8. Ceza Dairesi 2019/6624 E. , 2021/1185 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 19. maddesiyle kişi hürriyeti ile güvenliği düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, herkes kişi hürriyetine ve güvenliğine sahiptir. Bu şekildeki 1. fıkrayla kural konulduktan sonra, devam eden fıkralarla kişi hürriyetinin hangi hallerde kısıtlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasayla sağlanan bu korum…
**8. Ceza Dairesi 2019/6624 E. , 2021/1185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 19. maddesiyle kişi hürriyeti ile güvenliği düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, herkes kişi hürriyetine ve güvenliğine sahiptir. Bu şekildeki 1. fıkrayla kural konulduktan sonra, devam eden fıkralarla kişi hürriyetinin hangi hallerde kısıtlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasayla sağlanan bu korumaya paralel olarak da, TCK.nın 109. maddesiyle de, kişi hürriyeti ve güvenliğini ihlal eden davranışlar suç sayılarak hüküm altına alınmıştır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla oluşmaktadır. Örneğin kişinin bir yere kapatılması, bir yerde tutulması veya bir yere götürülmesi veya bir yere gitmekten men olunması fiilleri, bu tanıma göre ceza yaptırımını gerektirmektedir. Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere; Bu suç ile cezalandırılmak istenen husus, bireylerin hareket özgürlüğünün hukuka aykırı biçimde kaldırılması veya sınırlanmasıdır. Suçun maddi unsuru, kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Bu fiil, failin doğrudan doğruya veya dolaylı hareketleriyle ve çeşitli araçlar kullanılarak gerçekleştirebileceği gibi serbest hareketli bir suç olduğundan, bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün kaldırılması neticesini doğurabilecek her türlü hareket ile işlenebilecektir. Madde sadece ''bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak''tan söz edilmiş, fiilin işleniş şekli, yeri, zamanı ve süresi konusunda bir sınırlama getirilmemiştir. Bu nedenle mağdurun bir yere gitme veya kalma özgürlüğünün ihlal edilmesi sonucunun doğması kaydıyla, her zaman her yerde işlenebilir. Fiilin herkesin girebileceği bir yer, özel, kapalı ve açık alanda gerçekleştirilmesini yahut uzun veya kısa süreli olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Suçun oluşması için mutlaka mağdurun bir yere kapatılmış olmasına gerek yoktur, aleni bir yerde tutma veya böyle bir yere götürme halinde dahi diğer unsurların varlığı durumunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşacaktır.(CGK 13.02.2020, 2017/14-827, 2020/100) Hürriyetten yoksun kılma süresi konusunda öğreti de; "Türk Hukukunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma süresinin kısa veya uzun olmasının suça etkisi yoktur. Mağdurun bir yere gitmek veya bir yerde kalmak serbestisi ortadan kaldırıldığında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşur. Bununla birlikte failin gerçekleştirdiği eylemin belirli bir önemi olması gerekir. Nitekim birini bir an için tutma bu suçu oluşturmaz. Engellemenin suçu oluşturacak ağırlıkta olup olmadığını somut olayın durumuna göre hakim takdir eder" şeklinde görüşlere yer verilmiştir. (Mehmet Emin Artuk-Ahmet Gökcen, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 18.Baskı, Ankara, 2019, s.425),