Başvuru, askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanması sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu ölüm olayına ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanması sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu ölüm olayına ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/3/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru, idari yönden yapılan ön inceleme neticesinde Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 14/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 13/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 27/1/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 4/2/2016 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 10/2/2016 tarihinde ibraz etmiştir. Bölümler Başraportörlüğü, bireysel başvuru formunun Av. Adem Çalişci tarafından imzalanmış olmasına rağmen başvuruculardan Sevgül Yeşilkaya, Serkan Yeşilkaya, Nargül Yılmaz ve Erkan Yeşilkaya'ya ait vekâletnamelerin bireysel başvuru dosyasına eklenmediğini tespit etmiştir.Anılan kişilere ait vekâletnamelerin on beş gün içinde Anayasa Mahkemesine gönderilmesi, tespit edilen eksikliklerin geçerli bir mazeret olmaksızın tamamlanmaması hâlinde adı geçen kişilere ait başvurunun reddedileceği kaydını içeren 10/5/2016 tarihli müzekkere 13/5/2016 tarihinde Av. Adem Çalişci'ye tebliğ edilmiştir. Av. Adem Çalişci eksiklik bildirimine ilişkin cevap dilekçesini 24/6/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu soruşturma dosyasından tespit edilen olaylar özetle şöyledir: İlk iki başvurucunun oğlu ve diğer başvurucuların kardeşi 1986 doğumlu Ercan Yeşilkaya, Akdağmadeni İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde asker iken 14/7/2010 tarihinde ateşli silah yaralanması sonucu vefat etmiştir. Ercan Yeşilkaya'nın Askere Alınması ve ÖlümüBaşvurucuların yakını Ercan Yeşilkaya 17/8/2009 tarihinde askere sevk edilmiş ve 20/8/2009 tarihinde 121'inci Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığına (Hatay) teslim olmuştur. Başvuru formu ve eklerinde Ercan Yeşilkaya'nın askere alınmadan önce yahut askerliğe sevk işlemleri sırasında herhangi bir psikolojik rahatsızlıktan muzdarip olduğuna dair bir kayıt mevcut değildir. Ercan Yeşilkaya, Hatay'daki askerlik eğitimini tamamlamasını müteakip 9/11/2009 tarihinde Yozgat/Akdağmadeni İlçe Jandarma Komutanlığına teslim olmuştur. Ercan Yeşilkaya, 1/12/2009 tarihinde yapılan psikososyal risk faktörü tarama anketinde herhangi bir psikolojik rahatsızlığının bulunmadığını belirtmiştir. Ercan Yeşilkaya, dış koruması Akdağmadeni İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan Akdağmadeni K-1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 14/7/2010 tarihinde 00 ile 00 saatleri arasında nöbetçi olduğu için nöbet arkadaşları J.Er U. ve J.Er S.K. ile birlikte anılan ceza infaz kurumuna gitmiş ve ceza infaz kurumunun arka tarafında bulunan (2) no.lu nöbet kulübesinde yerini almıştır.Nöbet yeri kontrol defterine göre ceza infaz kurumunun ön tarafında bulunan (1) no.lu nöbet kulübesinde J.Er U.; ceza infaz kurumunun arka tarafında bulunan (2) no.lu nöbet kulübesinde ise J.Er S.K. ve Ercan Yeşilkaya nöbetçidir. Nöbet yeri kontrol defterine göre nöbet yeri saat 00'te Uzman Jandarma Kad.Çvş.F.K. tarafından kontrol edilmiş ve bu denetim esnasında durumun normal olduğu değerlendirilmiştir.Saat 35 sularında Ercan Yeşilkaya'nın nöbetçi olduğu yerden bir el silah sesi duyulmuş, silah sesinin geldiği yöne gidilmesi üzerine Ercan Yeşilkaya'nın nöbet kulübesine yakın bir yerde çenesinin alt kısmından giren ve başının arka kısmından çıkan bir mermiyle vurulmuş bir vaziyette olduğu görülmüştür. Ölüm olayı sonrasında düzenlenen 15/7/2010 tarihli tutanakta J.Er Ercan Yeşilkaya'nın saat 35 sularında intihar ettiği belirtilmiştir. Ceza Soruşturması Sürecia. Soruşturma Kapsamında Yapılan İlk İşlemler ve Alınan Raporlar Olay hakkında kendisine bilgi verilen Akdağmadeni Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı, olay yeri inceleme ekibinin ceza infaz kurumuna yönlendirilmesini istemiş; ardından kendisi de zabıt katibi, nöbetçi adli hekim ve diğer bir görevli ile birlikte saat 30 sularında olay yerine intikal etmiştir. Cumhuriyet Savcısının emir ve talimatları doğrultusunda olay yeri incelemesi ile ölü muayene işlemleri gerçekleştirilmiş, bu kapsamda maktulün ellerinden svaplar alınmış, olay yerinin krokisi çizilmiş ve fotoğrafları çekilmiştir. Olay yerinde bulunan 747100 seri numaralı G-3 piyade tüfeği ile diğer deliller muhafaza altına alınmıştır.Yapılan ölü muayene işlemi sırasında Ercan Yeşilkaya'nın kamuflajının cebinde bir not bulunmuştur. Not bulunan kağıtta "Kendimi öldürmemde hiçbir şey ve de hiçkimse sebep olmamıştır (Bıktım). Kendi irademle olmuştur. Ercan Yeşilkaya" yazılı olduğu tespit edilmiştir.Ölü muayene işlemine katılan adli hekim, muhtemel ölüm zamanının yaklaşık 2 saat öncesi olduğunu, sistematik otopsi yapılıp yapılmamasının Cumhuriyet Savcısının takdirinde olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcısı kesin ölüm sebebinin tespiti için klasik otopsi yapılmasına karar vermiştir. Klasik otopsi işlemi sonucunda hazırlanan 16/9/2010 tarihli raporun ilgili kısmı şöyledir:"Dış muayene177 cm boyunda, 25-30 yaşlarında, tahminen 75-80 kg ağırlığında, siyah saçlı, buğday tenli, sünnetli erkek cesedinde ölü katılığının oluşup devam ettiği, ölü lekelerinin sırtta ve belde vücudun bası görmeyen yerlerinde mutad renkte meydana geldiği görüldü.1-Boyun öndementumun 3 cm altındaetrafında vurma halkası bulunan 6,5x4,5 cmebadında ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası,2-Saçlı deri oksipital bölge solunda kenarları düzensiz 6,5x5 cm ebadında ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası görüldü.(...)Sonuç(...)1- Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafa kubbe-kaide kemikleri ve boyun omur kırıklarıyla karakterli beyin doku harabiyeti ve beyin zarları kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu,2- Kişinin vücudunda bir adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası mevcut olduğu,harici muayenede (1) no.da tarif edilen yarayı açan ateşli silah mermi çekirdeğinin beyin doku harabiyeti ve beyin zarları kanamasına neden olduğu, müstakilen öldürücü mahiyette olduğu,3-Haricen (1) no.da tarif edilen ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası cilt ciltaltı bulgularına göre değerlendirildiğinde; yapılan atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğu,4-Ateşli silah mermi çekirdeğinin kafatası içindeki seyir ve istikametinin önden arkaya, aşağıdan yukarıya ve sağdan sola olduğu,5-Otopsi sırasında cesetten ateşli silah mermi çekirdeği elde edilemediği,6-Kişiye ait kan ve idrarda uyarıcı-uyuşturucu maddelerin bulunmadığı, iç organ parçaları ve mide muhteviyatında aranan gruplara ait toksik (zehirli) maddelerin bulunmadığı, kanda alkol bulunmadığı kanaatini bildirir otopsi raporudur. Akdağmadeni Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın asker kişi hakkında ve askerî mahalde gerçekleşmiş olması nedeniyle 29/7/2010 tarihinde görevsizlik kararı vermiş ve dosyayı görevli Askerî Savcılığa göndermiştir. Bu karar üzerine soruşturmaya Jandarma Genel Komutanlığı Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) devam etmiştir. Ercan Yeşilkaya'nın sağ ve sol el avuç içi ve el üstlerinden alınan svaplar ile hücum yeleği üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı Kimyasal İnceleme Laboratuvarı tarafından atış artığı analizi yapılmıştır.Hazırlanan 19/1/2011 tarihli uzmanlık raporuna göre Ercan Yeşilkaya'ya ait svapların tümü üzerinde atış artıkları tespit edilmiştir. Ercan Yeşilkaya'ya ait hücum yeleğinin ön bölümünde de atış artıkları bulunmuştur.Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınan Ercan Yeşilkaya'ya ait 747100 seri numaralı G-3 marka silah ile on dokuz adet fişek ile bir adet 62x51 mm çapında kovan gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla JandarmaGenel KomutanlığıKriminal Daire Başkanlığı Balistik İnceleme Laboratuvarına gönderilmiştir. Balistik İnceleme Laboratuvarının 20/1/2011 tarihli uzmanlık raporunda, 747100 seri numaralı silahın ateş etmesine mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, gönderilen on dokuz fişekten bir kısmının deneme amaçlı kullanılması sonucunda patladığının görüldüğü, incelenmek için gönderilen 62x51 mm çap ve tipindeki bir adet kovanın 747100 seri numaralı tüfek ile atılmış olduğu tespitleri yapılmıştır. Askerî Savcılık, Ercan Yeşilkaya'nın kamuflajından çıkan intihar notunun müteveffanın elinden çıkıp çıkmadığının tespit edilmesi amacıyla da araştırmalar yapmıştır. Askerî Savcılık, intihar notu ile Ercan Yeşilkaya'nın el yazı örneklerini içeren diğer bazı belgeleri Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı El Yazısı ve Doküman İnceleme laboratuvarına göndermiş ve intihar notunun Ercan Yeşilkaya'ya ait diğer yazılarla mukayese edilmesini ve nihayetinde bir rapor tanzim edilerek Askerî Savcılığa gönderilmesini talep etmiştir. El Yazısı ve Doküman İnceleme Uzmanları K.Ç. ile N.A. tarafından hazırlanan 6/12/2010 tarihli uzmanlık raporunda, gönderilen yazı örnekleri üzerinde Doküman İnceleme (VSC-5000) ve Makroskop (LEICA M 420) cihazı ile fiziki, optik, karakteristik inceleme ve karşılaştırmalar yapıldığı belirtilmiş, yapılan bu incelemeler neticesinde intihar notunun Ercan Yeşilkaya'nın elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.b. Başvurucular ile Tanık Olarak Dinlenen Kişilerin Beyanları Başvuruculardan Abubekir Yeşilkaya, Akdağmadeni Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 16/7/2010 tarihli dilekçesinde oğlunun yaşamayı seven, psikolojik sorunları bulunmayan biri olduğunu, oğlu ile en son 12/7/2010 tarihinde görüştüğünü, oğlunun bu görüşmede herhangi bir probleminden bahsetmediğini, şüpheli olan ölüm sebebinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirtmiş ve oğlunun ölümüne sebebiyet veren şüphelilerin cezalandırılması talebinde bulunmuştur. Başvuruculardan anne Fatma Yeşilkaya ile baba Abubekir Yeşilkaya soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde de benzer şekilde beyanda bulunmuş ve sorumluların cezalandırılması istemini yinelemiştir. Cumhuriyet Savcısı, olay günü müteveffa ile birlikte nöbet tutan J.Er S.K. ve J.Er U.nun ifadesini 26/7/2010 tarihinde almıştır. J.Er S.K. ifadesinde özetle Ercan Yeşilkaya ile olay tarihinden önce bir defa nöbet tuttuğunu, Ercan'ın 1989/3 tertip, kendisinin ise 1990/1 tertip olduğunu, Ercan'ın içine kapanık biri olması nedeniyle kendileriyle çok fazla diyalog kurmadığını, Ercan'ın devamlı kola ve sigara içtiğini, olay günü 00-00 saatleri arasında J.Er U. ve Ercan Yeşilkaya ile birlikte nöbetçi olduklarını, kendisinin devriye görevini ifa ettiğini, Ercan'ın(2) no.lu kulübede, J.Er U.nun ise(1) no.lu kulübede nöbetçi olduğunu,Ercan'ın olay günü ceza infaz kurumunun arka tarafında bulunan ağacın yanında oturup sigara içtiğini, kolasının da yanında bulunduğunu, birkaç defa Ercan'ın yanına gittiğini fakat Ercan'ın konuşmadığını, devamlı yere bakarak sigara içtiğini, herhangi bir yazı yazdığını görmediğini, kendisinin saat 45 sularında J.Er U.nun yanında olduğunu ve ona devriye atıp geleceğini söylediğini, ceza infaz kurumunun güney tarafına kadar yürüdüğünde bir silah sesi işittiğini, sesin geldiği tarafa koştuğunda Ercan'ı yatar vaziyette gördüğünü, "Ercan ne yaptın, Ercan kendini vurdu" diye bağırdığını, o esnada İnfaz Koruma Memuru G.nin de olay yerine geldiğini, Ercan'ın kalbini kontrol ettiğinde kalbinin atmadığını fark ettiğini, akabinde hemen J.Er U.nun yanına koştuğunu, komutanlara haber verdiklerini, beş dakika sonra birçok komutan ile askerin geldiğini, kapıyı onlara açtığını, daha sonra kendisinin de fenalık geçirmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldığını belirtmiştir. J.Er U. ifadesinde özetle Ercan Yeşilkaya'nın 1989/3 tertip, kendisinin ise 1990/1 tertip olduğunu, Ercan'ın kendileriyle pek diyaloğa girmediğini, sessiz ve sakin bir insan olduğunu, kimseye sıkıntısını açmadığını, olay tarihinden önce Ercan ile iki defa nöbet tuttuğunu, olay günü ise 00-00 nöbetini Ercan ile birlikte tuttuklarını, kendisinin ceza infaz kurumunun giriş tarafındaki (1) no.lu kulübede Ercan'ın ise (2) no.lu kulübede nöbetçi olduğunu, diğer arkadaşları J.Er S.K.nın ise ceza infaz kurumu etrafında devriye görevlisi olduğunu, olay günü herhangi bir anormallik gözlemlemediğini, nöbet tutmaya başlamalarından olay anına kadar hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, J.Er S.K.nin yerine birkaç defa kendisinin devriye attığını, ilk yarım saat Ercan'ın da dolaştığını, Ercan'ın daha sonra kulübenin yanında oturmaya başladığını, Ercan'a canının sıkılması hâlinde ön tarafta nöbet tutabileceğini söylediğini, Ercan'ın ise arka tarafta nöbet tutmanın daha iyi olduğunu söylediğini, nöbetin bitmesine 15 dakika kala yani 45 sularında yanında bulunan J.Er S.K.ya devriye atmasını söylediğini, J.Er S.K.nın devriye atmak için yanından ayrıldığını ancak daha ceza infaz kurumunun etrafını dolanıp yanına gelmeden bir el silah sesi duyduğunu, sesin geldiği arka tarafa doğru gidecekken ceza infaz kurumunun kuzey köşesinde J.Er S.K. ile karşılaştığını, J.Er S.K.nın "Ercan kafasına sıktı, kendini vurdu" dediğini, J.Er S.K. ile karşılaştığı esnada ceza infaz kurumunun batı tarafında ot tırpanlayan infaz koruma memuru G.nin ceza infaz kurumunun arkasına yani cesedin yanına geçtiğini, derhal komutanlarına haber verdiğini, komutanlar gelince J.Er S.K.nin baygınlık geçirdiğini ve hastaneye kaldırıldığını belirtmiştir. Akdağmadeni Cumhuriyet Başsavcılığının görevsizlik kararı vermesinden sonra Askerî Savcı, J.Er S.K. ile J.Er U.nun ifadesini tekrardan almıştır. Erler, önceki ifadeleri ile benzer şekildebeyanda bulunmuştur. Cumhuriyet Savcısı, J.Er S.K. ile J.Er U.nun ifadelerinde adı geçen infaz koruma memuru G.nin de ifadesini almıştır. İnfaz koruma memuru G. ifadesinde özetle olay günü ceza infaz kurumunda nöbetçi olduğunu, ceza infaz kurumunun kuzeyinde ot tırpanladığı esnada Ercan'ın yanına kadar geldiğini ve "kolay gelsin" dediğini, kendisinin de "sağ ol" dediğini, fazla muhabbet etmediklerini, akabinde saat 45 sularında bir silah sesi duyduğunu, bir askerin kaza ile ateş ettiğini veya bir mahkûmun kaçmaya teşebbüs ettiğini düşündüğünü, nöbetçi askerin "gardiyan abi, gardiyan abi, yetiş" diye bağırması üzerine kendisinin de silah sesinin geldiği yöne doğru koştuğunu, nöbetçi J.Er S.K. ile ceza infaz kurumunun kuzeybatısında karşılaştığını, nöbetçi askerin "kendini vurdu, kendini vurdu" diye bağırdığını, olay yerine gittiğinde çenesinin altından vurulmuş bir vaziyette Ercan Yeşilkaya'yı gördüğünü belirtmiştir. Ercan Yeşilkaya'nın ölümü üzerine olayın yaşandığı gün idari tahkikat başlatılmış ve bu kapsamda görevlendirilen İl Jandarma Komutanı birçok kişiyi tanık olarak dinlemiştir. Bu kapsamda dinlenen ve ifadesi ceza soruşturması dosyasına da giren Uzman Jandarma Kad.Çvş.F.K., olay günü nöbetçi astsubaylık görevini yürüttüğünü, akşam yoklamasından önce bütün erbaş ve erler ile saldırı tatbikatı yaptığı sırada nöbet mevziilerini kontrol ettiğini ve anormal bir durum gözlemlemediğini, Ercan'ın sorun yaratmayan, görevini layıkıyla yapan ve arkadaşlarıyla iyi geçinen bir asker olduğunu beyan etmiştir. İfadesi alınan İlçe Jandarma Komutanı Ö.O. ise olaydan 40 sularında haberdar edilmesi üzerine olay yerine gittiğini ve Ercan Yeşilkaya'yı ölü vaziyette gördüğünü, 6 Temmuz 2010 tarihine kadar birliğin aşçılığını yapan Ercan'ın bu tarihten sonra aşçılık yapmak istemediğini ve bunaldığını beyan etmesi üzerine Ercan'ı J.Krk.K.lığı emrine verdiğini, Ercan'ın herhangi bir sağlık sorunu olmayan, arkadaşlarıyla iyi geçinen ancak içine kapanık ve sessiz bir asker olduğunu, bu durumundan dolayı Ercan ile yakından ilgilendiğini, Ercan'ın nisan ayı içerisinde Kayseri J.Blg.K.lığından görevli olarak gelen Psikolojik Danışman ile de görüştürüldüğünü, herhangi bir sorununun bulunmadığını ve Rehberlik Danışma Merkezi kapsamında da olmadığını belirtmiştir. Dinlenen diğer tanıklar da genel olarak Ercan Yeşilkaya'nın içine kapanık ve sessiz bir kişi olduğunu ifade etmiştir. Askerî Savcı, müteveffanın psikolojik durumu ile ilgili olarak Psikiyatri Uzmanı Hv.Tbp.Bnb.U.Ç.den bilirkişi mütalaası almıştır. Hv.Tbp.Bnb.U.Ç.nin mütalaası şöyledir:"Dosya içerisindeki otopsi tutanaklarını ve tanık ifadelerini değerlendirdiğimde ölüm olayını silahlı intihar olarak değerlendirdim. Bu tarz intiharlar üzerine yapılan araştırmalarda intihardan ölenlerin % 80-90'ında psikiyatrik bir rahatsızlık bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak % 10-20'sinde hiçbir psikiyatrik rahatsızlık tespit edilmemiştir. Psikiyatrik geçmişi bulunan intihardan ölenlerin yaklaşık % 80'inde de tek başına ya da diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte depresyon tabloları görüldüğü bildirilmektedir. Psikiyatrik tedavilerdeki gelişmelere rağmen intihar girişimleri ya da intihardan ölümlerde azalma olmamakta, aksine artmaktadır. Bu nedenle intiharın sadece psikiyatrik bir olay değil, hem psikiyatrik hem biyolojik, hem de sosyokültürel çevresi ile birlikte değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Türkiye'de intiharlar en çok 15-35 yaşlar arasında olmaktadır. Gençlerdeki intihar oranları gittikçe artmaktadır. Bayanlarda intihar girişimleri erkeklerden 3-4 kat daha fazla olmasına rağmen erkeklerde intihar nedenli ölüm sayısı bayanlardan daha fazladır. Amerika'da yılda yaklaşık 30 bin kişi intihardan ölmekte olup, ölüm nedenleri arasında en sık nedendir. Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde intihar psikiyatrik bir hastalıktan ziyade "hep kaybeden olma, çarenin olmadığı ve çözüm bulamayacağı" düşünceleriyle daha ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Ercan YEŞİLKAYA'nın ölüm olayı da psikiyatrik hastalıktan daha ziyade tanık ifadelerinden askerlik süreci değerlendirildiğinde "hep kaybeden olma, çarenin olmadığı ve çözüm bulamayacağı" düşünceleriyle daha ilişkili olarak değerlendirilmiştir. İntihardan ölümleri engellemek için alınacak önlemler intihardan ürünleri tamamen yok edemez. Kendi el yazısıyla bıraktığı not ve tanık ifadelerinden kendisini intihara yönlendirebilecek bir dış faktör bulunamamıştır."c. Soruşturma Sonucunda Verilen Karar ve Soruşturmanın Genişletilmesi Askerî Savcılık, soruşturma kapsamında elde ettiği tüm verileri değerlendirerek Ercan Yeşilkaya'nın ölümünde ceza hukuku kapsamında herhangi bir kişiye isnatta bulunulmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varmış, 1/4/2011 tarihli ve E.2011/82, K.2011/28 sayılı karar ile kovuşturmayayer olmadığına karar vermiştir. Başvuruculardan anne Fatma Yeşilkaya ile Abubekir Yeşilkaya 30/11/2012 tarihli dilekçe ile özetle soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmediğini, gerek kasti gerekse ihmali her türlü davranışın değerlendirilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini, oğullarının olay tarihinden önce izne çıkmak istemesine rağmen bölük komutanının izin vermediğini, bu hususta bölük komutanının bilgisine başvurulmadığını, olay günü ceza infaz kurumunda bulunan tüm memur ve askerî personelin bilgisine başvurulmadığını, diğer araştırılmasını istedikleri bazı olayların yeterince araştırılmadığını belirterek kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesi (Askerî Mahkeme) 25/12/2012 tarihli ve 2012/578 Müt. sayılı karar ile soruşturmanın genişletilmesine karar vermiştir. Askerî Mahkeme, GSM şirketleri ile gerekli yazışmaların yapılarak müteveffanın bilinmeyen bir hattının bulunup bulunmadığının, eğer bulunuyor ise iletişimin tespiti kayıtlarında şüpheli bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiği, müteveffayı olay yerinde ilk gören J.Er S.K. ile müteveffa arasında herhangi bir husumet bulunup bulunmadığının ve J.Er S.K.nin kişilik yapısının nasıl olduğunun araştırılarak şüphelerin giderilmesinin yerinde olacağı, J.Er U.nun ifadesinin yeniden alınarak olay yeri krokisinde silah sesini duyduğu anda nerede olduğunu ve J.Er S.K. ile nerede karşılaştığını göstermesinin gerekli olduğu, olay günü yapılan tatbikatın planlı olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, ayrıca izin konusu ile ilgili olarak bölük komutanın bilgisine başvurulması gerektiği sonucuna varmış, tespit edilen eksikliklerin tamamlanması için dosyanın Askerî Savcılığa gönderilmesine ve gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra dosyanın mahkemeye iadesine karar vermiştir.Askerî Savcılık, anılan karar üzerine Türkiye'de faaliyet gösteren GSM şirketleri ile yazışmalar yapmış ancak şüpheye neden olabilecek bir delil ve emareye ulaşamamıştır. Askerî Savcılık, müteveffanın nöbet arkadaşı J.Er U.nun ifadesini tekrardan almıştır. İfadesi alınan J.Er U. özetle silah sesi geldiği anda ceza infaz kurumunun ön tarafında bulunduğunu, silah sesini duyduktan 6-7 saniye sonra sesin geldiği tarafa doğru koştuğunu, J.Er S.K.nin de binanın yan tarafından ağlayarak kendisine doğru geldiğini, J.Er S.K. ile üçüncü kulenin bulunduğu kısımda binanın yan tarafında karşılaştığını,J.Er S.K.nin sosyal ilişkilerinin normal olduğunu ve herhangi bir anormal hareketine şahit olmadığını, bildiği kadarıyla J.Er S.K. ile müteveffa arasında bir husumetin bulunmadığını, müteveffa kendilerinin üst devresi olduğundan onunla doğru düzgün dahi tanışamadıklarını, zaten müteveffanın da içine kapanık ve az konuşan biri olduğunu, bu nedenle J.Er S.K. ile müteveffa arasında husumet veya dostluk olacak şekilde bir ilişkinin olmadığını, ayrıca olay günü karakol komutanının emriyle tüm bölüğün katılımıyla yangın tatbikatının yapıldığını belirtmiştir.Askerî Savcılık J.Er S.K.nin kişilik yapısının nasıl olduğunu tespit edebilmek amacıyla adı geçen askerin özlük dosyasını ilgili askerlik şubesinden temin etmiştir. Temin edilen özlük dosyasında bulunan belgelerde J.Er S.K.nin psikolojik rahatsızlığının bulunduğuna dair bir kayıt mevcut değildir. Terhis belgesinden de J.Er S.K.nin askerliğe geç iltihak yahut askerlikten firar gibi bir eyleminin olmadığı, ayrıca askerlik döneminde aldığı bir hapis cezasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Müteveffanın izin talebiyle ilgili olarak Akdağmadeni İlçe Jandarma Komutanının bilgisine başvurulmuştur.İlçe Jandarma Komutanı Ü.Ö. özetle olay tarihinden önce müteveffa Ercan Yeşilkaya'nın herhangi bir izin talebinde bulunmadığını, bölükte görevli erbaş ve erlerden izin talebinde bulunanlara yasal izinlerinin verildiğini, bu konuda personele kesinlikle bir mağduriyet yaşatılmadığını ifade etmiştir. Askerî Savcılık olay günü yapılan tatbikat hakkında da çeşitli araştırmalar yapmış ve tatbikatın karakol komutanının emri ile yaptırıldığı, tatbikata tüm personelin katıldığı ve tatbikat esnasında tatsız bir olayın yaşanmadığı tespitlerinde bulunmuştur.Askerî Mahkeme, soruşturmanın genişletilmesi üzerine yapılan araştırmaları da dikkate alarak 4/2/2014 tarihli ve 2013/607 müteferrik sayılı karar ile itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir.Başvurucular anılan olay sebebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde (AYİM) tam yargı davası açtıklarına dair herhangi bir bilgi vermemiştir. Anayasa Mahkemesi, bu hususta bilgi edinmek maksadıyla AYİM Genel Sekreterliğine 2/5/2016 tarihinde müzekkere yazmış ve söz konusu olay sebebiyle başvurucular tarafından açılmış bir tam yargı davasının bulunup bulunmadığını sormuştur.AYİM Başkanlığı 5/4/2016 tarihli yazı ilekayıtlarında başvurucular adına bir davaya rastlanmadığını bildirmiştir.B. İlgili Hukuk Anayasa'nın maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:"Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir." 26/10/1963 tarihli ve 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu’nun “Bağımsızlık, teminat ve ödevler” başlıklı maddesi şöyledir:“Askerî hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.Askerî hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.Askerî hâkimler, Anayasada belirlenen hâkimlik ve savcılık teminatı esasları çerçevesinde adalet, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük, tutarlılık, eşitlik, ehliyet ve liyakat ilkelerine göre görev yaparlar.Askerî hâkimler azlolunamazlar. Bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması nedeniyle de olsa aylık ve ödeneklerinden ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar ve bu Kanunda belirtilen istisnalar dışında, kendileri istemedikçe altmış yaşını bitirinceye kadar emekliye sevk olunamazlar.Ağır ceza mahkemelerinin görevine giren suçüstü halleri dışında, suç işlediği ileri sürülen askerî hâkimler, yakalanamaz, üzerleri, konutları ve araçları aranamaz, sorguya çekilemezler. Ancak durum, derhal Millî Savunma Bakanlığına bildirilir. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında genel hükümlere göre doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılır.Askerî hâkimlere Millî Savunma Bakanlığı tarafından mesleki unvanlarını gösterir kimlik belgesi verilir.” 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun “Mahkeme kuruluşu” başlıklı maddesi şöyledir:"Askerî mahkemeler, bu Kanunda aksi yazılı olmadıkça üç askerî hâkimden kurulur.Askerî mahkeme kurulunda bulunanların en kıdemlisi, mahkeme başkanlığı görevini yapar."353 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Teşkilâtında askeri mahkeme kurulan her kıta komutanı veya askeri kurum amirinin refakatinde bir askeri savcı ile yeteri kadar askeri savcı, yardımcı olarak bulunur." 353 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Askeri mahkemelerin idari işleri ile askeri savcılıkların bütün işlemleri Milli Savunma Bakanının gözetimine tabidir. " 353 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:"Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askerî savcıya gönderir ve şüphelinin tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de bildirir. " 353 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Teşkilâtında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri soruşturma safhası hakkında, askeri savcıdan bilgi istiyebilir. " 353 sayılı Kanun’un “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Askerî savcı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri ile şüpheli ve suçtan zarar görene bildirilir. Bu karara karşı teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri ya da suçtan zarar gören, kararın kendilerine tebliğinden itibaren onbeş gün içinde kararı veren askerî savcının teşkilâtında olduğu askerî mahkemeye yer itibarıyla en yakın askerî mahkemede itiraz edebilirler. En yakın askerî mahkemenin tayininde kararsızlık olursa, bu husus Millî Savunma Bakanlığınca giderilir. İtiraz isteminde kamu davasının açılmasını haklı gösterecek olaylar ve deliller gösterilir." 24/11/1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 86/11092 sayılı mülga Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) Ercan Yeşilkaya'nın askerliğe alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Yönetmeliğe bağlı ekler aşağıda gösterilmiştir: 1) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general, amiral, üstsubay, subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, Askerî öğrenci, yedek subay adayları, yükümlüler ve erlerin sağlık yeteneklerine göre gruplandırmalarını gösteren Hastalık ve Arızalar listesi." Anılan Yönetmelik'in Ercan Yeşilkaya'nın askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Yükümlülerin ilk sağlık muayeneleri Askerlik Kanunu gereğince son yoklama sırasında askerlik şubelerinde toplanan askerlik meclisindeki iki tabip (birisi sivil olabilir) tarafından aşağıdaki şekilde yapılır. 1) Ruh ve beden durumları ile iç organları dikkatle gözden geçirilir, nabız sayılır, kan basıncı ölçülür, çıplak olarak belirlenen boy ve kilolar tespit edilir. Soluk alma ve vermedeki göğüs genişlikleri ve muayene sonunda bulunan hastalık ve arızalar kaydedilir. Yükümlünün bildiği herhangi bir hastalık veya arızası olup olmadığına ilişkin ve muayene sırasında herhangi bir sağlık yakınması bulunup bulunmadığına ilişkin ekte yer alan Yükümlülere Yoklamalarda Uygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formuna uygun yazılı beyanı alınır. Yükümlünün beyan ettiği hastalık veya arızasına ilişkin elinde mevcut bulunan tıbbi belgelerin birer örnekleri de alınarak yükümlünün beyanı ile birlikte askerlik şubesinde muhafaza edilir. 2) Yükümlünün beyan ettiği hastalık veya arızası ya da fizik muayene ile saptanan bozuklukları nedeniyle muayene sonucunda karar verilemeyenlerle gözlem altında bulunmaları, uzman tabip tarafından değerlendirilmeleri veya laboratuar ya da görüntüleme tetkikleri gibi ileri tetkiklerle değerlendirilmeleri gerekenler en yakın asker hastanesine gönderilir." Anılan Yönetmelik'in Ercan Yeşilkaya'nın askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Askerlik çağına giren yükümlüler, son yoklamaları sırasında askerlik meclislerinde veya asker hastanelerinin sağlık kurullarında, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır. 1) Askerliğe elverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımından hiçbir hastalık ve arızası bulunmayanlar ile hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin A dilimlerine girenlerdir. 2) Askerliğe elverişli olmayanlar: Hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir." Anılan Yönetmelik'in Ercan Yeşilkaya'nın askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Son yoklamaları yapılan yükümlüler, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır. Son yoklamaları sırasında askerlik meclislerince; askerliğe elverişli olmadığı tespit edilen yükümlüler, askere alınmazlar. Bunlardan arızaları gözle görülebilecek kadar belirgin olanların raporlarına, arızayı gösteren ön ve her iki yan cepheden çekilmiş üçer adet boy fotoğrafı eklenerek üç nüsha, yabancı askerlik şubesince işlem yapılıyor ise dört nüsha rapor düzenlenerek onay makamlarına gönderilir ve onaylanan raporlar kesinleşir. Kesinleşen raporlardan biri ilgiliye verilir, biri onay makamınca, diğeri ise yerli ve yabancı askerlik şubesi başkanlığınca muhafaza edilir. Sağlık durumları geçici olarak bozuk olan son yoklamaya tabi yükümlülere ertesi yıla bırakma, sevke tabi olanlara sevk tehiri kararı verilir ve üç nüsha rapor düzenlenerek onay makamlarına gönderilir. Raporları onaylanan bu yükümlülere ertesi yıla bırakma veya sevk tehiri işlemi yapılır. Onay makamlarınca tekrar muayenesine lüzum görülen yükümlüler, yeniden muayeneye gönderilir ve bunlara muayene sonucu alacakları rapor kararlarına göre işlem yapılır. Ertesi yıla bırakılanlar veya herhangi bir sebeple bir defadan fazla sağlık muayenesine tabi tutulanlar hakkında, her bir işlem öncesinde Yükümlülere Yoklamalarda Uygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formu doldurtulur. Tabipler tarafından kesin karar verilemeyenler, en yakın asker hastanelerine gönderilir. Bunların kesin kararları, bu hastanelerin sağlık kurullarınca verilir." Anılan Yönetmelik'in Ercan Yeşilkaya'nın askerlik yaptığı dönemde yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Askere alındıktan sonra asker hastanelerinin sağlık kurullarından "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silah altında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri, raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerinin sağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacakları son rapor kararına göre, ilgili yönerge gereğince işlem görür. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlar emsalinin kanunda yazılı yaş sınırı dışına çıkma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür." Anılan Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"Geçici hastalık veya arızaları olan yükümlülerle er ve erbaşlara aşağıdaki işlemlerden biri yapılır. 1) Ertesi yıla bırakma, 2) Sevki geciktirme, 3) Hava değişimi. Bu işlemleri gerektiren hastalık ve arızalar bu yönetmeliğin arızalar listesinin C dilimlerinde gösterilmiştir." Anılan Yönetmelik'in Ercan Yeşilkaya'nın askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Son yoklamada veya son yoklamadan sonra gönderildikleri sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonucu geçici bir hastalık veya arızaları tesbit edilenlere ertesi yıla bırakma işlemi yapılır." Anılan Yönetmelik'in Ercan Yeşilkaya'nın askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Askerliklerine karar verilen yükümlülere, sevkleri tarihine kadar geçecek süre içerisinde, hastalanır veya arızalanırlarsa, askerlik şubelerince gönderilecekleri sağlık kurullarında muayene sonucu alacakları raporlara göre sevki geciktirme işlemi yapılır." Anılan Yönetmelik'in olayın gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan maddesi şöyledir:"Askerlik şubelerince birliklerine sevklerinden sonra geçici bir hastalığı tesbit edilen er ve erbaşlara hava değişimi işlemi yapılır." Anılan Yönetmelik'e ekli Hastalık ve Arızalar Listesi'nin "Ruh Sağlığı ve Hastalıkları" üst başlıklı 15 ila maddelerinde ruh sağlığı bozukluklarının farklı çeşitleri A, B, C ve D şeklinde kısımlara ayrılarak ayrıntılı şekilde belirtilmiştir.