Başvurucu, 19/1/2009 tarihinden beri tutuklu olması nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının ve yargılamadaki usul hataları nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, 19/1/2009 tarihinden beri tutuklu olması nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının ve yargılamadaki usul hataları nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 10/2/2014 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler giderilmiş ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonu, 31/3/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar vermiştir. Bölüm, 29/5/2014 kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemenin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvurucu adli yardım talebinde bulunmuş, 31/3/2014 tarihinde Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurucunun yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olması nedeniyle adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 29/5/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, 30/6/2014 tarihinde daha önceki görüşlerine atıfta bulunarak başvuruya ilişkin ayrıca görüş sunmaya gerek görülmediğini bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, tasarlayarak öldürme" suçlarından dolayı 19/1/2009 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince tutuklanmış ve hakkında 2/2/2009 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının E.2009/126 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, E.2009/19 sayılı dosya kapsamında 3/9/2009 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. 15/12/2009 tarihindeki celsede ve devamında yapılan 16 celsede Mahkeme başvurucunun tutukluluk hâlinin devamı yönünde karar vermiştir. Başvurucunun, 14/1/2014 tarihli duruşmada tahliye talebi, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince "... atılı suçu işledikleri hususunda olay tutanağı, otopsi raporu, cep telefonu inceleme tutanakları, bir kısım sanıkların tüm aşamalardaki diğer sanıklar hakkındaki ifade ve savunma içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular bulunması, suçun niteliği, delil durumu, atılı suçun 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/ maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, tutuklama tarihleri ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesindeki şartların devam etmesine Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddedeki tutukluluk süresinin iki kat uygulanacağına dair hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesine rağmen henüz yürürlüğe girmemiş olması, ayrıca sanıklara birden fazla Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren suçun isnat edilmesine binaen ..." gerekçesiyle reddedilmiş ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itirazı değerlendiren İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 11/2/2014 tarih ve Değişik İş 2014/194 sayılı kararı ile verilen kararda bir isabetsizlik olmadığından itirazın reddine karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 10/3/2014 tarih ve E.2009/1, K.2014/255 sayılı kararıyla “06/03/2004 tarihinde Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren "6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Maddesi uyarınca", Terörle Mücadele Kanunun Maddesi gereğince görevlendirilen mahkememizin kapatıldığı, aynı kanun hükmü uyarınca mahkememize ait dosyaların görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkememize ait yukarıda esas numarası yazılı dava dosya bakımından görevli ve yetkili mahkemenin (İstanbul Nöbetçi) Ağır Ceza Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin bu dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine” karar verilmiştir. Dosya halen derdesttir. Bireysel başvuru ise, 10/2/2014 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.”