Başvuru, yurt dışı sürekli göreve atanmama işlemine ilişkin olarak açılan davada suç isnadı niteliğinde ifadeler kullanılması nedeniyle masumiyet karinesinin; keyfî karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yurt dışı sürekli göreve atanmama işlemine ilişkin olarak açılan davada suç isnadı niteliğinde ifadeler kullanılması nedeniyle masumiyet karinesinin; keyfî karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) astsubay olarak görev yapmaktadır. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yurt dışı sürekli görev kadrolarının 17/1/2014 tarihinde ilan edilmesi üzerine başvurucu, görevlendirme için talepte bulunmuştur. Başvurucu, yurt dışı sürekli görev kadrolarına seçilen personel listesinin ilan edilmesi ile göreve seçilmediğini öğrenmiş ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde iptal davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde kendisinin kabul koşulları bağlamında diğer adaylara nazaran öncelikli ve birinci sırada olduğunu, kendisi ve eşiyle ilgili iddiaların asılsız olduğunu belirmiştir. AYİM Üçüncü Dairesi (Mahkeme) 30/5/2015 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde, kamu hizmetinin kamu yararına uygun olacak şekilde yürütülmesinin esas olduğu vurgulandıktan sonra yurt dışı görev için aday olanların temsil yeteneğine esas olmak üzere kişisel, ailevi ve mesleki özelliklerinin mevzuattaki kriterlere göre değerlendirilmesi bakımından idarenin takdir hakkı bulunduğunun altı çizilmiştir. Bununla birlikte yurt dışı sürekli göreve seçilecek personelin TSK'yı temsil yeteneğine sahip olması ve kendisi ile eşi hakkında menfi hüküm, ceza ve mahkûmiyet kararı gibi herhangi bir kötü hâlin bulunmaması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca kararda, başvurucunun eşinin bölücü terör örgütü mensupları ile ilişkide olduğuna dair istihbarat kayıtları nedeniyle temsil yeteneğine sahip olmadığı vurgulanarak idarenin takdir yetkisini kişi ve kamu yararı dengesi gözeterek objektif kıstaslara uygun olarak kullandığı belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltilmesi istemi aynı Dairenin 12/11/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 26/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 10/8/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Atamalarda dikkate alınacak hususlar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır:a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,b) Sağlık durumu,c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,d) İstekli bulunduğu yerler" 926 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Yukardaki maddede yazılı esaslar dahilinde bölge ve garnizonların tespiti, bölgelerin ve garnizonların değişen şartlara göre yeniden tesbiti, buralarda kalma süreleri, atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususlar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca hazırlanacak yönetmelik ile tespit edilir." 18/12/2005 tarihli ve 26027 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği'nin maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Askerî ataşeliklere ve milletlerarası anlaşmalara göre yurt dışında açılmış kadrolara atanacak personelin seçimleri özel yönergelere göre yapılır. Buralarda geçen hizmet süreleri 1 inci derece garnizon hizmet sürelerinden sayılır." Yurt Dışı Sürekli Görevler Yönergesi'nin maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Temsil yeteneğine sahip olmak, seçilmek için temel esastır.""Temsil yeteneği aileyi de kapsar.""Personelin temsil yeteneği olup olmadığının tespiti emsalleri arasında temayüz edip etmediğine, sicil notu ortalamasına, özlük dosyasında olumsuz bir niteliğinin bulunup bulunmadığına ve eşiyle birlikte hakkında tanzim edilen EK-B nitelik belgesinde haklarında olumsuz bir kanaatin olup olmadığına bakılır."