a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir anadolu anonim türk sigorta şirketi şirket nezdinde ila yılları arası dönem için yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen tarihli ve sayılı vergi tekniği raporunda özetle munzam sandık vakfının sayılı kanun un geçici maddesine göre kurulmadığı şirkete ait geçici maddeye göre kurulan başka bir sandığın bulunduğu dolayısıyla munzam sandığın bu sandığın sağladığı haklara ek haklar sağladığı ve bu sebepl
a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir anadolu anonim türk sigorta şirketi şirket nezdinde ila yılları arası dönem için yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen tarihli ve sayılı vergi tekniği raporunda özetle munzam sandık vakfının sayılı kanun un geçici maddesine göre kurulmadığı şirkete ait geçici maddeye göre kurulan başka bir sandığın bulunduğu dolayısıyla munzam sandığın bu sandığın sağladığı haklara ek haklar sağladığı ve bu sebeple özel sigorta fonksiyonu gördüğü munzam sandığın ana finansman kaynağının çalışanlardan ve şirketten sağlanan katkı payları olduğu dolayısıyla vakıf tarafından çalışanlara sağlanan menfaatlerin bir kısmının şirket tarafından finanse edildiği bu yönüyle şirket katkı payının işçilere sağlanan menfaatlere ilişkin işveren payı olarak algılanması gerektiği şirket katkı payının hesabında çalışanların emekliliğe esas maaş ve ikramiye paylarının dikkate alındığı ve bundaki amacın her bir çalışanın elde edeceği menfaatin net tutarını belirlemek olduğu şirket katkı payı ödemelerinden esas yararlananın çalışanlar olduğu munzam sandığın sadece buna aracılık ettiği gerekçeleriyle vakfa başvurucu şirket tarafından yapılan ödemelerin ücret mahiyetinde olduğu ve bu ödemelerin tarihli ve sayılı gelir vergisi kanununun maddesinde yazılı şartları taşımaması nedeniyle ücret matrahından indirilemeyeceği sonucuna varılarak bu ödemeler üzerinden gelir vergisi kesilerek beyan edilip ödenmediği gerekçesiyle cezalı gelir vergisi tarhiyatları ve bu katılım payları ödemelere ilişkin belgelerde gösterilmediğinden damga vergisi matrahının eksik hesaplandığı gerekçesiyle de cezalı damga vergisi tarhiyatları yapılarak şirketin başvurucuların da içinde bulunduğu muhtelif şubelerine tebliğ edilmiştir şirket tarafından muhtelif şubeleri adına bu tarhiyatlara karşı vakfa ödenen katkı paylarının ücret sayılamayacağı iddiasıyla ekli tablonun e sütununda gösterilen vergi mahkemelerinde davalar açılmış ve bu davalar reddedilmiştir davayı reddeden mahkemelerce verilen kararlara ilişkin gerekçelerin ilgili kısımları şöyledir uyuşmazlıkta munzam sandığa davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin çalışan sayısı aldığı maaş ve diğer unsurların dikkate alınarak belli oranda hesaplandığı bu ödemelere ilişkin belge bilgi ve kayıtların personel bazında tutularak muhafaza edildiğinin rapor eki tutanakta açıkça belirtildiği çalışan personelin yükselmesine bağlı olarak şirket tarafından vakfa ödenen tutarın değiştiği yapılan bu ödemeler karşılığında sadece çalışanlara özgü olmak üzere çalışan için ödenen prim sayısı dikkate alınarak borç vermek ölüm aylığı ve emeklilik aylığı bağlamak veya toplu ödeme yapmak gibi bir takım menfaatlerin sağlandığı hususları dikkate alındığında şirket tarafından doğrudan ödenen ücrete ek olarak kendisine hizmet akdiyle bağlı çalışanlarına menfaat temin etmek üzere bizatihi davacı şirket tarafından kurulan sandık aracı kılınarak işverenin tek taraflı iradesi ile sağlanan bu menfaatlerin ücret olduğunun kabulü gerekmektedir başvuru numarası karar tarihi ödemenin şirket tarafından vakfın kurulması esnasında düzenlenen vakıf senedinde bir yükümlülük olarak öngörülmüş olması ödenen paranın çalışanlara bir maddi menfaat olarak yansıtıldığı gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır her ne kadar davacı vekili tarafından vakıf ile menfaat sağlanan kişi arasında bü ilişkisi bulunmadığı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde çalışan kişinin bir hak iddia edemeyeceği ancak sadece vakfın şirkete yöneleceği ücrette hukuki olarak tasarruf edebilmenin şart olduğu bu yönde danıştay kararları ve maliye bakanlığı özelgesi bulunduğu bu nedenle ödenen paranın ücret tanımına girmediği iddia edilmiş ise de söz konusu vakfın kendisine hizmet akdiyle bağlı çalışanlarına menfaat temin etmek üzere bizatihi davacı şirket tarafından kurulan bir aracı konumunda bulunduğu ilişkisinin şirket ile çalışan arasında bir ilişki olduğu vakfın görevinin şirketin ödediği tutarı belli şartlar altında çalışan kişiye ödemekten ibaret olduğu iç ilişkide şirketin sorumluluğunun işçiye değil vakfa ait olmasının bu gerçeği değiştirmeyeceği şirket tarafından ödenen tutarın anlık olarak işçinin tasarrufuna amade kılınmamasının yasal bir zorunluluktan değil özel hukuk tasarrufu niteliğinde olan vakıf senedinden kaynaklandığı ve vergiyi doğuran olayın niteliğini değiştirmeyeceği kaldı ki bu ödemelerin ayrı bir hesapta kişi bazında izlenmesi şartlar gerçekleştiğinde çalışan kişiye ödenmesi davacı şirket tarafından bu ödenen işçi payları üzerinden tevkifat yapılması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde tasarruf imkanının oluştuğunun kabulü gerektiğinden bu yöndeki davacı vekili iddialarına itibar edilmemiştir bu durumda davacı tarafından anadolu anonim türk sigorta aş mensupları dayanışma vakfına vakıf senedi uyarınca ödenen şirket katılım payının şirket çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olduğu ve gelir vergisi kanunu inci maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığının kabulü ile vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği sonucuna varıldığından davacı şirketin akdeniz bölge müdürlüğü adına düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden yapılan vergi cezalı gelir stopaj vergisi ve damga vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır il mahkemelerin kararlarına karşı başvurucular tarafından ekli tablonun f sütununda belirtilen mercilere itiraz temyiz ve karar düzeltme talebinde bulunulmuş ancak söz konusu talepler reddedilmiştir yargılama süreçlerini sona erdiren kararlar başvuruculara ekli tablonun b sütununda belirtilen tarihlerde tebliğ edilmiş başvurucular da yine ekli tablonun c sütununda belirtilen tarihlerde anayasa mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır b hukuk türkiye bankası aş b no türkiye bankası aş b iv