Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/10156 E. , 2024/12506 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/10156 Karar No : 2024/12506 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddi…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/10156 E. , 2024/12506 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/10156 Karar No : 2024/12506 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki beraat kararının kesinleştiği, dava konusu işlemin hakkında idari yahut adli soruşturma yapılmadan ve savunması alınmadan tesis edilen bir işlem olduğu, hakkındaki kodlama tespitinin ceza yargılaması aşamasında da değerlendirildiği, aslında lehine değerlendirilmesi gereken hususun davanın reddine neden olacak şekilde gerekçeye alınmasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca veri inceleme raporu içeriğini kabul etmediği, mezkur bilgilerin fişleme niteliğinde olduğu, fişleme yapılmasının kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme, ele geçirme suçundan ceza verilmesini gerektirecek bir suç olduğu, emniyet yapılanması içerisinde örgütsel toplantılara iştirak etmediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile de herhangi bir irtibatı yahut iltisakı bulunmadığı, hem adli kovuşturmada hem de idari soruşturmadaki tüm iddiaların kamu görevinden çıkarılmasından sonra dosyaya intikal ettiği, yine HTS kayıtlarından FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olma suçundan işlem yapılan çok sayıda şüpheli ile görüşme kayıtlarının olduğunun tespit edilmesinin adli kovuşturma dosyasında suç teşkil etmediğinin tespit edildiği gibi, idari soruşturma dosyasında da aynı şekilde tespitinin gerektiği, personel bilgi dosyasında örgüt üyeliği, irtibatı ve iltisakı bulunanlarla ilgili olarak yürütülen 16/07/2016 tarihli idari soruşturmada müvekkilin de isminin yer aldığından bahisle kamu görevinden çıkarılmasının kanun usul ve esaslarına aykırı olduğu, olağanüstü dönemlerde de idarenin yetkisinin sınırsız olmadığı, irtibat ve iltisak gibi muğlak ve soyut kavramların hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde hukuka uygun, dar ve kişiler lehine yorumlanacak bir şekilde yeniden ele alınması gerektiği, AİHM'in Yüksel/Yalçınkaya kararının iş bu davada da esasa alınmasının zorunlu olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği, görevini Devlete sadakat içinde hukuka uygun şekilde yerine getirdiği, davaya konu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları açısından hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında ''... Davacının, kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen bilgi dosyasında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde: FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve/veya iltisakını ortaya koyacak şekilde mahrem yapıda SAY (FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurunu ifade ettiği), Kurs taksiti:100 (himmet adı altında örgüte verilen maddi destek) seviyesinde, öğretmen (bağlı olduğu mahrem yapı örgüt üyesi) bilgileriyle kodlandırılmış durumda olduğunun tespit edildiği '' gerekçesine yer verilmişse de, davacıya ilişkin 04/12/2019 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden; davacının 2015 MART ALAN: SSAY "SSAY 17-25 sürecinden etkilenmiş SAY sınıfından olan kişiler" şeklinde kodlandığı, 17/25 Aralık süreci öncesi davacının "SAY" koduyla "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı, raporda 2015 MART ALAN DIŞI: EDL "Ehli dünya, FETÖ mensubu olmayan, dünya hayatıyla haşır neşir kişi" olarak kodlanan davacının son olarak ALAN: SAY olarak şeklinde kodlandığı, "alan-içi" kategorideki "SAY" kodunun ise "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurunu" ifade ettiği anlaşıldığından, davacı hakkındaki kodlama bilgisi dava dosyasındaki diğer tespitler ile birlikte davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.