3. Hukuk Dairesi 2012/4752 E. , 2012/10575 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 7.739,95 TL maddi tazminat bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; ... Teftiş Kurulu Başkanlığ…
**3. Hukuk Dairesi 2012/4752 E. , 2012/10575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 7.739,95 TL maddi tazminat bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; ... Teftiş Kurulu Başkanlığının 17.7.2009 tarih ve 126-7 sayılı tazmin raporu ile 2006 yılı Ocak ayı ve 2009 yılı Nisan ayları arasında Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi acil servisinde çalışan hekimlerin çalışma saatlerinin eksik düzenlendiği, haftalık 45 saat mesainin tamamlanmadığı, ancak eksik çalışmaların tam kabul edilerek döner sermaye ödemesi yapıldığı ve yine aynı rapor ile mesai saatlerini tamamlamadan eksik çalışmalarına rağmen söz konusu çalışmalarında nöbetmiş gibi gösterilerek yersiz nöbet ücreti ödendiği haksız kazanç sağlandığı ve kamu zararı oluştuğunu tespit ettiğini, 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma esaslarına dair kanunun 2 maddesi ile kamu sağlık hizmetlerinde çalışan personelin haftalık kanuni çalışma süresinin 45 saat olarak düzenlendiğini bu doğrultuda ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan tanzim raporu ile davalının 2006 yılında 472 saat, 2007 yılında 648 saat, 2008 yılında 744 saat, ve 2009 yılında 406 saat eksik çalıştığının belirlendiğini, bu eksik çalışma süreleri göz önüne alınmadan tam çalışmış ve haftalık 45 saat mesaisini tamamlamış gibi davalıya 2006 yılı Ağustos ayında 75,57 TL. fazla döner sermaye ek ödeme ücreti ödendiğini, 2006 yılı Ocak ayından 2009 yılı Nisan ayına kadar davalıya normal mesai saatlerini tamamlamadığı halde söz konusu çalışmalar nöbetmiş gibi gösterilerek davalıya toplam 7.664,38 TL. yersiz nöbet ücreti ödendiğini netice itibariyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıya fazla ödenen 75,57 TL döner sermaye ek ödeme ücreti ile yersiz ödenen 7.664,38 TL nöbet ücreti ile birlikte toplam 7.739,95 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisinden haksız olarak istenen alacakla ilgili idarece tesis edilen işleme 19.10.2009 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğini ve işlemin iptalini talep ettiğini bu konudaki itirazının Kütahya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce 27.10.2009 tarih 19395 sayı ile reddedildiğini işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek Eskişehir İdare Mahkemesine dava açtığını bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğini kendisine yapılan ödemelere ilişkin olarak hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece “Davalının Kütahya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 27.10.2009 tarih ve 19395 sayılı işleminin iptali için Eskişehir İdare Mahkemesine dava açtığı davanın Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 2009/747 E, 2010/271 K sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve verilen kararın 14.09.2010 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle davacı idarenin davalıya fazladan ödediğini belirttiği döner sermaye ödemesi ve nöbet ücretlerini davalıdan geri isteyemeyeceği” gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Kanununun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. HGK.nun 2005.12.1984 tarih, 1982/13-387 E.-1984/997 K. sayılı kararında; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK. nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun, 27.01.1973 gün ve 6-2 sayılı kararına göre idarenin şart tasarrufu niteliğindeki karar ve işlemlerin, sonradan hataya düşüldüğünün anlaşılması üzerine, geri alınmaları sonucu, bu şart tasarrufa dayanılarak yapılmış fazla ödemelerin, B.K.nun 61.maddesine göre idare tarafından geri istenilmesindeki sürenin iptal davası sonuna kadar geriye yürüyeceğine ilişkin olmasına göre somut olay için uygulanmayacaktır. Somut olayda ise; davacı idarenin davalıya mevzuata aykırı olarak yaptığı hatalı ödemeden söz edilmektedir. O halde, mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar Hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.