4. Hukuk Dairesi 2016/15918 E. , 2019/962 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 04/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne kara…
**4. Hukuk Dairesi 2016/15918 E. , 2019/962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 04/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, ...’nin 21/03/2014 ve 22/03/2014 tarihli nüshalarında yayınlanan ve davalılardan ...’ün kaleme aldığı köşe yazılarındaki ifadelerin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı içerdiğini, kişisel saiklerle kaleme alınan köşe yazılarında basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, köşe yazısında yer verilen iddiaların gerçek olmadığının davalının müvekkili hakkında İçişleri Bakanlığına yaptığı ihbar üzerine kanıtlandığını ileri sürerek uğradığı manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili, dava konusu yazılarda durum tespiti yapılarak eleştirilerin ortaya konulduğunu, davacı ile müvekkilinin kişisel bir sorunu olmayıp gazeteci olarak görevini yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının kaleme aldığı köşe yazısında öne sürdüğü hususların tamamen kendi iddialarına dayalı olduğu, bu iddiaların doğruluğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, bu olgunun İçişleri Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca da tespit edildiği, dava konusu yazıların eleştiri olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.