5. Hukuk Dairesi 2025/17089 E. , 2026/4831 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/40 Esas, 2025/335 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/214 Esas, 2024/1430 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini d…
5. Hukuk Dairesi 2025/17089 E. , 2026/4831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/40 Esas, 2025/335 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/214 Esas, 2024/1430 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulu ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 2 22... (eski 1859) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın gerçek ve tam bedelinin bilirkişilerce ortaya çıkarılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10.11.2024 tarihli raporda kamulaştırma bedelinin 1.284.381,85 TL olarak tespit edildiğini, fakat kaldırmadan önce mahkemenin 2022/406 Esas sayılı dosyasının 01.03.2024 tarihli duruşmasında taraflarınca mahkemeye sunulan 20.02.2024 tarihli dilekçede, dosyada alınan bilirkişi kök raporundaki bedeli kabul ettikleri ve rapora karşı itirazlarından feragat ettiklerini ve kök rapordaki bedele göre hüküm kurulmasını istedikleri yönündeki beyanları gerekçe gösterilerek kamulaştırma bedelinin, bozma öncesi belirlenen 1.026.763,44 TL olarak hükme esas alınmasının doğru olmadığını, bedelin düşük hesaplandığını, emsalin uygun olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin 01.03.2024 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile "Biz bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğumuz itirazlardan feragat ediyoruz, kök raporla belirlenen bedeli kabul ediyoruz davanın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu, kök raporda belirlenen 1.026.763,44 TL üzerinden davanın kabul edildiği bu hususta bir isabetsizlik görülmediği, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporundaki emsal taşınmaz 4076 sayılı kanun kapsamında yapılmış bir satış olması nedeniyle uygun bir emsal değil ise de hükme esas alınan hesaplamanın bu emsale göre yapılmadığı, kök raporda emsal alınan Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 760 parselin 06.02.2019 tarihinde satışın birim değerini dava tarihine taşırken uygulanacak olan endeks 2019 Şubat ayı endeksi olduğu hâlde, 2019 Haziran ayı endeksinin alınması yönündeki hata düzeltildiğinde ulaşılan birim değer daha yüksek olup kabul beyanı karşısında artırılayamayacağı, yine bu raporda dava tarihi 10.11.2022 olup, 2022 yılı için 01.07.2022 tarihi itibarıyla uygulanacak olan 2022/3 döneme ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre, yapı sınıfına uygun resmi birim fiyatlarının esas alınması gerekirken 2022/2 dönem verilerinin alınması doğru olmayıp bu hata düzeltildiğinde bulunan yapı değerinin de daha yüksek olacağının (kaldırma kararından sonra alınan) bilirkişi raporu ile sabit olup bu bedelin de kabul beyanı karşısında artırılayamayacağı dikkate alındığında, hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline itibar edilmesi gerektiği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ilaveten emsalin uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.