Ceza Genel Kurulu 2016/137 E. , 2017/19 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 26.12.2014 Sayısı : 374-439 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın TCK'nun 188/3, 62, 52/2, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.12.2014 gün ve 374-439 sayılı hükmün, sanık ve müdafi…
**Ceza Genel Kurulu 2016/137 E. , 2017/19 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 26.12.2014 Sayısı : 374-439 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın TCK'nun 188/3, 62, 52/2, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.12.2014 gün ve 374-439 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 27.10.2015 gün ve 134-4358 sayı ile; "Olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisinin alınması üzerine, Bayraklı Smyrna meydanı civarında yaya olarak gezdiği öğrenilerek takibe alındığı sırada bir ticari taksiye bindiği görülmüş, bir müddet sonra taksi durdurularak yapılan üst aramasında poşet içerisinde, 297 adet MDMA içerir tabletlerin ele geçirildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25/11/2014 tarih 2013/9-610 esas 2014/512 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK'nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte olup, usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan arama işleminde usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığında arama açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir. Bu nedenle; a) Öncelikle, kolluk tarafından oluşturulan Cumhuriyet savcısıyla yapılan görüşme ve alınan talimatlara, yakalanan şahısların üstlerinin, eşyalarının ve otolarının CMK 116-119. maddeleri gereğince aranmaları için Cumhuriyet savcısının imzasının bulunduğu bir tutanağın olup olmadığının tespiti ile varsa dosya içerisine konulması, b) Böyle bir tutanak yoksa, şüphelilerin üstlerinin ve otolarının aranmasına ilişkin başka bir arama kararı ya da yazılı emir olup olmadığının araştırılıp varsa temini ile dosyaya eklenmesi, c) Oto ve üst aramalarına ilişkin bir arama kararı ya da yazılı emir bulunmaması halinde, yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olup Anayasa'nın 38/6, CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddelerine aykırılık oluşturup hükme esas alınamayacağı, Hususları da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması", isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28.11.2015 gün ve 76526 sayı ile; "...Tartışma konusu sanıktan elde edilen ve suç delili olarak kabul edilerek mahkûmiyete esas alınan uyuşturucu maddenin hukuka uygun bir şekilde elde edilip edilmediğine ilişkindir. Konuya ilişkin mevzuata bakıldığında;