3. Hukuk Dairesi 2014/13337 E. , 2014/12677 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 16. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2013 NUMARASI : 2012/252-2013/256 Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının özel a…
**3. Hukuk Dairesi 2014/13337 E. , 2014/12677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 16. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2013 NUMARASI : 2012/252-2013/256 Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının özel akşam lisesine gittiğini, annesi ile kaldığını, davalı babasının diş hekimi olduğunu, refah içinde yaşadığını, davacı ile ilgilenmediğini belirterek aylık 2.500.00.- TL yardım nafakasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının nafaka alabilmek için akşam lisesine gittiğini, çalışabilecek durumda olduğunu, davacının davalının evindeki bilgisayarı kırdığını, iki cep telefonunu da aldığını, hakkında takipsizlik kararı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının davalıya karşı işlediği iddia edilen hakaret ve tehdit suçlarından yargılandığı, akşam okuluna gittiğinden çalışabileceği, davacının talebinin hakkın kötüye kullanılması olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK.'nun 328/1.maddesinde; "çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler", TMK.'nun 364/1.maddesinde; "herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür", TMK.'nun 365/2 maddesinde; "dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir" düzenlemeleri yer almaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 07.06.1998 tarih, 1998/656 E; 688 K.sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği..." vurgulanmıştır. Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.