11. Ceza Dairesi 2023/2760 E. , 2024/9261 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/629 E. 2023/143 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadı…
**11. Ceza Dairesi 2023/2760 E. , 2024/9261 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/629 E. 2023/143 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Her ne kadar sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme eylemi yönünden olağanüstü zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmişse de; sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da kamu davası açıldığı, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, 2009 ve 2010 takvim yılları yönünden de suç tarihinin, 2011 takvim yılında düzenlenen son fatura tarihi itibarıyla en aleyhe kabulle 30.04.2011 olduğu ve hüküm tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; Sanığın yargılama konusu 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 30.04.2011 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,