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme 24.04.2019 (silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından sanık ... için) 25.04.2019 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından sanık ... için 14.04.2019 (tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu bakımından tüm sanıklar için) HÜKÜM : İstina
**3. Ceza Dairesi 2023/12470 E. , 2024/2863 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/692 E., 2022/868 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme 24.04.2019 (silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından sanık ... için) 25.04.2019 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından sanık ... için 14.04.2019 (tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu bakımından tüm sanıklar için) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, 1-Sanık ... hakkında; Bölge Adliye Mahkemesinin, sanık müdafiinin istinaf talebinin reddine ilişkin 04.04.2022 tarihli ek karara yönelik vermiş olduğu karar, CMK'nın 276 ncı maddesi de gözönüne alındığında kesin nitelikte olup başka bir kanun yolu da öngörülmediğinden temyizi mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; dosyanın bu yönüyle incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2-Sanıklar ..., ..., ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme" suçlarından kurulan hükümlere; sanık ... hakkında ise tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan hükme dair sanık ... ile sanıklar ..., ..., ... müdafiileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ile sanıklar müdafilerinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, B)Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme dair sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair her türlü kuşkudan uzak delil elde edilemeyen, kod adı kullanmayan, terör örgütü içinde ideolojik veya silahlı eğitim aldığına, örgütün dağ kadrosu veya milis güçleriyle bağlantısını gösteren veya ilişkisini belirleyen delil bulunmayan sanığın soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak alınan beyanına göre 14.04.2019 günü saat 20.40 sıralarında Silvan İlçesi Konak Mahallesi Anadolu Caddesi üzerinde bulunan Silvan Jandarma Alay Komutanlığı Lojmanlarının bahçe kısmına elindeki EYP olduğu değerlendirilen cismi atmaktan ibaret eyleminin tek başına silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmayacağı ancak silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturacağı gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebepten BOZULMASINA, işlenen suçun niteliği bozma nedeni ve mevcut delil durumuna göre sanık ... 'in tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.