Başvuru, Yargıtay üyeliği sona erdirilen başvurucunun yargısal süreçlerde kullanmak üzere bir Danıştay üyesinin hukuki durumu ile ilgili bilgi edinme talebinin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Yargıtay üyeliği sona erdirilen başvurucunun yargısal süreçlerde kullanmak üzere bir Danıştay üyesinin hukuki durumu ile ilgili bilgi edinme talebinin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Danıştay ve Yargıtay üye sayılarını azaltan 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Yargıtay üyeliğinin sona erdirilmesini müteakip, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yapılan seçimde yeniden Yargıtay üyeliğine seçilememiştir. Başvurucu, yazılı basından kendisi ile aynı durumda olan, başka bir ifadeyle yüksek yargı üyeliği düşürülen ve yeniden seçilemeyen bir Danıştay üyesinin daha sonra üyeliğe döndüğünü öğrenmesi üzerine 1/3/2017 tarihli dilekçesi ile Danıştay Başkanlığından bahsi geçen Danıştay üyesinin, üyeliğe döndürülmesi işlemlerinin hangi mevzuat hükümlerine göre yapıldığına dair bilgi ve ilgili belge örneklerinin verilmesini talep etmiştir. Danıştay Genel Sekreterliği 10/3/2017 tarihli yazısı ile başvurucunun talebini "[S.nin] Danıştay üyeliğine döndürülmesi işlemi, HSYK Genel Kurulunun 11/1/2017 tarih ve 2 sayılı kararı ile gerçekleştiğinden, bu işleme ilişkin belgelerin anılan kurumdan talep edilmesi; diğer taraftan adı geçenin Danıştay Üyeliğine başlatılması işlemlerinin ise, Danıştay Başkanlığının kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin olduğu ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun maddesi gereği bilgi edinme hakkı kapsamı dışında bulunduğu" gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu 29/3/2018 tarihinde daha kapsamlı bir dilekçe ile bilgi edinme talebini tekrarlamış, Danıştay Genel Sekreterliği 11/4/2017 tarihli yazısı ile önceki cevabını ilgi tutarak başvurucunun talebini reddetmiştir. Başvurucunun Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna yaptığı itiraz Kurul tarafından 27/4/2017 tarihinde "Talebin 4982 sayılı Kanun kapsamında kabul edilebilecek bilgi ve belgelere yönelik bilgi edinme talepleri niteliğinde olmadığı ve mütalaa niteliğinde bulunduğu; anılan Kanun'un maddesinin 'Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamı dışındadır.' hükmünü içerdiği" gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun bu işlemlere karşı açtığı davada Ankara İdare Mahkemesi 22/11/2018 tarihli kararı ile Danıştay Genel Sekreterliğinin 10/3/2017 tarihli işleminin iptali istemine ilişkin kısım yönünden davanın reddine, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 27/4/2017 tarihli işleminin iptali istemine ilişkin kısım yönünden "başvurucunun bilgi edinme başvurusunda yer alan Danıştay üyesinin Danıştay üyeliğine seçilmesi ve göreve başlatılması işlemlerinin hangi mevzuat hükümlerine dayanılarak yapıldığına dair belgelerin tarafına verilmesi talebinin, mütalaa talebi niteliğinde bulunduğunun kabulüne olanak bulunmadığından" davanın kabulüne karar vermiştir. Başvurucu davanın reddine ilişkin kısım yönünden istinaf talebinde bulunmuş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 18/4/2019 tarihli kararı ile istinaf talebi reddedilerek kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 2/6/2019 tarihinde öğrendikten sonra 14/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.