8. Hukuk Dairesi 2021/12107 E. , 2023/3762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/3 E., 2019/11 K. DAVA TARİHİ : 18.01.2006 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul
**8. Hukuk Dairesi 2021/12107 E. , 2023/3762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/3 E., 2019/11 K. DAVA TARİHİ : 18.01.2006 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamında İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2014 tarihli ve 2013/98 Esas, 2014/111 Karar ... kararına karşı asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen temyize konu kararla ise asli müdahil Orman İdaresi aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalı Hazine vekilinin ise temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 3, 104 ada 4, 135 ada 7, 139 ada 1, 142 ada 137, 140, 141, 144 ve 157 ada 1 parsel ... taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından bahisle, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir. 2. Davacılar vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazların davacıların murisleri ...'dan davacılara intikal ettiğini, davacıların dava konusu taşınmazlar üzerinde eklemeli olarak 20 yılı aşacak şekilde zilyetliğinin bulunduğunu, davacılar lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, dava konusu yapılan taşınmazların davacılar ve diğer mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. 3. Dava konusu taşınmazlar hakkında 30.09.2009 tarihinde kadastro tespit tutanağı düzenlenmesi nedeni ile ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 27 nci maddesi uyarınca dosya ... Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. 4. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 02.02.2007 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; tüm mirasçıların dava açmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanma şartlarının oluşmadığını açıklayarak, davanın reddi ile 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713/6 ncı maddesi gereğince dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. 2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. 3. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2014 tarih ve 2013/98 Esas, 2014/111 Karar ... kararı ile, davacı ...'ın dava konusu yapılan ... Mevkii, ... Mevkii, ... Mevkii, ... Mevkii, ... Mevkii, ... Mevkiinde bulunan taşınmazlar ile samanhane olarak belirtilen taşınmaza yönelik talebi yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 135 ada 7 parsel, 139 ada 1 parsel, 142 ada 137 parsel, 142 ada 140 parsel, 142 ada 141 parsel, 142 ada 144 parsel ... taşınmazların ...'ın mirasçıları adına belirtilen miras payları oranında tespit ve tesciline, ... ili ... ilçesi ... köyü 103 ada 3 parsel ve 104 ada 32 parsel ... taşınmazların feragat beyanı dikkate alınarak ...'ın mirasçıları adına belirtilen miras payları oranında tespit ve tesciline, ... ili ... ilçesi ... köyü 157 ada 1 parsel ... taşınmazın samanlık ve arsa vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan taşörgü çatılı samanlığın feragat beyanı dikkate alınarak ...'ın mirasçılarına ait olduğunun 3402 ... Kanun'un 19/2 inci maddesi gereğince tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.09.2014 tarih ve 2013/98 Esas, 2014/111 Karar ... kararı, davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.11.2017 tarih ve 2016/14011 Esas, 2017/9114 Karar ... ilamıyla; "asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davalı Hazine yönünden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliiğine" değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarih ve 2018/3 Esas, 2019/11 Karar ... kararı ile, dava konusu taşınmazların davacıların murisi ... ve onun mirasçıları tarafından yirmi yılı aşkın bir süredir ekilip biçildiği, taşınmazların mirasçılar arasında paylaşılmadığı, zilyetlik ile kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacı ...'ın dava konusu yapılan taşınmazlara ilişkin kardeşleri ... ... ... ve ... ...'ın çocukları lehine feragatte bulunduğu dikkate alınarak, davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi 135 ada 7 parsel, 139 ada 1 parsel, 142 ada 137 parsel, 142 ada 140 parsel, 142 ada 141 parsel, 142 ada 144 parsel ... taşınmazların ...'ın mirasçıları adına belirtilen miras payları oranında tespit ve tesciline, ... ili ... ilçesi 103 ada 3 parsel ve 104 ada 32 parsel ... taşınmazların feragat beyanı dikkate alınarak ...'ın mirasçıları adına belirtilen miras payları oranında tespit ve tesciline, ... ili ... ilçesi 157 ada 1 nolu 157 ada 1 parsel ... taşınmazın samanlık ve arsa vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan taşörgü çatılı samanlığın feragat beyanı dikkate alınarak ...'ın mirasçılarına ait olduğunun 3402 ... Kanun'un 19/2 nci maddesi gereğince tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, karşı davalı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olsa dahi zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar yararına gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazların değerinin usulüne uygun şekilde hesaplanmadığını, yapılan araştırmaların ise karar vermeye yeterli olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, zilyetliğe dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri ile 4721 ... Kanun'un 713/1 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Asli müdahil Orman İdaresinin temyiz talebinin incelenmesinde; Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamında, asli müdahil Orman İdaresinin, İlk Derece Mahkemesinin önceki 08.09.2014 tarih ve 2013/98 Esas, 2014/111 Karar ... kararına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildiği ve İlk Derece Mahkemesince verilen temyize konu bu kararla asli müdahil Orman İdaresi aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Oysa ki, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında, dava konusu taşınmazlara ilişkin en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ile varsa amenajman planı bulunduğu yerlerden getirtilip, bilirkişi marifetiyle çekişmeli taşınmazlara uygulanarak, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün, varsa ağaçların cinsinin, yaşının, sayısının, kapalılık durumunun, sınırda bulunan derenin, taşınmazın kullanım durumunun, taşınmazların imar ve ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve ne zaman tamamlandığının, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi ve yine jeolog bilirkişisinden alınacak rapor ile taşınmazların öncesinde dere yatağı olup olmadığı, dere yatağının yatak değiştirmesi sonucu oluşup oluşmadığı, derenin etki alanında bulunup bulunmadığı ve dereden kazanılıp kazanılmadığı hususlarının ortaya konulması gereğine işaret edilmiştir. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamında değinildiği şekilde 1947 ve 1990 tarihli hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazların kullanım durumunu tespit edecek nitelikte bir bilirkişi incelemesi yapılmamış, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden alınan raporda yalnızca hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazların gösterilmesi ile yetinilmiştir. Diğer yandan jeolog bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, 142 ada 137, 140 ve 141 ... parsel ... taşınmazların güney kesiminde kalan parçalarının bir kısmının öncesinde dere yatağı olduğu, belirtilen parsellerin güneyde kalan bölgelerinin derenin alüvyon sahasında kaldığını, dere yatağına yapılan ıslah çalışmalarıyla güncel durum itibariyle taşınmazların aktif olarak dere yatağında bulunmadığı belirtildiği halde, bilirkişi raporuna tespit tarihinden 20 yıl öncesinde dere ile dava konusu taşınmazların birlikte konumunu gösterir herhangi bir belge veya kayıt eklenmediğinden, bu haliyle dereden kazanım olup olmadığı ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda yeterli araştırma yapıldığını söyleme imkanı bulunmamaktadır. 3. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi İlk Derece Mahkemesince öncelikle, taşınmazların bulunduğu yerde DSİ tarafından dere ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı sorularak var ise buna ilişkin bilgi ve belgeler ile çekişmeli taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere ait) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, ziraat mühendisi bilirkişi, 3 kişilik jeolog bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişilerden, dava konusu taşınmazların önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğu, evveliyatında dere yatağı niteliğinde olup olmadıkları, bu nitelikteki yerlerden ise ne zaman dere etkisinden kurtuldukları, taşkına maruz kalıp kalmadıkları, taşınmazların evveliyatı dere yatağı ya da imar ihyaya muhtaç diğer yerlerden ise imar ihyanın ne zaman başlayıp hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı, varsa kimden kime ve nasıl geçtiği, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, çekişmeli taşınmazların önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, tarımsal faaliyete konu edilip edilmediğini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, evveliyatı itibarıyla imar ihyaya muhtaç yerlerden olmaları halinde imar ihya işlemlerinin hangi tarihte tamamlandığını, üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığını, hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların toprak yapısını, eğimini ve bitki örtüsünü açıklayan, taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir şekilde çekilmiş ve üzerinde taşınmazın sınırlarının kabaca işaretlendiği fotoğraflarının eklendiği, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeolog bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, evveliyatında dere yatağı niteliğinde olup olmadıklarını, bu nitelikteki yerlerden iseler bu özelliklerini yitirip yitirmediklerini, ıslah çalışmalarının ne zaman ve kim tarafından yapıldığı, hangi tarihte imar ve ihyaya konu edildiklerini, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıklarını açıklayan, önceki jeolog raporunu irdeleyerek ve mevcut eksiklikleri giderir mahiyette rapor düzenlemeleri istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine, yukarıda belirtilen uydu fotoğrafları ile dosyada mevcut ve yukarıda belirtilen tarihlere ilişkin hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, evveliyatında dere yatağı niteliğinde olup olmadıklarını, bu nitelikteki yerlerden ise ne zaman dere etkisinden kurtulduklarını, halen dere etkisinde bulunup bulunmadıklarını, taşınmazların evveliyatı dere yatağı ya da imar ihyaya muhtaç diğer yerlerden ise imar ihyanın ne zaman başlayıp hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli ve ayrıca dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı ve bundan sonra zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir. 4. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.