3. Hukuk Dairesi 2025/1415 E. , 2025/5808 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/343 E., 2022/338 K. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendi…
3. Hukuk Dairesi 2025/1415 E. , 2025/5808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/343 E., 2022/338 K. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ilk olarak 15.01.2008 tarihinde sağ dizindeki ağrı nedeniyle davalı hastaneye başvurduğunu, ancak bir dizi tahlil yapılarak eve gönderildiğini, şikayetlerinin devam etmesi üzerine tekrar davalı hastaneye başvurduğunu ve 28.02.2008 tarihinde davalı doktor ... tarafından ameliyat edildiğini, ameliyata rağmen iyileşme olmadığını ve sağ dizinin daha da kötü bir hal aldığını, bunun üzerine .... Devlet Hastanesine yatırıldığını ve tedavisinin bir süre devam ettiğini, ancak olumlu yönde bir değişiklik olmadığını, en son Başkent Üniversitesi .... Uygulama ve Araştırma Hastanesine başvurduğunu, burada yapılan kontrollerde daha önce yanlış ameliyat ve tedavi yapıldığının söylendiğini, artık sağ ayağının aksadığını ve ayağının bir daha düzelmeyecek duruma geldiğini, henüz 39 yaşında olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL maddi tazminatın ile 200.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; tıbbi ve cerrahi tedavinin uygun bir şekilde yapıldığını ve kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.10.2024 tarihli kararıyla; davacıya yapılan ameliyat ve tedavinin doğru olduğu, ameliyattan sonra tam düzelme olamayabileceği, ameliyat sonrası ortaya çıkan kontraktürlerin bu tür ameliyatlardan sonra ortaya çıkabileceği, tıbbi herhangi bir kusur ya da ihmal bulunmadığı, tıbbi müdahale ve ortaya çıkabilecek risk ve komplikasyonlar hakkında davacı tarafa gerekli olan bilgilendirme ve aydınlatmaların yapıldığı ve davacı tarafın bu konuda bilgi sahibi oldukları, davalı hastane çalışanı olan doktorun kusuru ve ihmali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19.01.2017 tarihli ilamıyla; Mahkemece üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli öğretim üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, davacının ameliyatı sonrasında gelişen ve davacının ayağının aksamasıyla sonuçlanan olayda davalı doktora ve hastaneye atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak ve Mahkemece davalı hastanede yapılan ameliyat sırasında davalı doktor tarafından usule uygun aydınlatılmış onam alınıp alınmadığı hususu araştırılıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarının birbirini doğruladığı, davacının davalı doktor tarafından yatışının yapıldığı, hastanın bilgilendirildiği, yazılı onam ve muvafakatin alındığı, rutin tetkik ve hazırlık işlemlerinden sonra ameliyata alındığı, tedavisinin tamamlanarak taburcu edildiği, davacıya konulan tanı ve yapılan ameliyatın tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hastane ve ameliyatı yapan hekime atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekil, temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ Dairenin 04.11.2024 tarihli ilamıyla; taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte, bozmaya uygun olarak alınan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, dosya kapsamında davalılar tarafından sunulan ameliyat öncesi alınan aydınlatılmış onama davacı tarafından itiraz edilmediği, ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağı gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; bozmaya uygun olarak 14.04.2022 tarihli yerel mahkeme duruşmasında üçlü bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına ve bu hususta Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılması kararı verildiğini ancak bu ara kararın uygulanmadığını, ara karar sonrası sadece tek hekimden 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporu aldırıldığını ve hukuki uyuşmazlığı aydınlatmaktan yoksun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, temyiz itirazlarının gerekçesiz reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararı tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra; .... Üniversitesi .... Hastanesinde görevli iki ortopedi ve bir fizik tedavi uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan raporda özetle; daha öncesinden diz cerrahisi ve mükerrer girişim geçirdiği göz önünde bulundurulduğunda hastanın mevcut durumunun davalı hastanede yapılan girişimle bağdaştırılmasının mümkün olmadığının bildirildiği, davacının itirazı üzerine talimat mahkemesi aracılığı ile ortopedi uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 22.05.2022 tarihli raporda, davalıya yapılan ameliyatın doğru olduğu, davalıda oluşan yapışıklıklar ve kordral lezyonlar kronik sinovistin seviyesinde kaynaklanmış olduğu, bunun bir komplikasyon olduğu, davalı doktor ve hastanenin kusuru olmadığı belirtilmiş olup; raporların birbirini teyit eder nitelikte olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezası ile karar düzeltme harcının, karar düzeltme isteyenden mahallinden alınmasına,02.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.