İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/02/2025 Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalının yapı sahibi ol…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/28 KARAR NO : 2026/304 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2022 NUMARASI : 2020/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/02/2025 Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalının yapı sahibi olarak anılacağını, müvekkilinin ise yapı denetim kuruluşu olarak anılacağını, sözleşmenin 7 nolu maddesi gereğince yapı sahibinin görev ve sorumluluklarının düzenlendiğini, yapı sahibinin yapı denetimi hizmet bedeli taksitlerini zamanında ödemekle yükümlü olduğunu, davalının yapı sahibi olarak ödenmesi gereken taksitleri zamanında ödemediğini, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı yapı sahiplerine ait taşınmaz için bedelini alamadığı için yapı ruhsatını ilgili daireden aldığını, müvekkilinin vermiş olduğu hizmetin bedelini alamadığını, davalıya noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı borçlu aleyhine Adana 14.İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında imzalandığı iddia edilen 05/06/2015 ve 06/11/2015 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkili ile müvekkilini sorumlu tutacak tam imzalanmış bir sözleşmenin de bulunmadığını, sözleşmenin 5.maddesinde sözleşme yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında aktedilir şeklindeki açık ve emredici düzenlemesine aykırı olarak müteahhit ile yapıldığını, yapım işini üstlenmiş bulunan müteahhidin yapı sahibi veya yapı sahibinin vekili olamayacağının açık olduğunu, davacı ile yapı denetim hizmet sözleşmesinin akdedilemeyeceğinin anlaşıldığını, davaya konu arsada yapılan inşaata ilişkin arsa sahipleri ile noterde düzenleme şeklinde yapılan taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olduğunu ve bu sözleşme uyarınca yapı denetim hizmet bedelinin müvekkili tarafından karşılanmasının öngörülmediğini, müvekkilinin ilgili yapının sahibi olmak suretiyle hak sahibi olduğu tarihin 18/12/2015 olduğunu, oysaki dosyaya sunulan sözleşme tarihlerinin 05/06/2015 ve 06/11/2015 olduğunu, yapı denetim sözleşmelerinin müvekkilinin yapı sahibi olmasından önceki tarihli olduğunu, denetim sözleşmesinin geçerli olması halinde ise yapı denetim hizmet sözleşmesine göre müvekkilinin sözleşme tarihi itibari ile yapı sahibi olduğu kısım kadar sorumluluğunun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " davalı tarafça yapı denetim kanunu gereğince yapı denetim sözleşmesinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilebileceği, davalının müteahhit olduğu ve sözleşmeyi düzenleme yetkisi bulunmadığı, bu bakımdan sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürülmüş ise de, davalının sözleşme yapılırken malik sıfatına haiz olmadığı, ancak bu sözleşmenin yapı sahipleri ile yapılacağını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, davalının tacir olduğu basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda bulunduğu, nitekim davalının hizmeti aldığı, sonrasında iş bitince sözleşmenin geçersizliğini ileri sürdüğü, bu aşamaya kadar davalının verilen hizmete bu açıdan itirazının bulunmadığı, verildiği sabit olan ve benimsenen hizmet karşılığının sırf şekli sebeplere dayalı ödenmemesinin ileri sürülmesinin objektif iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığı, Yapı Denetim Yasası’nın 2. Maddesi gereğince, ” yapı sahibi yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemeyeceği “ hükmü gereği, yapı sahibi anlaşma yaptığı müteahhidi vekil tayin edemez ise de, ortada davacı tarafından verilmiş bir hizmet bulunduğu, davalının iddiasının açıklanan nedenlerle TMK 2 gereği iyiniyet ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı, kaldı ki geçersiz bir sözleşme nedeniyle bir tarafın karşı taraftan aldığı şeyin, kendisi yönünden sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, dolayısıyla, geçersiz sözleşmenin taraflarının sadece ve ancak, o geçersiz sözleşme nedeniyle birbirlerine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak geri isteme hakkına sahip olduğu gözetilerek açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davalıdan 110.952,51.TL alacağının olduğu, 21/02/2018 tarihli yapı kredi dekontu ile davalı tarafça 50.000,00.TL ödeme yapıldığının sabit olduğu, bu miktarın mahsubu ile davacının davalıdan 60.952,51.TL alacağının bulunduğu ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından davanın kısman kabulü ile icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine " şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirket 18/12/2015 tarihinde ilgili yapının sahibi olduğunu, dosyaya sunulan yapı denetim sözleşmelerinin müvekkilinin yapı sahibi olmasından önceki tarih olduğunu, davaya konu olan yapı denetim hizmet sözleşmesinde müvekkilinin yapı sahibi olmasından sonraki denetim bedellerinden sorumlu olacağı kabul edilse dahi bilirkişi raporunun sonuç kısmında yapılan hesaplamalar yanlış yapılmış olduğunu, anılan bilirkişi raporunda, yapı denetim sözleşmesinin tarihi ile yapı sahibi olunan kısmı kadar 56.737,07.TL sorumlu olunacağı ve bu miktarın 50.000,00.TL'sinin 21/02/2018 tarihinde yatırıldığının belirtildiği, müvekkilinin yapı sahibi olmasından önce yapı denetim sözleşmesinin başlangıç tarihi itibariyle hesaplanan borç miktarı olan 110.952,51.TL'nin tamamından sorumlu olunacağı ve ödenen 50.000,00.TL'nin bu miktardan düşürülerek kalan borcun 60.952,51.TL olduğu şeklinde hatalı bir rapor oluşturulduğunu, itirazın iptali davalarında nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, davada reddedilen kısmı değeri 124.734,06.TL olduğunu, müvekkili lehine hesaplanan tutarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı hesaplama yapılarak eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, taraflar arasında Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmedeki tüm edimlerin yerine getirildiği, ancak, sözleşmede yapı sahibi olarak anılacak olan davalının, yapılan ihtara rağmen yapı denetimi hizmet bedelini zamanında ödemediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, sözleşmenin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında yapılacağına dair sözleşmedeki açık ve emredici düzenlemeye aykırı olarak, sözleşmenin müteahhit ile yapıldığını, müteahhidin yapı sahibi veya yapı sahibinin vekili olmadığını, yapılan inşaata ilişkin arsa sahipleri ile noterde yapılan taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olup, bu sözleşmede de yapı denetim hizmet bedelinin taraflarınca ödeneceğinin belirtilmediğini,18/12/2015 tarihinde yapı sahibi olduğunu, ancak, davacı tarafından sunulan sözleşmelerin, bu tarihten önce, 05/06/2015 ve 06/11/2015 tarihinde yapıldığını, sözleşmelerin geçerli olması halinde, ancak yapı sahibi olduğu kısım kadar sorumluluğunun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK.'nun 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 14. İcra Müdürlüğü'ne ait 2020/... sayılı dosyada başlatılan takibin dayanağının, yapı denetim ücreti alacağı olarak belirtildiği, davacı tarafından, taraflar arasında imzalanan Yapı Denetim Sözleşmesindeki tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen, davalının hizmet bedelini ödemediğinin iddia edildiği, davalının ise, 05/06/2015 ve 06/11/2015 tarihli sözleşmelerin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında yapılması gerekirken, müteahhit ile yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduklarını, aksi halde, sözleşmelerden sonra 18/12/2015 tarihinde yapı sahibi olunduğundan, bu tarih sonrasındaki kısım kadar sorumluluğunun olabileceğini savunduğu, taraflar arasında, Adana İli, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki yapı için 05/06/2015 ve 06/11/2015 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu'nun 2. maddesinde, yapı denetim hizmetinin, yapı denetim kuruluşları ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği, yapı sahibinin, yapım işi için anlaşma yaptığı müteahhidini vekil tayin edemeyeceği yönünde hüküm bulunduğu, davalının, davaya esas teşkil eden sözleşme tarihlerinde yapı sahibi olmayıp, müteahhit olduğu, davalı tarafından sözleşmelerin geçersiz olduğu savunulmuş ise de, davalının sözleşmenin yapı sahipleri ile yapılacağını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, davalının tacir olup, basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda bulunduğu, davalının sözleşmede yer alan hizmeti aldığı, sonrasında iş bitince sözleşmenin geçersizliğini ileri sürdüğü, davalının verilen hizmete karşı bir itirazının bulunmadığı, verildiği sabit olan ve benimsenen hizmet karşılığının sırf şekli sebeplere dayalı ödenmemesinin ileri sürülmesinin objektif iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığı, davalının savunmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak geri isteme hakkına sahip oldukları, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi rapor ve ek rapora göre, davacının davalıdan 110.952,51.TL hak ediş alacağının olduğu, davalı tarafından 21/02/2018 tarihinde davacıya 50.000,00.TL ödeme yapıldığı, bu miktarın mahsubu ile davacının davalıdan 60.952,51.TL alacağının bulunduğu, ilk derece mahkemesince bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun ise de, mahkemece, kısmen kabulüne karar verilen davada, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi dikkate alınarak reddedilen (124.734,96.TL) kısım yönünden, davalı lehine (19.710,24.TL) nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinde haklı olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3)-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)- Davanın KISMEN KABULÜNE, b)-Davalının Adana 14. İcra Dairesi'nin 2020/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 60.952,51.TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle aynen DEVAMINA, c)-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 12.190,50.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, d)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 4.163,66.TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.384,88.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.778,78.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, e)-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar, 2022/... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise mahsubuna, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar, 2022/... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise mahsubuna, f)-Davacı tarafından peşin olarak ödenen 2.384,88.TL harcın davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, g)-Davacı tarafından yapılan 2.408,60.TL yargılama giderinin davada kabul/red oranına göre hesaplanan 790,30.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan masrafın davacının kendi üzerine bırakılmasına, h)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden kazanılmış haklar ve aleyhe bozma yasağı göz önüne alınarak hesaplanan 9.752,40.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ı)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, i)-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 511,68.TL'sinin davalıdan, kalan 808,32.TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, j)-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden, 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.041,00.TL peşin harcın istek halinde davalıya İADESİNE, 2)-6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 105,50.TL posta gideri olmak üzere toplam 326,20.TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 5)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 16/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır