Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/7129 E. , 2024/5638 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7129 Karar No : 2024/5638 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :...'ı temsilen ... Birliği Sendikası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak İl…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/7129 E. , 2024/5638 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7129 Karar No : 2024/5638 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :...'ı temsilen ... Birliği Sendikası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak İli, Silopi Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli çevre mühendisi olarak görev yapan davacının, hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının çalıştığı 1. derece mühendislik kadrosunda işlemin tesisinden önce ve sonra boş kadronun bulunduğu, davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı hususu; davalı idarece hukuken kabul edilebilir bir şekilde net olarak ortaya konulamadığı gibi, görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna yönelik bir tespitin de bulunmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Belediyenin, norm kadro cetvellerini ilgili kanuni sınırlara bağlı olarak kendi ihtiyaçlarına göre belirlediği, personelin işe alımı ya da sözleşmesinin feshinin, salt boş kadroya göre yapılamayacağı, alım konusunda teknik olarak boş bir kadronun olması zorunlu ise de sözleşme yenilenmemesi hususunda ilgili kadronun kapatılmasının gerekmediği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu karar, hükmedilen parasal haklara işletilen yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almaktadır. Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi durumunda, idareye başvuru olması halinde, faizin idareye başvuru tarihinden, başvuru yoksa dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden, 01/01/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasında davacının sözleşmeye dayalı olarak çalışmaya devam ettiği, 02/12/2019 tarihli işlemle sözleşme süresi sonunda 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin davacıya bildirildiği, davanın ise 30/12/2019 tarihinde açıldığı, davacı 31/12/2019 tarihine kadar görevde olduğundan, parasal haklarının kendisine zaten ödendiği, mükerrer ödemeye yol açmamak için temyize konu kararda faizin, hizmet sözleşmesinin 5. maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafı uyarınca hak ediş tarihi olan 01/01/2020 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ibaresinin, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, hak ediş tarihi olan 01/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY Anayasa'nın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4. maddesinin (B) fıkrasında “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin yurtdışı teşkilatlarında istihdam edilecek personel için ayrıca olmak üzere Cumhurbaşkanınca belirleneceği” açıklanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2011 tarih ve E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; "...Anayasa’nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, ..., maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür. Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir. Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir. Dosyanın incelenmesinden; davacının Şırnak ili, Silopi Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli çevre mühendisi olarak görev yapmakta iken, Silopi Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının, davalı idare ile arasında son olarak 01/01/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3. maddesi gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi kapsamında çevre mühendisi olarak hizmetine devam ettiği, davalı idarece; dava konusu işlemden sonra söz konusu alanda yeni bir alımın yapılmadığı, nitekim işlem öncesi mühendislik unvanında 7 kadrodan 1'i boş iken, işlem sonrası güncel durumda 3 kadronun boş bulunduğu, personelin işe alımı ya da sözleşmesinin feshinin, salt boş kadroya göre yapılamayacağı, Belediyenin, norm kadro cetvellerini ilgili kanuni sınırlara bağlı olarak kendi ihtiyaçlarına göre belirlediği, dolayısıyla çevre mühendisi alanında bir personel ihtiyacının bulunmadığının belirtildiği görülmekle, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmaması karşısında, 01/01/2020 tarihi itibarıyla davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyorum.