T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1017 KARAR NO : 2025/1031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.06.2023 NUMARASI : 2022/869 Esas 2023/437 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.09.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1017 KARAR NO : 2025/1031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.06.2023 NUMARASI : 2022/869 Esas 2023/437 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23.09.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 23.10.2021 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'un idaresindeki davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonun karayolu şeridine park hâlinde bulunduğu esnada ...'in idaresindeki ... plakalı aracı ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının kızları olan destek ...'in vefat ettiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/220532 soruşturma sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.02.2022 tarihli raporda, müteveffa sürücü ...'in tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların kusuru bulunmadığını, İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden yeniden rapor alınması gerektiğini, davacıların müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kaldıklarını belirterek belirsiz alacak olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 50,00 TL, baba ... için 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müteveffa sürücünün aracı ile Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Bulvarı üzerinden Ümitköy istikametine orta şeritte seyir hâlinde iken önündeki aracın sağına geçmesi ile seyir hızıyla yol üzerinde duraklama ve park yapılmaz levhasının bulunmadığı sağ şeritte duraklama hâlinde olan davalı sürücü ... idaresindeki ... plâkalı kamyona arka kısmından çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının gerçekleştiğini, trafik kaza tespit tutanağında ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/220532Hz soruşturma dosyasında alınan raporda davalı araç sürücüsüne atfedilecek kusur bulunmadığının tespit edildiğini ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazanının nedeninin müteveffanın çok yüksek bir süratle aniden önündeki aracın sağına doğru şerit değirmesi olduğunu, davalıların kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını ve davacıların müteveffanın bakmakla yükümlü olduğu kişilerden olmadığını ve bakıma muhtaç olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri için müteveffanın davacıların desteği olduğunu ispat etmeleri gerektiğini, davacıların avans faiz talep etmelerinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporlar ile de paralellik arz eden Karayolları Fen Heyetinden emekli Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen rapora göre, müteveffa sürücü ...'in gündüz vakti, hava ve görüşün açık bulunduğu kesimde bölünmüş yolda seyri sırasında ön ilerisinde sağ şerit üzerinde, dörtlü ikaz ışıkları yanar vaziyette duraklamış olan kamyonu fark ettiği an etkili fren tedbirine başvurmamakla, mahal şartlarına göre yüksek bir hızla dikkatsiz ve tedbirsizce geldiği olay yerinde sağ şerit üzerinde duraklamış olan dörtlü ikaz ışıkları yanar vaziyetteki kamyonun arka kesimine, mevcut seyir hızı ile frensiz şekilde çarpmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (b) bendi hükmüne aykırı davranarak, aynı Kanun’un 84. Maddesinde belirtilen asli kusurlu hallerden arkadan çarpmakla meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunduğu, davalı sigorta şirketi ile diğer davalı sürücü ve karşı araç malikinin KTK ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları uyarınca hukuki sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna itirazları değerlendirilmeden ve yeniden rapor alınmadan hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporunda, kamera kaydına göre inceleme yapıldığını ve kazanın meydana geldiği No:102 önünde "Duraklama ve park yapılmaz" levhasının olduğunun ve No:102 önünde sağ şeritte ... sevk ve idaresindeki aracın duraklama hâlinde olduğunun belirtildiğini, aracın ikaz ışıklarını yakmış olmasının "Duraklama ve park yapılmaz" levhasının geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını, olayın incelendiği kısımda bahse konu levhadan bahsedildiği hâlde sonuç kısmında bu hususa değinilmediği gibi, davalı sürücünün savcılık soruşturmasındaki ifadesi ile, kamyonun şeritte duraklamadığını, kamyonu şeride park ettiğinin sabit olduğunu, Lahana isimli iş yerinin önünde park yeri olmasına rağmen davalı sürücünün aracını park yerine değil, karayolu şeridine park ettiğini, Karayolları Trafik Kanununun 62.maddesine göre, kamyonun yerleşim yeri içinde yolda şerit üzerine park etmesinin yasak olduğunu, ayrıca savcılık soruşturmasında alınan Adli Tıp raporunda çarpma noktasına 6.5 metre mesafade yaya geçidi levhasının bulunduğunun belirtildiğini, buna göre de Karayolları Trafik Kanununun 60/1-h maddesi uyarınca park ve duraklama yasağı olmasına ve davalı sürücünün asli kusurlu olmasına rağmen olayın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtilmesinin ve dosya kapsamında kamyon sürücüsünün sürücü belgesinin kamyon kullanmaya yeterli olmaması sebebiyle kesilen trafik cezalarının yer aldığını, bu hususun da raporda değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, Adli Tıp raporunda müteveffa sürücünün hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı belirtilerek kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, hız tespitinin yapılmadığını, kamyonun arkadan araç girmesini önleyici arka koruma donanımının olmamasının da kusur olarak değerlendirilmediğini, ayrıca Adli Tıp raporunda çarpma noktasına 6.5 metre mesafade yaya geçidi levhasının bulunduğunun belirtilmesine rağmen kaza tespit tutanağında bahse konu durumun belirtilmemesinin çelişki yarattığını belirterek yeniden kusur raporu alınmadan hükme esas alınamayacak raporla hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araca davacıların desteği idaresinde bulunan aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların kızı sürücü ...'in vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Karayolları Fen Heyetinden emekli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 11.04.2023 tarihli rapora ve savcılık soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.02.2022 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu davalıların destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, 23.10.2021 tarihinli kaza tespit tutanağına göre, müteveffa ... idaresindeki ... plâkalı aracı ile seyir hâlinde iken duraklama hâlinde olan ... plâkalı kamyona şerit izleme ve değiştirme ve aracın hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyma kurallarına riayet etmeyerek çarpması neticesinde meydana gelen kazada ...'in 2918 sayılı Kanun'un 56/1-a-b maddeleri kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/220532 soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.02.2022 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 16.03.2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine Ankara 7.Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli, 2022/6443 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında Karayolları Fen Heyetinden emekli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 11.04.2023 tarihli raporda, müteveffa ...'in yönetimindeki araç ile gündüz vakti, hava ve görüşün açık bulunduğu kesimde bölünmüş yolda seyri sırasında ön ilerisinde sağ şerit üzerinde dörtlü ikaz ışıkları yanar vaziyette duraklamış olan kamyonu fark ettiği an etkili fren tedbirine başvurmayarak mahal şartlarına göre yüksek bir hızla kamyonun arka kesimine çarpması sonucunda meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'un, yönetimindeki kamyon ile bölünmüş yolun sağ şeridini takiben aracın dörtlü ikaz lambalarını yakarak sağ şerit üzerinde durakladığı sırada arkasından gelen sürücü ...'in kullandığı otomobilin arka kesiminden çarpması sonucunda meydana gelen olayda oluşa etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun savcılık dosyasındaki kazanın meydana geliş şekline ilişkin kabule, dosya içeriğine, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olmasında usûl ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.