12. Ceza Dairesi 2021/7170 E. , 2023/675 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin bi…
**12. Ceza Dairesi 2021/7170 E. , 2023/675 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 08.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil, üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 18.03.2010 tarihinde gözaltına alınması akabinde tutuklanmış ve 05.06.2013 tarihinde tahliye edilmiştir. Haksız gözaltı ve tutuklama sonucu müvekkilin emekli olmak zorunda kalması nedeniyle 528.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, cezaevinde harcadığı 30.400,00 TL'nin tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, döner sermaye denge tazminatı olarak 30.000,00 TL'nin ödeme zamanlarından itibaren işleyecek yasak faizi ile birlikte ve tutukluluk süresince yapılan 1/3 maaş kesintinin geri ödenmesine kadar geçen süre için 5.000,00 TL faiz ile beraat ettiği ceza davasındaki vekalet ücreti olan 3.960,00 TL'nin maddi tazminat olarak, 250.000,00 TL'nin de dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte manevi tazminat olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 31.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava dilekçesinde belirtilen beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği, davanın süresinde açılıp açılmadığı, davanın daha önce başka bir tazminat davası açıp açmadığı araştırılmalıdır. Davacı kendi kusurlu hareketleri neticesinde tutuklandığından davanın reddi gerekir. Talep edilen tazminat miktarları fahiş, beraat kararı verilen ceza dava dosyasındaki vekalet ücretinin tazminat davasında talep edilmesi hatalıdır. Davacının faiz taleplerinin de reddi gerekir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2017/454 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.09.2019 tarihli ve 2018/3612 Esas, 2019/3284 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.