T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/421 - 2025/1578 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/421 KARAR NO : 2025/1578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2022/379 Esas 2023/1339 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.01.2026 İlk Derece Mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/421 - 2025/1578 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/421 KARAR NO : 2025/1578 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2022/379 Esas 2023/1339 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11.02.2021 tarihinde, davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ... idaresindeki aracın, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak davacılar desteği ... idaresindeki araca çarparak desteğin ölümüne neden olduğunu belirterek 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca şimdilik davacı çocuk ... için 1.000 TL, anne ... için 1.000TL, baba ... için 1.000TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketi için sigorta şirketine başvuru yaptıkları temerrüd tarihi olan 28.10.2021 tarihinden, diğer davalılar için olay tarihi olan 11.02.2021 tarihinden işletilecek faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, davacı ... için 250.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00TL, davacı ... için 200.000,00 TL, desteğin kardeşi ... için 100.000,00TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 11.02.2021' den işletilecek faiziyle ortaklaşa ve zincirleme olarak davalılar ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ve ...'a ödetilmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini (davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) davacı ... için 191.693,67 TL’ye, davacı ... için 334.386,80 TL’ye, davacı ...'ın 592.900,52 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, dava konusu tazminata neden olan trafik kazasının oluşmasında tarafların kusur durumlarının net olarak belirlenebilmesi için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müteveffanın desteği olduğu iddia olunan davacı taraflardan ...'ın engellilik halinin değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalılar ... İnşaat Tic. Ltd. Şti ve ... vekili, kazanın oluşumunda kusur oranının belirlenmesi yönünden uzman heyetten rapor alınması gerektiğini, davacıların destek iddialarını ispat etmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, davacılardan ... için 191.693,67-TL, ... için 334.386,80-TL, ... için 592.900,52-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan kanuni faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde sınırlı olduğu dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun, ... için 28.147,42-TL, ... için 49.099,83-TL ve ... için 87.058,81-TL olduğunu tespitine, davalı sigorta şirketi yönünden faizin başlangıç tarihinin 11.11.2021, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 11.02.2021 olarak belirlenmesine; davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacılardan ... için 150.000,00TL, ... için 75.000,00TL, ... için 75.000,00TL, ... için 50.000,00TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalılar ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; desteğin, resmi eşi ... ile kazadan önce boşandıklarını, sadece resmi kayıtlara göre evli olduklarını, şahsın Romanya’da yaşadığını, bu nedenle aktüerya hesabında eşe destek payı ayrılmasının hatalı olduğunu, davacı ...’ın, %50 engelli olması nedeniyle ona ayrılan payın daha fazla olması gerektiğini, desteğin, çocuğu ...’la hiçbir desteklik ilişkisinin olmadığını, evlilik dışı dünyaya geldiğini, tanıma yoluyla nüfusuna kaydedildiğini, bu nedenle ... için destek payı ayrılmaması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti.’nin unvan değişikliğine gittiğini, yeni bir unvan aldığını, tüzel kişiliğinin sona erdiğini, davalı şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığını, müteveffa ile davacılar arasında bir desteklik ilişkisinin olmadığını, desteğin çocuğu ... ile ilgilenmediğini, bu nedenle davacıların vasi olarak atandığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ... idaresindeki aracın, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak davacılar desteği ... idaresindeki araca çarparak desteğin ölümüne neden olduğunu belirterek desteğin kızı, annesi ve babası olan davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacılar için manevi tazminat talep etmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; ölen kişiden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, evlenen eşin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan (eski) eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Müteveffanın desteğinden yararlanan eşin, yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde, bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olması veya davacı eşin evlenmesi gibi eylemli olarak bakım ihtiyacının son bulmuş olması halinde destekten yoksun kalma tazminatı ancak evlenme tarihine kadar hesaplanır. Destekten yoksun kalma tazminatının bu amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan eşin ancak eşinin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği veya fiili olarak bakım ihtiyacının karşılandığı tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceğinin kabulü gerekir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; nüfus kayıtlarına göre müteveffa ...’ın, Romanya uyruklu ... ile 26.03.2009 tarihinde evlendiği, davacı taraf istinaf başvurusunda, müteveffa ile eşinin Ankara Batı 3. Aile Mahkemesinin 2011/203 Esas 2015/328 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını destek ve eşinin uzun süredir ayrı yaşadıklarını, eşi ...’un Romanya’da yaşadığını, başka birisiyle evlendiğini, orada da bir çocuğunun dünyaya geldiğini, bu nedenle aktüerya hesabında eş için destek payı ayrılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece Ankara Batı 3. Aile Mahkemesinin 2011/203 Esas 2015/328 Karar sayılı karar sayılı dosyasının getirilerek kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, müteveffanın resmi olarak eşi görünen ...'un nüfus kayıtları dosya içerisinde bulunmadığından yaşı bakiye ömür süresi, evlenip evlenmediği gibi hususların belirlenebilmesi için dava dışı eşin nüfus kayıtlarının getirilmesi, buna göre fiili olarak destek bakım ihtiyacının sona erip ermediği belirlenerek bakım ihtiyacının son bulmuş olması halinde destekten yoksun kalma tazminatı ancak evlenme veya bakım ihtiyacının sona erdiği tarihe kadar hesaplanacağından eşe destek payı ayrılıp ayrılmayacağı ve pay ayrılacaksa destek süresinin belirlenmesi ve hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile yapılan hesaplama hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, müteveffanın çocuğu olan davacı ...’ın, kaza tarihinde 14 yaşında olduğu, 08.12.2011 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre, konuşma ve işitme bozukluğu nedeniyle %50 oranında engelli olduğu iddia edildiğine göre, davacının, babası müteveffa ...’ın hayat boyu desteğine ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi için davacının maluliyetine ilişkin tedavi evrakları ve raporları getirtilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, davacının hayat boyu babasının desteğine ihtiyacı olduğunun tespiti halinde müteveffanın bakiye yaşam süresince davacıya destek olacağı kabul edilerek hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin araştırma yapılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair, davalılar ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ve ... vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair, davalılar ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ve ... vekilinin tüm istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.