(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17425 E. , 2012/10282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin haklı
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17425 E. , 2012/10282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının mahkemeye verdiği 08.02.2011 tarihli cevabi yazısında, davacının kurumlarında mevsimlik çalışan, sulama teknisyenlik görevini yerine getiren işçilerden olduğunu, 01.07.2010 tarihi itibariyle 2010 yılı sulama sezonu içinde sözleşme süresinin dolması ve mesaisine ihtiyaç duyulmaması sebebiyle sözleşmesinin askıya alındığını, 01.03.2011 tarihi itibariyle iş başı yapacağını, 2011 yılı içinde mesaisine ihtiyaç duyulduğu yaklaşık yedi aya kadar görev yapacağını bildirmiş, benzer yazıyı 20.07.2010 tarihinde Tes-İş Sendikası Konya Şube Başkanlığına hitaben de yazmıştır. Mahkemece, yargılama aşamasında fesihten sonra davacının 16.03.2011 tarihinde yeniden davalı yanında işe başlatılmış olması sebebiyle, feshin geçersizliğine, işe başlatma talebine ve işe başlatmama tazminatı talebine yönelik olarak karar ittihazına yer olmadığına, yargılama aşamasında davacının 16.03.2011 tarihinde davalı nezdinde yeniden işe başlatılmış olduğu sabit olduğundan yerleşik Yargıtay kararları ve kanuni düzenlemeler uyarınca, davacının işten çıkarıldığı ve yeniden işe başlatıldığı tarihler arasında boşta geçen süreler dikkate alınarak en fazla dört aylık ücret ve sosyal haklarının davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda mevsimlik ve kampanya ile çağrı usulü çalışma uygulanan işler dışında, askı haline yer verilmiş değildir. İş sözleşmesinin işveren tarafından tek taraflı olarak askıya alınmasını, işin niteliğinden veya kanundan kaynaklanmıyorsa fesih anlamında değerlendirmektedir. Öte yandan, işçinin iş güvencesi hükümleri uyarınca feshin geçersizliğini isteyebilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacının sulama teknisyeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin askıya alındığı, sulama sezonunun başlaması üzerine 16.03.2011 tarihinde yeniden çalışmaya başlatıldığı anlaşılmakta olup, askıya alma işin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Davacının iş sözleşmesi feshedilmiş değildir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, askıya alma fesih kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.