8. Hukuk Dairesi 2022/3191 E. , 2024/5790 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1684 E., 2022/108 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2020/176 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, …
**8. Hukuk Dairesi 2022/3191 E. , 2024/5790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1684 E., 2022/108 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2020/176 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sonucunda, Konya ili ... ilçesi ... .../... Mahallesi ... mevkii 262 ada 42 parsel 601 m2 bahçe vasfıyla, ... mevkii 263 ada 248 parsel 4452,07 m2 tarla vasfıyla 30.01.2007 tarihinde, ... /... Mahallesi ... mevkii 353 ada 2 parsel 88519 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 367 ada 1 parsel 12147,06 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 351 ada 1 parsel 32913,64 m2 tarla vasfıyla 06.03.2007 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve taşınmazların beyanlar hanesine, “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır.” şerhi konulmuştur. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi ... mevkii 263 ada 248 parsel, ... mevkii 262 ada 42 parsel sayılı taşınmazların ve ... mevkii 353 ada 2 parselin 2/5 hissesinin, ... ( ...) 367 ada 1 parselin 3/5 hissesinin ve ... mevkii 351 ada 1 parselin 2/5 hissesinin davalı adına tescil edildiğini, taşınmazların müvekkili olan davacı ve maliki evvelleri tarafından 70 - 80 yıldır kullanıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair önceki kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksiklikler tamamlanmak, dava sebebine göre tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere, davanın yeniden görülebilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlardan ve 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanındaki taşınmazlardan olmadığı, dava konusu taşınmazların Milli Park sınırları dışında kaldığı, Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, her ne kadar 351 ada 1 parselde tutanağında ... ve ... zilyetliğinde olduğu belirtilmişse de mahalli bilirkişi beyanları ile bu yerin davacı kullanımında olduğunun belirlendiği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... mevki 353 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2/5 hissesinin, aynı yer ... Çiftliği mevki 351 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2/5 hissesinin, aynı yer ... mevki 263 ada 248 parsel, aynı yer ... mevki 262 ada 42 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... Mahallesi, ... mevki 367 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilip mavi renk ile boyanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 183,57 m²lik kısmı yönünden davanın reddine aynı rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kıyı kenar çizgisi dışında kalan 11.963,49 m2 lik kısmın 3/5 hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce; "... dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; mahallinde yapılan keşif, uygulama, beyanlar, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi kurulu, arkeolog bilirkişi, orman mühendisi raporları ve dosyaya gelen tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 11.09.1993 tarihinde milli park sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, ancak dava konusu taşınmazların 1956 yılından ... Gölü Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, 1993 tarihli ... Gölü Milli Park sınırları içinde iken, 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 262 ada 42 parsel ve 263 ada 248 parsellerin Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, 351 ada 1 parsel, 353 ada 2 parsel ve 367 ada 1 parsellerin ise içinde bırakıldığı, uzman orman bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla kesinleşen orman tahdidine, memleket haritaları ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldıkları, orman sayılmayan yerlerden oldukları, 367 ada 1 parselin alınan rapor sonucu (A) harfli 11963,49 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, çekişmeli taşınmazların üzerinde 1. grup olarak tarif edilen korunması gerekli kültür varlığı bulunmadığı, 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlardan olmadığı, taşınmazların 1. derece doğal sit alanında kaldığı, zilyetlikle iktisaplarının mümkün olduğu, sonradan milli park ilan edildiğinden kazanılmış hakkın korunması ve mülkiyet hakkı tanınması gerektiği, Hazinenin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 367 ada 1 parsel dışında kalan tüm taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 367 ada 1 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince alınan 07.11.2019 havale tarihli orman bilirkişi raporunda, sadece taşınmazın Milli Park Kanunu ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kaldığı açıklanmakla yetinilmiş, bunun dışında herhangi bir araştırma yapılmamış; yine 04.10.2019 havale tarihli jeoloji bilirkişi raporunda da, 1956, 1971, 1981 yılı hava fotoğraflarının incelendiği ve dava konusu taşınmazın her üç hava fotoğrafında da tamamının kültür arazisi olarak nitelenen tarımsal alanda kaldığı açıklanmasına rağmen, hava fotoğrafları üzerinde bu parsele ilişkin herhangi bir çakıştırma yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince, söz konusu bilirkişi raporları esas alınarak karar verilmiş ise de, davalı Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının sorulması ve yapılmış olması halinde buna ilişkin belgelerin dosya içine alınması, yine 1961 memleket haritası ve 1956, 1971 ve 1981 yılı hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılarak usulüne uygun orman araştırması yapılması gereğine değinilerek dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş ve bu karar üzerine Orman İdaresince 01.11.2021 tarihinde dosyaya gönderilen belgeler incelendiğinde, 04.08.1976 tarihinde ... kasabası mülki sınırları içindeki ormanların kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmaların 10.07.1979 tarihinde kesinleştiği ve aynı belgelere ek olarak gönderilen orman kadastro haritasında dava konusu 367 ada 1 parselin kısmen orman tahdit sınırları içinde yeşil alanda gösterildiği görülmüştür. Yine, Bölge Adliye Mahkemesinin geri çevirme kararı üzerine alınan ek raporlar incelendiğinde ise, 25.11.2021 havale tarihli fen bilirkişi ve jeodezi bilirkişi raporunda, her ne kadar 1956 yılı hava fotoğrafında dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir ağaç ve çalılık bulunmadığı ve tarımsal amaçlı kullanıldığı, taşınmazın 1971 ve 1981 yılı hava fotoğraflarında da aynı şekilde olduğu belirtilmiş ise de, 1956 yılı hava fotoğrafına göre, orman tahdit sınırları içinde kalan kısımlarla dava konusu taşınmaz sınırları içinde kalan açıklı koyulu görünen kısımların arasında bir fark bulunmadığı görülmüş; yine 06.12.2021 havale tarihli orman bilirkişi raporunda, orman tahdit sınırlarının 10.07.1979 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, parsel koordinatları ve orman sınır noktalarının aynı ölçekte çakıştırıldığında parsel koordinatlarıyla birebir örtüştüğü, orman sınır noktalarıyla dava konusu taşınmazın koordinatlarının aynı ölçekte NETCAD programında çakıştırılması sonucunda birebir uyduğu, taşınmazın 1956, 1971 ve 1981yılı hava fotoğraflarında, 1961yılı memleket haritasında fiilen açıklık olduğu, orman florasına ait örtü bulunmayan tarımsal amaçlı kullanılan yer olduğu belirtilmesine rağmen, bu raporda Orman İdaresince gönderilen orman tahdit haritasında yeşil alanda kalan kısımla orman bilirkişinin kendi tespitleri arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığı tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklanmamış; bunun yanı sıra, taşınmazın içindeki bir kısım açıklı koyulu olan kısımların orman tahdidi içinde kalan yerlerle aynı özellikte görülmesine rağmen, bilirkişi raporunda 1956 yılı hava fotoğrafında taşınmazın tamamen açıklık olduğu belirtilmek suretiyle çelişki oluşturulduğu halde, bu çelişki üzerinde de durulmamıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın, kısmen yada tamamen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde olup olmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi ve diğer kalan kısmı için ise orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığının araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, Konya ili ... ilçesi ... .../... Mahallesi ... mevkii 262 ada 42 parsel, ... mevkii 263 ada 248 parsel, ... /... Mahallesi ... mevkii 353 ada 2 parsel ve ... mevkii 351 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 inci maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu Konya ili ... ilçesi ... .../... Mahallesi ... mevkii 367 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.