3. Hukuk Dairesi 2016/7823 E. , 2017/2836 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı, davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektr…
**3. Hukuk Dairesi 2016/7823 E. , 2017/2836 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı, davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden haksız olarak tahakkuk ettirdiği borç ile borca işlemiş ve işleyecek faizin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 11.12.2013 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.09.2014 tarih ve 2014/5239-12074 E.K. sayıl ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı sonrasında, davacının davalı kurum tarafından mükerrer olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle açmış olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/941 E. sayılı dosyasındaki menfi tespit davası eldeki dava ile birleştirilmiştir. Yukarıda anılan bozma ilamına uyularak ve mahkemenin 2013/941 E. sayılı dosyasındaki menfi tespit davasının eldeki dava ile birleştirilmesi sonrasında yapılan yargılamada, mahkemece; asıl davada davacının 25.847,19 TL borçlu olmadığının, birleşen davada ise davacının 12.018,42 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, davacı hakkında davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları uyarınca tahakkuk edilen bedelden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Asıl davada, mahkemece bozma öncesi verilen 11.12.2013 tarihli kararda davanın kısmen kabulü ile davacının 25.596,74 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiş, davacı temyiz etmemiştir. Bilindiği üzere; mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak (usule ilişkin kazanılmış hak) doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak meydana gelebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, (bozma kararının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle) kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. Buna göre, mahkemece verilen 11.12.2013 tarihli kararın bozulması sonrasında bozmaya uyularak yapılan yargılamada davalı açısından oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilmeden, bu kez davacının 25.847,19 TL borçlu olmadığının tesipitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.