4. Hukuk Dairesi 2021/10723 E. , 2022/2345 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Başvuran vekili, 23/03/2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesi…
**4. Hukuk Dairesi 2021/10723 E. , 2022/2345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Başvuran vekili, 23/03/2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talebini 75.473,21 TL’ye yükseltmiştir. Aleyhine başvurulan vekili, başvurunun reddini savunmuştur. Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulü ile 75.473,21 TL tazminatın 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; başvurunun kısmen kabulü ile 54.875,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Talep; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Hakem Heyetince hükme esas alınan 23/01/2018 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda; kaza tarihinde 18 yaşında olan davacının TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, TRH Tablosu'na göre davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Tarafların itirazı üzerine alınan 27/01/2018 tarihli ikinci ek raporda, bakiye ömrü belirtilse de hesaplama yapılırken tablo da bakiye ömrün hangi ay ve gün içerisinde bittiğinin belirlenmeden hesap edildiğinden rapor denetime elverişli değildir. Bu durumda; davacının bakiye ömür süresi tam olarak belirlemek suretiyle denetime elverişli yeni bir bilirkişiden rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.