Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/77 E. , 2024/633 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/77 Karar No : 2024/633 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: .... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının, maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine il
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/77 E. , 2024/633 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/77 Karar No : 2024/633 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: .... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının, maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısımlarının onanmasına, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesi'nin 12/01/2022 tarih ve E:2020/5661, K:2022/104 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'ın ... Doğumevi Hastanesinde gerçekleşen doğumu esnasında, doğuma katılan sağlık personelinin yanlış ve ihmali davranışlarıyla sol kolunun sinir sisteminde zedelenmeye sebep oldukları, bu zedelenme sonucu küçüğün sol kolunda sakatlık meydana geldiği, tedavisinin il dışında devam etmesi nedeni ile ailenin maddi ve manevi olarak yıprandığı ileri sürülerek ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 388.301,00 TL) maddi, 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 100.000,00 TL) manevi, ... ve ... için tedavi giderlerine karşılık ayrı ayrı 2.500,00 TL (miktar artırımı ile 25.000,00'er TL) maddi,10.000,00'er TL (miktar artırımı ile 100.000,00'er TL) manevi olmak üzere toplam 10.000,00 TL (miktar artırım ile 438.301,00 TL) maddi, 30.000,00 TL (miktar artırım ile 300.000,00 TL) manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru neticesinde verilen ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığında görevli bir öğretim üyesince hazırlanan mütalaa ve dosya kapsamında bulunan diğer tüm tıbbi bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, doğumun sağlıklı gerçekleştirilmesi için hayati önem arz eden, bebeğin muhtemel kilosunun doğum öncesinde davacı annenin uzun saatler hastanede kalmasına karşılık sağlık personeli tarafından tespitine ilişkin herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı, ailenin bebeğin muhtemel kilosu ve doğumun normal doğum şeklinde gerçekleşmesi halinde olası komplikasyonlar hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediği, doğumun zor doğum olup olmadığı, doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi gerekip gerekmediği gibi pek çok hususun davalı idarece hasta dosyası sunulamadığı için irdelenemediği göz önüne alındığında, gerek hasta dosyasının muhafaza edilmemesi gerekse de davacı çocuğun sol omzunda meydana gelen sinir zedelenmesinin doğumdan sonra ve taburcu edilirken tespit edilememesi nedeniyle sağlık hizmetinin işlemesinde davalı idarece kusurlu davranıldığı kanaatine varıldığı, küçüğün güncel sağlık durumu hakkında Mahkemenin istemi üzerine ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı engelli sağlık kurulu raporuna göre, doğum esnasında sol kolunda meydana gelen sinir zedelenmesi nedeniyle %45 oranında engelli olduğu, engelinin sürekli olduğu, küçüğün iş görememezlikten kaynaklı tazminat miktarı ile tedavi sürecinde yapılan masrafların hesaplanması için dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 27/06/2019 tarihli raporda, davacı ...'ın %45 oranında maluliyeti karşılığı uğradığı maddi zararın 388.301,06 TL olduğunun tespit edildiği, Mahkemelerince, davacılar ... ve ...'ın kızlarının tedavisi süresince yaptıkları tedavi giderlerine (ilaç, ulaşım, konaklama, yeme içme) dair talep ettikleri maddi tazminata ilişkin olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan ve davacılar tarafından yapılan giderlere ait ödeme belgelerinin sunulmasının istenildiği, davacılar tarafından verilen 29/11/2019 tarihli dilekçede, tedavi amacıyla İstanbul iline yapılan gidiş ve gelişlerin tümünün davacı baba ve çocuk için idarece otobüs bileti ücreti olarak karşılandığı, ancak davacı anne için ödeme yapılmadığı, davacı baba ve çocuk için yevmiye olarak 10 güne kadar ödeme yapıldığı ancak anne için ödeme yapılmadığı, yargılama sürecinin uzun sürmesi nedeniyle bazı ödemelerin belgelendirilemediği, bazılarının kaybedildiği, bazıları için ise fatura alınmadığı hususlarının belirtildiği, bu durumda, davacılardan ...'ın davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle %45 oranında sürekli engeline karşılık uğradığı 388.301,06 TL maddi zararın davalı idarece adı geçene ödenmesi gerektiği, hayatın olağan akışında davacı çocuğun tedavisi için ailesi tarafından bir takım harcamaların yapıldığı açık olmakla birlikte, tedavi giderlerini ispat edici herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacıların kendilerine idarece bir takım ödemelerin yapıldığına ilişkin beyanlarının da bulunduğu dikkate alındığında, davacı anne ve babanın ispatlanamayan tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, manevi tazminat istemleri yönünden ise, somut olayda davacılardan ...'ın yaşı, doğumu itibarıyla başlayan ve halen devam eden tedavi süreci ve %45 oranında mevcut engelinin sürekli olduğu, yaşadığı acı ve üzüntünün azalmayıp aksine ilerleyen dönemde (devam eden öğrenim hayatında, akabindeki iş hayatında) artma ihtimalinin de bulunduğu göz önüne alındığında, duyduğu acı ve üzüntüyü bir nebze de olsun rahatlatmak amacıyla olayın oluş şekli, mahiyeti ve etkileri dikkate alınarak davacıların uğradığı manevi zararın karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 388.301,00 TL maddi, ... için 100.000,00 TL ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın dava dilekçesinde talep edilen kısmının dava tarihinden, kalan kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu kararın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısımlarının onanmasına, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. KARAR_DÜZELTME TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, küçüğün tedavisi, bakım ve gözetimi ile refakati için yapılan harcamalara yönelik maddi tazminatın hesaplanmadığı, eksik hüküm kurulduğu, artırılan miktar yönünden ıslah tarihi itibarıyla faiz yürütülmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu yönündeki bozma kararının kaldırılarak düzeltilmesi ve maddi ve manevi tazminat istemlerinin tümünün kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinin davacı küçüğe ait hasta dosyasının ibraz edilememesi olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda da meydana gelen sonucun bir komplikasyon olduğunun tespit edildiği, idarelerine herhangi bir kusur atfedilmediği, olayda ancak ağır hizmet kusurunun bulunması halinde tazmin sorumluluğunun doğacağı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY_TETKİK_HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların karar düzeltme istemi kabul edilerek ve Dairemizce verilen kısmen onama kısmen bozma kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesi'nin 12/01/2022 tarih ve E:2020/5661, K:2022/104 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: A) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine yönelik kısmının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usûl ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen maddi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda; temyizen incelenen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "...388.301,00 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'lik kısmının dava açma tarihi olan 25/01/2007 tarihinden, kalan kısmın ise miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/01/2020 tarihinden..." ibaresinin," ...388.301,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 25/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların esasa ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, maddi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.