T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/56 - Karar No:2025/865 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/56 KARAR NO : 2025/865 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/129 E-2023/690 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/56 - Karar No:2025/865 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/56 KARAR NO : 2025/865 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/129 E-2023/690 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmelerinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,taraflar arasında davacının alt yüklenicisi, davalının yüklenicisi olduğu Bandırma işlerine ilişkin eser sözleşmesi düzenlendiğini, davacının Bandırma İlçesinde ... yerleşkesinde yapılmakta olan TRBOR BOR Karbür Tesisi PSP Binasının ilgili bölümlerinde yapısal çelik ve imalat işlerinin tamamlanması konusunda üzerine düşen yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, sonrasında davalı taraf ve davalı tarafın da işvereni konumunda olan ... firması yetkilisi ile iş teslim formu imzalandığını, bu yapılırken tüm hakedişler ve mal teslimlerinin fatura tanzim ederek hem faturaları davalı tarafa gönderdiğini, hem de bağlı bulunduğu vergi dairesine satış beyanında bulunduğunu, davalı firma için oluşturulan cari hesapta, davalının, davacı şirkete mal satış ve tesliminden, davacı firmanın hakedişlerinden kaynaklı 32.245,85 USD bakiye borcu kaldığını, bakiye cari hesap alacağının tahsili için Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2022/17105 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ; davaya konu iş ilişkisine temel teşkil eden sözleşme içeriğinde, taraflara ait tüm yükümlülüklerin açıkça yazıldığını, davalı, sözleşme süresinden çok sonra teslim edilmiş olsa da, yapılan işi kabul ettiğini, buna yönelik itirazın bulunmadığını, davacı tarafından kesilen faturaların davalı şirket tarafından ödendiğini, sözleşmenin para biriminin Amerikan Doları olduğunu ve davacı tarafından müvekkili firmaya Amerikan Doları fatura kesildiğini, müvekkili firmanın da ödemelerini Amerikan Doları olarak davacının hesabına yatırdığını, davacı tarafça ihtilaf yaratılmaya çalışılan konunun, davalı tarafından sözleşme anında davacıya verilen çeklerin, tahsil tarihindeki Amerikan Doları kuru üzerinden cari hesaplara işlenmesinden kaynaklandığını, davacının, davalı tarafından kendisine kesilen çekleri kayıtlara TL olarak işlediğini, sözleşmeye göre davalı şirketçe düzenlenen çeklerin, 200.000,00 USD karşılığı olarak sözleşme tarihinde 13,50/USD kuru belirlenerek ve davacı tarafın da kabulü ile ödendiğini, borcun olmadığını belirterek davanın reddine, davacının davayı kötü niyetli açtığı sabit olduğundan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece," Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı alacağın tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 06/01/2023 tarihinde tarafların katılımı ile anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2022/17105 sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu hakkında cari hesaba konu 32.245,85 USD alacağın tahsili isteğiyle 31/10/2022 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. Taraflara ilişkin BA - BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmış olup, mali müşavir bilirkişi 10/07/2023 tarihli raporunda; davacının incelenen 2022 yılı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, ticari defter kayıtlarına göre 4 adet toplamda 10.244.676,11 TL davalıyı borçlandırdığı, davacı ticari defter kayıtlarına göre davalının 32.245,85 USD borçlu olduğunu, sözleşme kapsamında 25/03/2022 vadeli 40.000,00 USD, 25/04/2022 vadeli 40.000,00 USD, 25/05/2022 vadeli 40.000,00 USD, 25/06/2022 vadeli 40.000,00 USD, 25/07/2022 vadeli 40.000,00 USD bedelli çeklerin 13,50 TL kurdan çevirerek çek ödeme kayıtları düzeltildiğinde döviz olarak herhangi bir borç/alacak bakiyesi olmayacağını bildirmiştir. Dosya üzerinde ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 06/10/2023 tarihli raporlarında; davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı tarafından 2022 yılı içerisinde 4 adet fatura toplamı olan 10.244.675,93 TL'nin davacı ile ilgili hesaba alacak işlendiğini, karşılığında 8.850.411,00 TL'nin verilen sipariş avansları hesabından virman yapıldığını, bakiye 1.394.264,93 TL için kur farkı faturası düzenlenerek hesabın sıfır konumuna getirildiğini, taraflar arasında alacak borç görülmediğini, davalı tarafından davacıya verilen sipariş avanslarının döviz karşılığının takip olunduğu hesapta dolar cinsinden yapılan ödemeler toplamının 612.089,20 USD olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.maddesinde çeklerde dolar kurunun 13,50 TL/Dolar olarak alındığının açıkça yazıldığını, çeklerin vadeleri değişmesine rağmen kurun sabitlendiği, davacının çeklerin vade tarihlerindeki dolar kuru üzerinden hesaplama yaparak kendisine eksik ödeme yapıldığı talebiyle ilgili olarak bir alacağın tespit edilemediğini, dolar kurunun sabitlenmediği kanaatine varılması halinde alacağın 32.245,85 USD olduğunu bildirmişlerdir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme örneğinin incelenmesinde; sipariş konusu, iş yeri ve bedelinin 1.maddede düzenlendiği, buna göre 260.000 KG x 1,820 USD/KG = 473.200,00 USD + KDV = 558.376,00 USD bedelin sipariş bedeli olduğu, işin süresinin sipariş formunun taraflarca imzası ve ödemelerin yapılması tarihinden itibaren 90 iş günü olarak sözleşmenin 2.maddesinde kararlaştırıldığı, 5.maddede toplam bedel olan KDV dahil 558.376,00 USD'nin ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, buna göre 300.000,00 USD nakit, 200.000,00 USD bedelli 25/03/2022, 25/04/2022, 25/05/2022, 25/06/2022, 25/07/2022 vadeli 40.000,00 USD bedelli x 13,50 = her biri 540.000,00 TL bedelli olduğu ve çeklerde dolar kurunun 13,50 TL/USD olarak alındığının belirtildiği ve kalan ödemenin iş teslimi ile nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, toplam 8 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; taraflar arasında davacının alt yüklenici, davalının yüklenicisi olduğu Bandırma işlerine ilişkin eser sözleşmesi düzenlendiği, edimlerin eksiksiz yerine getirildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada uyuşmazlık; davacıya, yapılan iş kapsamında sözleşme uyarınca eksik ödeme yapılıp yapılmadığı, bakiye alacağın olup olmadığı, çekle ödemelerde kurun sabitlenip sabitlenmediği hususlarında toplanmaktadır Mahkemece yapılan inceleme, tarafların ticari defter kayıtları içeriği, düzenlenen sözleşme içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde ödemelerin nasıl yapılacağının kararlaştırıldığı, 200.000,00 USD bedelli 5 adet 40.000,00 USD bedelli çeklerde dolar kurunun 13,50 TL/USD olarak alındığı, bu şekilde sabitlendiği, davacı tarafın çeklerin vade tarihlerindeki dolar kuru üzerinden hesaplama yaparak eksik ödeme yapıldığı iddiası ile açtığı işbu davanın kurun sabitlenmiş olması ve sözleşme içeriği itibariyle yerinde olmadığı, 13,50 TL/USD sabitlenen dolar kuruna göre davalının davacıya borcunun olmadığı, diğer ödemelerin yapılmış olduğu anlaşılmakla ve sözleşmede vade tarihindeki dolar kuru üzerinden TL'ye çevrileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanmadığından davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin gerek TL gerekse USD bazında alacaklı durumda olduğunu, bilirkişi raporlarında çeklerin 13,50 TL USD kurundan çevirerek ödeme kayıtları düzeltildiğinde döviz olarak borç-alacak kalmadığı şeklindeki tespitlerin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin TL olarak düzenlenip verilen çekleri vade tarihlerinde TL olarak ödenen bedelleri o günün dolar kuru ile USD ye çevirerek cari hesabına işlediğini, çekler teslim alınırken açıkça 10 adet çekin karşılığı 2.700,000,00 TL olarak ödeme alındığının şerh düşüldüğünü, çek suretlerinin son sayfasının çeklerdeki kurun sabit kur olarak düzenlenmediğinin yazılı olarak davalıya aktarıldığının göstergesi olduğunu, sözleşme metninin çeklerde sabit kurun esas alındığına yönelik yorumlanmasının eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalı tarafından kesilen kur farkı faturasının müvekkili tarafından kabul edilmeyerek itiraz edilmesi dikkate alındığında müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından kesilen tüm çeklerin içeriğine bakıldığından Merkez Bankası kuru üzerinden TL ye çevrildiğinin görüldüğünü, bunun sebebinin müvekkilinin sözleşmedeki iradesinin döviz kurunun sabit olarak belirlenmediğine yönelik olduğunu, davalının faturalara itiraz etmediğini, sözleşme metninde yer alan ilgili kısmında sabit kur olarak yorumlanamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır