2. Hukuk Dairesi 2025/6365 E. , 2026/959 K. "" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2656 E., 2025/1412 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, velâyet, aleyhe tazminat ve nafaka verilmesi ile lehe tazminat verilme…
2. Hukuk Dairesi 2025/6365 E. , 2026/959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2656 E., 2025/1412 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, velâyet, aleyhe tazminat ve nafaka verilmesi ile lehe tazminat verilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Boşanma davalarında, manevî tazminata hükmedebilmek için tazminat talep edenin az kusurlu veya kusursuz olması yanında, ayrıca boşanmaya sebep olan eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekmektedir. Her ne kadar Mahkemece erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle kadın yararına manevî tazminata hükmedilmiş ise de; davacı-davalı erkeğe, evi ve ailesine ilgisiz olmak kusuru yüklenmiş olup, kusurların gerçekleşme şekli itibariyle kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı anlaşılmıştır. Hal böyle iken Mahkemece koşulları oluşmadığı halde davalı-davacı kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen manevî tazminat yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 2.Davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.