Başvuru; işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (Kurum) bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette (işveren) taşeron işçi olarak çalışmaktadır. Kurum tarafından başvurucunun terör örgütü ile irtibat veya iltisak içinde olduğu yönünde işverene bildirimde bulunulmuştur. İşveren, güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 29/11/2017 tarihinde Ankara İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 22/6/2018 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Kararda, başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibat ve iltisakını ispatlayan bir delil elde edilemediği vurgulanmıştır. Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi) tarafından kabul edilmiş ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararda Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, ilgili idari birimlerden başvurucu hakkındaki delillerin araştırılması gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme 27/1/2020 tarihinde yeniden davanın kabulüne karar vermiştir. Kararda başvurucu hakkında Bylock isimli kriptolu haberleşme programının olduğu iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilen soruşturma sonucunda, Bylock kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının sözleşmeleri üzerindeki imzaların başvurucuya ait olmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verildiği bilgilerine yer verilmiştir. Kararda sonuç olarak Bylock kullanıldığı tespit edilen telefon hattı sözleşmelerindeki imzaların başvurucuya ait olmaması ve anılan soruşturmanın fesih tarihinden sonra başlatılması nedenleriyle feshin geçersiz olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstinaf Mahkemesi 1/7/2020 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararda; işverene başvurucunun terör örgütü ile irtibatlı olabileceği bilgisinin verildiği, bu itibarla taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, dolayısıyla iş akdinin devamının işverenden beklenemeyeceği, başvurucu hakkında sonradan gelişen sürecin feshe bir etkisinin bulunmayacağı vurgulanmıştır. Başvurucu, nihai hükmü 28/7/2020 tarihinde öğrendikten sonra 14/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.