T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/487 Esas KARAR NO :2025/639 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/12/2022 KARAR TARİHİ:10/10/2025 .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararının 17/04/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olup dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kullandığı ... plakalı araca ... pla…
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/487 Esas KARAR NO :2025/639 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/12/2022 KARAR TARİHİ:10/10/2025 .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararının 17/04/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olup dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kullandığı ... plakalı araca ... plakalı aracıyla davalı ...'in çarptığını, müvekkilinin aracına zarar verdiğini, aracın tamir edildiğini ancak hasar bedelinin müvekkilince ödendiğini, bu giderlerin ödenmesi için ...'ya başvurulduğunu, başvurunun reddedildiğini, ceza dosyasındaki belgelerden de anlaşılacağı üzere karşı tarafın kusurunun asli kusur olduğunu, bu nedenlerle, fazlaya dair ve diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat olarak şimdilik 10.000,00 TL, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; huzurda görülmekte olan davanın zamanaşımına uğradığını, görev itirazında bulunduklarını, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında karşı yanın araç hasarı için davacı ...'e 22/02/2021 tarihinde 6.779,66 TL hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle, zamanaşımına uğrayan davanın reddine, dava görevsiz mahkemede açılmış olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle reddine, cevep dilekçesinde yer alan nedenler ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle esastan reddine, red taleplerinin kabul edilmemesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap vermemiştir. Dava, davacıya ait ve davacı idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen iki taraflı trafik kazasında davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarının davalı sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben yazılan dilekçe ile açılan dava .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedilmiş olup, anılan Mahkemece davalılardan birinin ZMMS olduğu, sigorta hukukunun 6102 sayılı TTK'da düzenlendiği ve davanın mutlak ticari dava olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin uyuşmazlığa bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle 22/10/2024 tarihinde ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edildiği, bunun üzerine İstanbul BAM 40. HD 17/04/2025 tarih 2024/2522 esas 2025/620 karar sayılı ilamında görevli Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu ve ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verildiği, istinaf ilamı üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararının kesinleştiği ve kesinleşme üzerine Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2025/487 esas sırasına kaydedildiği görülmüştür. Mahkememizin 2025/487 esas sayılı işbu dosyasında 16/07/2025 tarihli tensip ara kararı ile davacı vekiline; "Davacı tarafın arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunması ve bu hususta beyanda bulunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına" dair tensip tutanağı düzenlendiği, tutanağın davacı vekiline e tebligat yoluyla 21/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde herhangi bir beyan veya bildirimde bulunulmadığı gibi dosya kapsamında arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 esas 2019/869 karar sayılı ilamında "...TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla..." yönünde karar vermiştir. 6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' HMK 138(1) madde; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir...'' Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği açıkca ifade edilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13/05/2024 tarih ... Karar sayılı ilamında özetle; "Davacı tarafça asliye hukuk mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi dosyanın görevli mahkemesinin esasına kaydedilmesinden önce de arabuluculuğa başvurulmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava şartı arabuluculuk sürecinin hiç işletilmediği tartışmasız olup davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerindedir." Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair verilen görevsizlik kararı üzerine uyuşmazlık konusu tazminat talebi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunduğu yasal düzenlemeler gereği açık olduğundan ve Mahkememize tevzi edilen işbu dosyada, yukarıda alıntılanan emsal kararlar dikkate alındığında, dosyanın Mahkememiz esasına kaydedilmesinden önce davacı tarafça dava şartı arabuluculuk sürecinin işletildiğine dair hiçbir delil veya beyan sunulmadığı bu haliyle herhangi bir başvuru bulunmadığı anlaşılmakla 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. HÜKÜM: 1-6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı ...igorta A.Ş. lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Sigorta AŞ'ye verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe veya başka bir yer Mahkemesi aracılığıyla gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır