Başvuru işverenle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru işverenle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, 28/1/2013 tarihinden itibaren Türk Telekom'a bağlı TT International Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Şirket) bünyesinde strateji ve pazarlama direktörü olarak çalışmaktadır. Şirket, noter vasıtasıyla gönderdiği 22/9/2016 tarihli yazıyla başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Fesih bildirimi ''İş sözleşmeniz, İnsan Kaynakları Yönetiminden sorumlu Kurumsal Gelişim Başkanlığı'nın 22/9/2016 tarihli kararı neticesinde, şirket ile güven ilişkisinin zedelenmesi dolayısıyla, İş Kanunu madde 25/II-e hükmüne göre derhal feshedilmiştir.'' şeklindedir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesi talebiyle 14/10/2016 tarihinde dava açmıştır. İstanbul İş Mahkemesi (Mahkeme) 3/10/2018 tarihinde davayı reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Somut olayda, davalı işverenliğin Türk Telekom'a bağlı olarak kurulduğu, davacının davalı iş yerinde Strateji ve Pazarlama Direktörü olarak görev yaptığı, pozisyon itibariyle davacının davalı iş yerinde stratejik bşr konumunun bulunduğu, Yargıtay Hukuk Dairesinin 2017 tarih 2017/19203 Esas 2017/5147 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek kanun hükmünde kararname tarafından verilen yetki ile işçinin iş akdinin yasal düzenleme kapsamında sona erdirilmesi durumunda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca geçersizlik koşulları aranmayacağı hususunun belirtildiği, dosya kapsamında mevcut belgelere göre davacının FETÖ ile iltisaklı banka olan Bank Asya nezdinde hesaplarının bulunduğu, bu hesaplar otomatik ödeme talimatlarının verildiği, davacının iş yerindeki konumu, Bank Asya hesabı ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde davalı işveren ile davacı işçi arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı, iş akdinin devamının işverenden beklenemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Başvurucu, karara karşı 10/9/2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 27/12/2019 tarihinde istinaf başvurusunu esastan kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar başvurucuya 14/3/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 17/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanun ile COVID-19 pandemisi nedeniyle yargı alanındaki süreler 13/3/2020 tarihinden 15/6/2020 tarihine kadar durduğundan başvurunun süresinde olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucu hakkında 2016 yılında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu soruşturmaya ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 9/12/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararda, başvurucunun ByLock kullanıcısı olmadığı ve FETÖ/PDY kapsamında değerlendirilen dernek ve sendikalarda kaydı olmadığı, örgüt tepe yönetimi ile irtibatı bulunmadığı, başvurucu hakkındaki tek tespitin Bank Asyada hesabının bulunması olduğu belirtilmiştir. Söz konusu hesaplar incelendiğinde 2013 yılından itibaren başvurucunun hesap bakiyesinin azaldığı, son olarak 2014 yılında 150 euro para yatırma işlemi yaptığı, bu işlem dışında Bank Asyanın yoğun likidite krizi yaşadığı dönemde hesaba para yatırmadığı ve yeni hesap açtırmadığı, yaptığı işlemlerin rutin bankacılık işlemi olduğu ifade edilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.