1. Hukuk Dairesi 2008/243 E. , 2008/2310 K. "" MAHKEMESİ : MİHALLICÇIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2007 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, miras bırakan M.... B..... toplam 9 adet taşınmazdaki paylarını davalıya satış suretiyle devrettiğini, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan kayıtların iptali ile muris adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında payı oranında adına tescilini…
**1. Hukuk Dairesi 2008/243 E. , 2008/2310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MİHALLICÇIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2007 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, miras bırakan M.... B..... toplam 9 adet taşınmazdaki paylarını davalıya satış suretiyle devrettiğini, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan kayıtların iptali ile muris adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında payı oranında adına tescilini istemiştir. Davalı, taşınmazlardaki payları bedelini ödeyerek satın aldığını, satışın gerçek olduğunu, ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi S..... Y...... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakanın 9 adet taşınmazdaki paylarını 5.4.2004 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.