5. Ceza Dairesi 2006/8902 E. , 2010/3835 K. "" Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; eylemi çocuğun müteselsilen nitelikli cinsel istismarı niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2005 gün ve 2004/4 Esas, 2005/487 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep e…
**5. Ceza Dairesi 2006/8902 E. , 2010/3835 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; eylemi çocuğun müteselsilen nitelikli cinsel istismarı niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2005 gün ve 2004/4 Esas, 2005/487 Karar sayılı hükmün süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 22.08.2006 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 14.02.2007 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, sanık ... müdafii Av. ...'ın mazeret dilekçesi gönderdiği anlaşılmakla, sanık müdafiin mazeret dilekçesi kapsamı ve mazeretin belgelenmemesi nedeniyle REDDİNE, Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa uygun kabule göre sanığın kendisinden beş yaştan küçük mağdurenin biri rızası ile diğeri zorla olmak üzere farklı tarihlerde iki kez ırzına geçtiği için hakkında teselsül hükümleri uygulanmış ise de, 17 yaşı içindeki mağdureye yönelik rızaya dayalı eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı, ancak Anayasa Mahkemesi’nin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 sayılı Kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği, bunun sonucunda fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü ve mağdurenin hazırlık ve duruşma aşamasındaki beyanlarında şikayetçi olmadığını bildirdiği nazara alınarak bu suçtan açılan kamu davası düşürülerek, sadece zorla ırza geçme suçundan mahkümiyet kararı verilmesi lüzumu, .../... -2- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı nazara alınmadan, bunu da kapsayacak biçimde cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunarı kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,