Başvurucu, yetkisiz mahkemece, talep ettiği hususlar araştırılmadan karar verildiğini ve tutukluluk süresinin makul süreyi aştığını bu nedenle adil yargılanma ile kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, yetkisiz mahkemece, talep ettiği hususlar araştırılmadan karar verildiğini ve tutukluluk süresinin makul süreyi aştığını bu nedenle adil yargılanma ile kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 12/8/2013 tarihinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 21/1/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 17/5/2008 tarihinde sahtecilik ve hırsızlık suçlarından gözaltına alınmış ve tutuklama talebiyle sevk edildiği Kemer Sulh Ceza Mahkemesinin 19/5/2008 tarih ve 2008/56 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Başvurucu ayrıca Kemer Sulh Ceza Mahkemesinin 13/2/2009 tarih ve 2009/15 sorgu sayılı kararıyla yağma ve kasten öldürme suçlarından tutuklanmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/8/2008 tarih ve E.2008/14036 sayılı iddianamesi ile başvurucunun hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, suç örgütü kurmak ve yönetmek, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası (E.2008/326) açılmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18/6/2009 tarih ve E.2009/29039 sayılı iddianamesi ile başvurucunun resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla İzmir Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası (E.2009/667) açılmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20/7/2009 tarih ve E.2009/16688 sayılı iddianamesi ile başvurucunun suç örgütü kurmak ve yönetmek, yağma, hırsızlık ve kasten öldürme suçlarını işlediği iddiasıyla Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası (E.2009/365) açılmıştır. Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 26/8/2009 tarih ve E.2009/365, K.2009/375 sayılı kararı ile E.2009/365 sayılı dosyanın aynı Mahkemenin E.2008/326 (§ 7) sayılı dosyası altında birleştirilmesine karar verilmiştir. Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2009 tarih ve E.2008/326, K.2009/467 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek E.2008/326 sayılı dosyanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesine (4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mülga maddesi ile görevli) gönderilmesine karar verilmiştir. Yargılama dosyası İzmir Ağır Ceza Mahkemesine (5271 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevli) tevzi edilmiş ve dosya E.2010/12 numarasını almıştır. İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin 12/5/2010 tarih ve E.2009/667, K.2010/443 sayılı kararı ile E.2009/667 sayılı dosyasının (§ 8), İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/118 sayılı dosyası altında birleştirilmesine ve bu dosyanın da aynı Mahkemenin 15/6/2010 tarih ve E.2010/118, K.2010/168 sayılı kararı ile yine aynı Mahkemenin E.2010/12 sayılı dosyası altında birleştirilmesine karar verilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 28/3/2011 tarih ve E.2010/12, K.2011/59 sayılı kararı ile başvurucu hakkında suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak suçlarından beraat; diğer suçlar yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya Antalya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş ve dosyaya E.2011/361 numarası verilmiştir. Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2012 tarih ve E.2011/361, K.2012/505 sayılı kararıyla, başvurucunun teşebbüs aşamasında kalan nitelikli dolandırıcılık suçundan üç yıl dokuz ay hapis ve 303 gün karşılığı 060,00 TL adli para cezası; resmi belgede sahtecilik suçundan dört yıl altı ay hapis cezası; nitelikli kasten öldürme suçunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; nitelikli yağma suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, belli haklardan yoksun bırakılmasına ve verilen hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya aynı tarihte tefhim edilmiştir. Başvurucunun tutukluluğun devamına dair 30/11/2012 tarihli karara karşı itiraz yoluna başvurduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Başvurucunun müdafii, 4/12/2012 tarihli süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiğini bildirmiştir. Gerekçeli kararın yazımı 17/12/2012 tarihinde tamamlanmıştır. Antalya Ağır Ceza Mahkemesince yargılama dosyası, temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına 20/2/2013 tarihinde gönderilmiştir. Başvurucu, 22/4/2013 tarihli dilekçesiyle, müdafiinin temyiz dilekçesinden (§ 15) bağımsız olarak ayrıca temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesi henüz sonuçlanmamıştır. B. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun’un “Tutuklama nedenleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;… Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),… (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) … yağma (madde 148, 149),…(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” 5271 sayılı Kanun’un “Tutuklulukta geçecek süre” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”