T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/273 KARAR NO : 2026/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2024 NUMAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/273 KARAR NO : 2026/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2024 NUMARASI : 2021/84 Esas - 2024/857 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 08/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 3 katlı cerahi maskenin full ultrasonic olarak el değmeden üretimini yapacak 1 gövde makinesi, 2 adet kulak dikme makinesi ve aradaki otomasyon ekipmanlarının davalı yanca temin edilerek müvekkiline teslim edilmesi konulu sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu malzemelerden gövde makinesinin 01.06.2020 tarihinde, 2 adet ultrasonic kulak dikme makinesinin 15.06.2020 tarihinde teslim edilmesi, tam otomasyona geçiş süreci son tarihinin ise 20.06.2020 tarihi olması kararlaştırıldığını, yine makinelerin çalışır vaziyette ve müvekkili alıcının kabulü olmak kaydı ile eksiksiz teslim edilmiş sayılacağının ve makine arızası söz konusu olduğunda ise arızanın 1 gün içerisinde giderileceğinin hüküm altına alındığını, sözleşmenin ödeme kısmında; 1 adet gövde makinesi 200.000,00-TL, 2 adet kulak dikme makinesi 63.000 USD, otomasyona geçiş 10.000 USD olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin, davalı yana 27.05.2020 tarihinde 100.000,00 TL, 05.06.2020 tarihinde 100.000,00 TL, 12.06.2020 tarihinde 100.000,00 TL, 26.06.2020 tarihinde 150.000,00 TL olmak üzere toplamda 450.000,00 TL ödemiş olduğunu, geri kalan tutarı ise malın ayıplı çıkması nedeniyle ödemediğini belirterek müvekkilinin ayıplı mal nedeniyle davalı yana ödemiş olduğu bedele mukabil olmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesine, müvekkiline ayıpsız ve tam çalışır şekilde bir ürün teslimi yapılmadığından ilk teslim taahhüt tarihi olan 01.06.2020 tarihi ile dava tarihimiz arasında günlük 2.000,00 TL olarak işlemiş olan gecikme cezası miktarının belirlenerek şimdilik bu alacağa mukabil 1.000,00 TL alacağın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine, bu talepleri kabul görmediği takdirde terditli olarak makinelerin arıza halinde çalışamadığı süre için hesaplanacak olan gecikme cezası miktarının belirlenerek şimdilik bu alacağa mukabil 1.000,00 TL alacaklarının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin davalının kusuru kaynaklı yerine getiremediği sözleşmeler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bedelin belirlenerek şimdilik bu alacağa mukabil 1.000,00 TL alacağımızın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 21/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam talebini 495.000,00 TL'ye çıkararak, bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davacı tarafın harca esas dava değerinin 7.000,00 TL olarak bildirildiğini, davacı tarafın davalı müvekkile göndermiş olduğu ihtarnamede ise 1.152.000,00 TL talep edildiğini, davacı tarafın açmış olduğu davanın kısmi olarak açılamayacağını, davacı tarafın alacağının kendisi tarafından tespit edildiğini, sözleşmedeki maddelere göre belirli bir alacak davası açmalıyken bu şekilde bir kısmi dava açılmasının hukuka uygun olmadığını, makinelerden ilki 3 katlı yetişkin maskesi gövde üretmesi için imal edilmiş ve çalışır vaziyette sorunsuz olarak teslim edildiğini, 2. makine olan maske lastik puntalama makinesi de zamanında teslim edilerek devreye girdiğini, 3. makine çocuk boy maskeleri üretecek olan makine de sözleşmede bulunmamakla birlikte davalı müvekkili tarafından imal edilerek davacı firmaya teslim edildiğini, 2. kulak lastik puntalama makinesi ve otomasyonun iptal edildiğini, makinelerde ayıp olmadığını, ayıplı olanın davacı tarafın sistemi tam olarak kurdurmadan kar elde etmeye çalışması olduğunu, davacı firmanın yetkilisi olmayan ancak davalı müvekkili ile anlaşma aşamalarında ve ödeme kısmında bulunan kişi olan ... kendisinin memur olduğunu ve bankadan para transferi yapamayacağını söyleyerek ödemeleri elden makbuz yoluyla yaptığını, toplam 350.000,00 TL ödeme alındığını, sözleşmeye dahil edilmeyen ancak üretimi gerçekleştirilen çocuk boy maske makinesinin bedeli olan 200.000,00 TL'nin davalı müvekkiline ödenmediğini ve müvekkilinin zarara uğradığını, davacı firmanın 24/09/2020 tarihinde Ankara 58. Noterliği'nden 25947 yevmiye numaralı bir ihtarname çektiğini, ihtarnameye karşılık 06/10/2020 tarihinde Ankara 18. Noterliği'nden 25254 yevmiye numaralı bir ihtarname çekildiğini, davacı taraf ihtarnamesinde davalı müvekkilinden 1.152.000,00 TL istediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır. Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Davacı yanın sözleşmeden dönülmesi ve sözleşme bedelinin iadesine ilişkin asıl talebi yönünden yapılan değerlendirmede ;Taraflar arasında ; 3 katlı cerahi maskenin full ultrasonic olarak el değmeden üretimini yapacak 1 gövde makinesi, 2 adet kulak dikme makinesi ve aradaki otomasyon ekipmanlarının davalı yanca temin edilerek davacıya teslim edilmesi konulu sözleşme imzalandığı, sözleşmeye konu malzemelerden gövde makinesinin 01.06.2020 tarihinde, 2 adet ultrasonic kulak dikme makinesinin 15.06.2020 tarihinde teslim edilmesi, tam otomasyona geçiş süreci son tarihinin ise 20.06.2020 tarihi olması kararlaştırıldığı, yine makinelerin çalışır vaziyette ve müvekkili alıcının kabulü olmak kaydı ile eksiksiz teslim edilmiş sayılacağının da kararlaştırıldığı, davacı alıcının da kulak dikme makinesi ve otomasyon makinesi almamakta serbest olduğunun kabul edildiği, davacyı bir adet kulak dikme ve gövde makinası teslim edildiği, davalı yan makinelerin çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini ,davacının ayıp nedeni ile makineleri kullanmadığını iddia etmiş ,bilirkişilerce yerinde yapılan incelemede, mahkememizce son aldırılan 5 ek rapordaki tespitler ve hesaplama gerekçesi kabul edilerek ,bir adet kulak dikme makinesinin de -montaj olan bazı sistemlerinin yerlerine monte edilerek yeniden kurulumunun yapıldığı ve üretime yönelik makine ayarları yapılarak faal hale getirildiği seri üretim için test edildiğinde herhangi bir sorunun bulunmadığı, kulakçık makinesinin üretiminde sorun yaşanmadığı, gövde dikme makinasının ise kullanılmayarak atıl durumda bırakıldığı,gövde makinasının tesliminden sonra garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıpların ,onarılarak giderildiği,ve makinaların davacı tarafından kullanıldığı,gövde makinasındaki ayıpların onarılması nedeni ile davacının makinadan beklediği faydayı sağladığı, bu nedenle davacının sözleşmeden dönerek davalıdan sözleşme bedelini talep edemeyeceği, davacı yanın sunduğu davalı yanın da itiraz etmediği 03/09/2020 tarihli arıza tespit tutanağından makinanın çalışır vaziyette teslim edildiği ,bu tutanaktan sonra davacının sözleşmeden döndüğünü belirttiği 24/09/2020 tarihli ihtara kadar olan süreçte makinanın arızalandığına dair bir tutanağın dosyaya ibraz edilmediği, davacının bu süreçte 2.500 .000 adet maske de ürettiği,yani ayıplar giderildikten sonra davacı yanın maske üretimi yapmaya devam etmesi nedeni ile ,makinada kabulünü engelleyecek boyutta bir ayıbın bulunmadığından davacının sözleşmeden dönme ,bedel iadesi talebinde bulunamayacağı ,aksi durumun TMK 2.maddesi gereğince dürüstlük kuralına uymayacağı değerlendirilmiştir. Davacı yanın geç teslim nedeni ile gecikme cezası talebi yönünden ise ; davacının geç teslim nedeni ile cezai şart talep hakkını saklı tutarak makineleri teslim aldığına dair ihtirazı kayıtlı bir belge sunulmadığından ve esasen taraflar arasındaki sözleşmede aksi durum kararlaştırılmadığından ,davacı yanın cezai şart isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının arıza halinde makinenin çalışamadığı süre için gecikme cezası istemi hakkındaki terditli talebi yönünden yapılan incelemede ise; taraflar arasındaki akdedilen sözleşme maddelerinin yorumunda esasen makinelerin çalışmadığı gün sayısı kadar davalı yanın gecikme cezası ödeyeceği kararlaştırıldığının ,hakkaniyet ilkesi gereğince makinenin dosya kapsamı ve arıza tespit tutanaklarına göre tamirin 11 gün sürmesi sebebi ile ,11 gün tamir süresi de eklenerek toplam 22 gün makinenin çalışmadığı ,22 gün çalışmadığı süre için de sözleşmenin alt kısmında tarafların imzaların taşır şekilde ortak mutabakat gereğince günlük 2000 TL den olmak üzere toplam 44.000 TL gecikme cezası talep edebileceği ,bu miktarın dava dilekçesine ekli Ankara 58 .Noterliğinin 24/09/2020 tarihli ,25947 yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı yana tebliği tarihi olan 29/09/2020 tarihinde temerrüt oluşması sebebi ile bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinin 3 nolu sonuç bölümündeki davacının yerine getiremediği sözleşmeler nedeniyle ödemek zorunda kaldığı bedelin iadesi istemi hakkında ise ;davacı yanın sunduğu belgelere göre dava dışı firmalara 150.000TL,150.000TL ve 170.000TL olmak üzere toplam 470.000TL gecikme cezası ödemiş ise de ,dava konusu makinanın onarım yapılmak suretiyle tamir edildiği ve maske üretimi yapıldığı tespit edildiğinden bu zarar kalemini talep edemeyeceği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, gövde makinesi ve kulak dikme makinesinin el değmeden üretim yapabilmesi için aradaki otomasyon ekipmanının var olması ve bu doğrultuda çalışması gerektiğini, otomasyon ekipmanının hiç teslim edilmemiş olmasının gövde makinesi ve kulak dikme makinesinin senkronize olarak çalışmadığının ve değmeden üretim yapmasının imkansız olduğunun göstergesi olduğunu, insan gücü gerektirmeyecek makinenin günlük 8 saat verim vereceğinin imkansız olduğunu, bu nedenle makinelerin günlük çalışmalarının 8 saat olarak kabul edilmesi ve iş günü hesabının da böylelikle 91 iş günü kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ayıpsız bir makinenin insan gücü olmaksızın çalışması gerektiğini, makinenin tam zamanlı halde aktif olarak çalışması gerektiğini, tatil günlerinin çıkartılarak hesaplama yapılmasının da doğru olmadığını, sürekli meydana gelen arıza nedeniyle makinenin orjinalliğini yitirdiği bu nedenle, sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, somut olayda neredeyse 30 kez arıza geçmişi olan makinenin hali hazırda çalışır halde olduğunun tespiti edilmemişken, müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağına dair tespitin hatalı olduğunu, makinenin sürekli arıza vermesi nedeniyle maskelerin düzgün üretilemediğini, makinenin insan eli değmeden üretim yapabilmesi için planlanan niteliğe sahip olması gerektiğinden, 2.500.000 adet maske üretiminin normal üretim sayılmasının hatalı olduğunu, ayrıca bu veriye maske işçi gibi 8 saat çalıştığı düşünülerek, bayram, hafta sonu gibi günlerin de düşünülerek hesap edildiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın kısmi dava olarak açılarak ıslah dilekçesi ile talebin yükseltilmesinin mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığını, kabul edilen kısım yönünden avans faizinin 1.000,00 TL'si yönünden temerrüt tarihinden itibaren, 43.000,00 TL'si yönünden ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, tamamı yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yine müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, vekalet ücreti belirlenirken ıslah ile miktarın dikkate alınmamasının isabetli olmadığını, davacı tarafın dava konusu makineleri inceleme yapmaya uygun vaziyette saklamadığını, yerel mahkemece 6 kez bilirkişi raporu alınmasına rağmen, teslim edilen 3 makineden 2'sinin incelenemediğini, davacı tarafın makinelerin elle besleme olmadan tam otomasyonla el değmeden üretim yapması gerektiğini iddia etse de, bu duruma ilişkin talebini iptal ettiğini, bu sistem için ödeme yapmadığını, bu hususun davacı tarafın dilekçelerinden ve delillerinden de ortada olduğunu, makinelerin teslimi sırasında gecikmeye ilişkin davacı tarafın bir ihtirazi kaydının da bulunmadığını bu hususa ilişkin hiçbir talepte bulunamayacağını, makinelerin çalışmadığı sürelerin hesaplanmasında kullanılan arıza tespit tutanaklarına müvekkilince şerh koyulduğunu, raporları tutan çalışan ile müvekkili arasında işçilik alacaklarına ilişkin dava bulunduğunu, bu davada işçinin vekilinin işbu davadaki davacı tarafın da vekili olduğunu, müvekkilince bu çalışan hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. 1- Mahkemece bilirkişi heyeti kurulup rapor ve ek raporlar alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 44.000,00 TL gecikme cezasına hükmedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu makinelerden gövde makinesinin 05/06/2020 tarihinde davacı iş sahibine teslim edildiği, 08/06/2020 tarihinden sonra yaklaşık 3 aylık süre boyunca sürekli arıza verdiği, bu konuda 19 adet arıza tespit ve giderimine dair tutanak düzenlendiği görülmektedir. Bu nedenle Mahkemece eser sözleşmeleri konusunda uzman bir kişi, makine mühendisi ve mali müşavir kişilerden bilirkişi oluşturulmak suretiyle, bu makine için davacının TBK 475/1.1 maddesinde düzenlenen sözleşmeden dönme ve iş bedelinin iadesi seçimlik hakkını kullanabilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığının incelenip değerlendirilmesi gereklidir. 2- Davalı yüklenicinin sözleşmeye konu makinelerden kulak dikme makinesini süresinde teslim ettiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda gövde makinesi ve kulak dikme makinesinin grup makine (bağlı makineler) olduğu biri çalışmadan diğerinin üretim yapamayacağı belirtilmiştir. Mahkemece oluşturulacak yeni bilirkişi heyetince önceki bilirkişi heyetinin bu saptamaları irdelenmeli, bu iki makinenin "bağlı makineler" olduğu sonucuna ulaşılması halinde kulak dikme makinesi için de davacının sözleşmeden dönme ve iş bedeli seçimlik hakkını kullanıp kullanamayacağı irdelenmelidir. Bağlı makineler olmadığı ve müstakilen amaca uygun üretim yapabileceği sonucuna ulaşılması halinde ise, sözleşmedeki iş bedeli maddesi çerçevesinde, götürü bedelli eser sözleşmelerindeki alacak hesabı ile ilgili "fiziki oran" yöntemi çerçevesinde davalının bu makine nedeniyle hak kazandığı iş bedeli tespit edilmeli, davacı ödemeleri düşülmeli ve davacının ödediği iş bedeli sebebiyle iadesini isteyebileceği, yani fazladan ödediği bir miktar olup olmadığı incelenip değerlendirilmelidir. 3- Taraflar arasındaki sözleşmede makinelerin süresinde teslim edilmemesi durumunda gecikilen her gün için 2.000,00 TL gecikme cezası öngörülmüştür. Söz konusu bu cezai şart ifaya ekli ceza ( gecikme cezası ) mahiyetindedir. Yukarıda bahsedilen 1. ve 2. Bent doğrultusunda yapılacak inceleme ve araştırmalar neticesinde, davacının TBK 475 maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan sözleşmeden dönme ve iş bedelinin iadesi hakkını kullanabileceği sonucuna ulaşılması durumunda; taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde de cezai şart istenebileceği yönünde özel bir hüküm bulunmadığı için, davacı iş sahibinin gecikme cezası talep etme hakkı olmayacaktır. Davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı, semen tenzili seçimlik hakkını kullanabileceği sonucuna ulaşılması halinde ise; söz konusu makinenin arızalı olduğu süre için gecikme cezası talep edilebileceği dikkate alınmalıdır. Mahkemece dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki davacı talepleri bu açıklamalar çerçevesinde incelenerek, hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/84 Esas, 2024/857 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır